Palomar Gözlemevi Gökyüzü Araştırması kapsamında 1975 yılında keşfedilmiştir.Das Objekt wurde 1975 im Rahmen der Palomar Observatory Sky Survey entdeckt.
Festivals and other miscellaneous performances A Bu konser "Summerfest" kapsamında yapılmıştır.Feste und verschiedene andere Shows (A) Dieses Konzert ist Teil des „Mawazine Festival“.
Şehirler, kasaba veya oblastlar bu kapsamdadır.Folgende Städte und Gemeinden oder Teile dieser Städte und Gemeinden liegen auf der Platte.
İlk defa 1893'te Große Berliner Kunstaustellung (Büyük Berlin Sanat Fuarı) kapsamında sergilenmiştir.Sie wurde erstmals 1893 bei der Großen Berliner Kunstausstellung gezeigt.
Google, Chrome'un kaynak kodlarının büyük kısmını Chromium adlı açık kaynak projesi kapsamında paylaşır.Google veröffentlicht große Teile des Quelltextes von Google Chrome in dem Open-Source-Projekt Chromium.
Aynı şekilde, İsviçre de Aralık 2008'de Schengen Antlaşması kapsamına alınmıştır.Die Schweiz wurde zum 12. Dezember 2008 auch Teil des Schengen-Raumes.
Uğraşısının ağırlıklı noktası gittikçe daha kapsamlı olan yazışmalarının üzerinde toplandı.Sein Lehrauftrag geriet gegenüber der schriftstellerischen Arbeit immer mehr in den Hintergrund.
Bir oda veya pek çok bina bu kapsamın dışında tutulur.Mehrere Zimmer und Kammern sowie das Altenteil sind mit diesem Raum verbunden.
Diğer taraftan kapsamlı DNA analizleri, bu grubun polyphyletik olduğunu göstermektedir.Untersuchungen der mitochondrialen DNA haben gezeigt, dass die Gattung polyphyletisch ist .
Kitabın sonunda ayrıca oldukça kapsamlı bir "Tiyatro terimleri sözlüğü" de bulunmaktadır.Am Ende des Buches findet sich ein „kleines Lexikon theologischer Begriffe“.
On günlük festival kapsamında geçmiş yılın tüm Hollanda yapımları gösterilmektedir.In einem Zeitraum von zehn Tagen werden alle niederländischen Filme des abgelaufenen Jahres dargeboten.
6 dil ailesi ise, dil kullanıcılarının sadece %7’sini kapsamakta.Acht Sprachfamilien stellten nur 7 % der Sprecher.
Avrupa'da özellikle İtalya'da, Romanya'da ve Bulgaristan'da büyük kapsamlı bir şekilde yetiştirilmektedirler.In Europa werden Büffel in Italien, Rumänien und Bulgarien in größerem Stil genutzt.
F Bu konser "Z Festival" kapsamında yapılmıştır.(E) Dieses Konzert ist Teil des „T in the Park Festival“.
1992 yılında şirket özelleştirme kapsamına alınmıştır.1992 wurde das Unternehmen privatisiert.
1994 yılında kısa film ve animasyon filmlerini de kapsamaktadır.Seit 1994 laufen auch Kurzfilme und Animationsfilme im internationalen Wettbewerb.
Birleşik Devletler, 1992 yılında geniş kapsamlı tarama başlatmıştır.Von US-amerikanischer Seite kam es 1992 zu einer Verschärfung des Embargos.
Öğretim, kitaplar ve okul yemeklerini de içeren dokuz yıllık kapsamlı okul eğitimi ücretsizdir.Der Besuch des Abendgymnasiums und die Schulbücher sind kostenlos.
Davet haftasonu da kapsamaktadır.Es wurde auch zum Abendgebet am Wochenende eingeladen.
Tüm inanışlar nüfusun yaklaşık %64'ünü kapsamaktadır.Der Katholikenanteil liegt bei circa 64 % der Gesamtbevölkerung.
IARC'nin çalışmaları, kanser tedavisi araştırmalarını kapsamaz.Die Forschung an der Behandlung von Krebs ist keine Aufgabe der IARC.
1911'de 13,2 milyon işçi sosyal güvenlik kapsamındaydı.1992 hatte das Unternehmen bei 2,3 Milliarden Mark Lebensmittelumsatz 11.000 Beschäftigte.
Kasım 2007'de kapsamlı bir marka yeniden başlatıldı.Im November 2007 wurde ein umfassender Markenrelaunch durchgeführt.
Genelde Olimpiyat Oyunları kapsamında yapılmaktadır.Diese finden seitdem meist nach den Olympischen Spielen in derselben Stadt statt.
Bu koloni idareleri, yerli halkı kapsamıyordu.Diese Kolonisation wurde jedoch durch die einheimische Bevölkerung bekämpft.
Bu kapsamda dünya genelinde 370.000 civarında kişiye istihdam sağlamaktadır.Nach Eigenangaben liefert das Unternehmen weltweit an rund 370 Millionen Kunden.
Bu iki özel koruma alanı, Natura 2000 ağının kapsamına girecek alanları oluşturmaktadır.Diese beiden Arten führten dazu, dass das