Ana içeriğe geç
Sözlük

kapsam ile cümle

kapsam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kapsamlı bir şekilde karayolu konusunu anlatan almanyadaki tek müzedir.Jedná se o jediné muzeum v Německu, věnující se otázkám migrace.
Zirve Yayınevi katliamı Mart 2011'de Ergenekon soruşturması kapsamına alındı.V březnu 2013 bylo vyšetřování úmrtí Magnitského zastaveno.
Muhtemelen en geniş kapsamlı ve en çeşitli türdür.Jde o nejjednodušší a zároveň pravděpodobně nejstarší typ pasti.
Geniş anlamıyla eğitsel değerlendirme eğitimin bütününü kapsamaktadır.Podvádění ovlivňuje celý vzdělávací systém školy.
Hazırladığı kapsamlı Sözlük'lerde çok kez konu açıklamalarına yer verdi.Avšak díky jeho „idiocii“ si mnohokrát vysvětlí opak.
Zübare, bölgedeki 18. ve 19. yüzyıl yerleşimlerinin en kapsamlı ve en iyi korunmuş örneklerinden biridir.Je jedním z největších a nejlépe zachovaných obchodních měst z 18. a 19.století v zálivu.
Vergi ve döviz kaçakçılığı suçları da af kapsamına alınmıştı.Obvinění z obchodování s lidmi a kuplířství byl zproštěn.
Fakat bu sınıflandırmanın kapsamı tam anlamıyla yeterli değildir.Tuto část výcviku rozhodně není dobré uspěchat.
Daha sonraları festival kapsamı büyüdükçe diğer mekanlarda festival kapsamına girdi.Jak festival rostl, rozšiřoval se na další prostranství.
Eski ABD Başkanı Barack Obama, "Bunun kapsamı muazzamdı.Americký prezident Barack Obama tehdy připustil, že zatím není známo, kdo tak učinil.
Temel eğitim anaokulu, ilkokul ve ortaokul eğitimini kapsamaktadır.Zahrnuje předškolní, primární i nižší sekundární vzdělávání.
Bu yasal sürecin, Arsenal lehine sonuçlanmasıyla daha geniş kapsamlı yasal tedbirlere başvuruldu.Arsenal posléze usiloval o komplexní právní ochranu.
Harekât kapsamında en bilinen silahlı eylem Varşova Ayaklanmasıdır.Nejznámější je její krvavé působení během varšavského povstání.
Belediye, Ambrolauri kentinin çevresini kapsamaktadır.Krajským městem je Ambrolauri.
Bu tam anlamıyla ayrımcı olmama durumu evlilik ve evlat edinme haklarını da kapsamaktadır.Jeho novým cílem se stalo zrovnoprávnění v podobě manželství a adopcí.
Hennepin County, Minnesota şehrinin dış bölgesinin kapsamındadır.Hennepin County je okres ve státě Minnesota ve Spojených státech amerických.
Kızıl Ordu taarruzları, daha geniş kapsamlı ve daha kesin sonuçlu olarak 1944 yılında da devam etti.Do roku 1944 vstupovala Rudá armáda se značnou sebedůvěrou a silou.
Kentucky Derby Festivali kapsamında, mayıs ayının ilk cumartesi gününde düzenlenmektedir.Nejvýznamnější dostihem na závodišti je Kentucky Derby konané každoročně první sobotu v květnu.
2011 yılı sonu itibarıyla kapsamlı kazılarla ilgili henüz bir yayın yoktur.K srpnu roku 2011 se k jeho výkonu dosud nikdo výrazně nepřiblížil.
Şubat 2014'te Rapture Tour kapsamında Avustralya ve Yeni Zelanda'da konserler verdi.V lednu a v únoru následujícího roku vystoupili na festivalu Big Day Out v Austrálii a na Novém Zélandu.
Sonuç olarak daha dar kapsamlı bir harekât üzerinde çalışılmaktadır.Tento postup pracuje spíše s diskrétním prostorem.
Proje kapsamında yaklaşık 20 binanın inşa edilmesi ve kırktan fazla anıt dikilmesi vardır.Celkem má být v jeho rámci vybudováno okolo 20 budov a přes 40 památníků, či soch.
Paul Grice, anlamın bu yönünü kapsam olarak açıklamaya çalışmıştır.Andy Serkis dokázal, že něco takového je možné.
Bunlar toplu olarak "federal konu yargısı" (federal-question jurisdiction) kapsamında sayılır.Častěji znám jako Federální zákaz útočných zbraní (Federal assault weapons ban).
Bu görev kapsamında tüm İngiltere'de ve kıta Avrupasında casus ağları kurmaya girişir.Její počty se vyrovnají všem armádním výcvikovým jednotkám v Británii a v Evropě dohromady.
Kayseri'de KSS kapsamında 3500'e yakın iş yeri yapılmıştır.V éře Čeng-te tak o zaměstnání v Zakázaném městě žádalo přes 3500 kastrátů.
Kasım 2007'de kapsamlı bir marka yeniden başlatıldı.V květnu 2007 se opět stala vlajkovou lodí.
Bu sistem kapsamında, yanıklar ağır, orta ve hafif olarak sınıflandırılmaktadır.V rámci tohoto systému lze popáleniny klasifikovat jako těžké, středně těžké a lehké.
2 aylık bir süre içinde, festival kapsamında yaklaşık 100 etkinlik sunulmaktadır.V období jeho spoluředitelování bylo ve Stavovském divadle uvedeno okolo 100 operních představení.
Geniş kapsamlı sanayileşme programları uygulanmaya çalışıldı.Již zavedený textilní průmysl se masivně mechanizoval.
"Buch der Lieder" (Şarkıların Kitabı) adlı eseri onun en kapsamlı şiir derlemesidir.Jedná se o největší báseň autora, její podtitul zní velezajímavá báseň.
Film 1999 yılında kapsamlı bir restorasyondan geçirilmiştir.V roce 1999 kapela prošla rozsáhlou rekonstrukcí.
1987'de yayımladığı kitabında reformları geniş kapsamlı olarak açıkladı.Důsledkem publicity, kterou série v roce 1987 získala, bylo její vydání v ucelené formě.
Paxton Boys Ayaklanması da bu kapsamda meydana gelmiştir.Při těchto reformách byla k městu připojena také obce Tribuswinkel.
Eserleri Rokoko ve Klasik dönemler kapsamında da incelenebilmektedir.Objevuje se i na průčelích barokních a klasicistních.
Kapsamlı bir kablo ağı da İsviçrelilerin komşu ülkelerdeki programlara erişmesini sağlar.O rețea de televiziune prin cablu permite majorității elvețienilor acces la programele din țările vecine.
Geniş kapsamlı bir yürüyüşün ardından, Konfederasyon kuvvetleri komutanı Tümgeneral Thomas J.În urma unui lung marș de flancare, general-maiorul confederat Thomas J.
Migrenler ilk olarak 1988 yılında kapsamlı bir şekilde sınıflandırılmıştır.Migrenele au fost clasificate prima oară în anul 1988.
Pandeizm hakkında en kapsamlı kitap 1910 yılında Max Bernhard Weinstein tarafından yazılmıştır.Cartea cea mai extinsă pe pandeism a fost scris de Max Bernhard Weinstein în 1910.
1980'de copyright kanununun kapsamı bilgisayar programlarını içine aldı.În 1980 legea dreptului de autor a fost extinsă să includă și programele software.
Fuji-Hakone-Izu Millî Parkı, 1,227 km²'lik bir alanı kapsamaktadır.Parcul Național Fuji-Hakone-Izu are o suprafață de 1.227 km pătrați.
Fakat antihistaminikler bu amaç kapsamında vakaların yalnızca %20’sinde etkili olmaktadır.Oricum, antihistaminicele sunt eficace în acest scop doar la 20% din pacienți.
Red Hot Chili Peppers 2002 yılında stadyumda gerçekleştirilen The Way Tur By kapsamında bir konser vermiştir.Red Hot Chili Peppers a evoluat pe stadion în 2002 în cadrul turneului By The Way Tour.
Mayer, kapsamlı iş birlikleri yapmaya başladı, sık sık kendi türünün dışındaki sanatçılarla çalışıyordu.Mayer a început să colaboreze destul de frecvent cu artiști din afara genului său muzical.
Avril Lavigne 2005'te Bonez Tour kapsamında, 40.000 kişi önünde konser vermiştir.În 2005 Avril Lavigne, în cadrul turneului Bonez Tour a evoluat aici în fața a 40.000 de fani.
Apollo 17 görevi kapsamında aydan dünyaya getirilen kayaçlarda 12.1% oranında TiO2 tespit edildi.Rocile aduse înapoi de pe lună în timpul misiunii Apollo 17 sunt compuse în procent de 12,1% din TiO2.
Insanlığa ait görüntüler, kültürleri geniş kapsamlı bir şekilde resmetmektedir.Imaginile cu oameni reprezintă o gamă largă de culturi.
27 Mayıs 2011'de Gaga, "Hair"ı "Summer Concert Series" kapsamında Good Morning America'da seslendirdi.Pe 27 mai 2011, Gaga a interpretat cântecul și la Good Morning America ca parte a „Summer Concert Series”.
Kalıntıları 1979 yılında Dünya Mirası kapsamına alınmıştır.Ruinele sale au fost incluse în patrimoniul mondial în 1979.
İtalyan millî parkları, ülkenin topraklarının yaklaşık yüzde beşini kapsamaktadır.Parcurile naționale acoperă circa 5% din suprafața țării.
Eli silah tutan tüm İrlandalı asker ve gerilla af kapsamında ülkeden ayrılır.În Forțele de Apărare ale Irlandei, toate comenzile de marș și mânuirea armei se dau în irlandeză.
Araştırma odaklı olan kapsamlı bir üniversitedir.Este o școală superioară cu accentul pe cercetare.
Bu alanlar günümüz Litvanya, Beyaz Rusya ve Polonya'sını kapsamaktadır.Aceste zone cuprind azi Lituania, Belarus și Polonia.
2000 yılında katedral için geniş kapsamlı bir restorasyon çalışması başlatılmıştır.În anul 1992 s-a început construcția unei noi catedrale.
Bu dönemde çok kapsamlı anılarını yazdı.El a spus că aceștia au o mulțime de amintiri frumoase de acolo.
Bu durum Sony'yi Nintendo'dan sonra dünyanın en kapsamlı eğlence ürünleri üreten şirket yapmaktadır.Acestea fac ca Sony să fie una dintre cele mai cuprinzătoare companii de divertisment din lume.
Liste tüm mağaraları kapsamıyor.Lista nu include toate peșteri.
Koruma alanı, 6 km2 korunan alan ve 5.4 km2'lik bir tampon bölgeyi kapsamaktadır.Rezervația cuprinde 6 km² de arie protejată și o zonă-tampon de 5,4 km².
Kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır.Este puțin cercetată arheologic.
Işın o noktaları kapsamamaktadır.Vom depăși aceste greutăți.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod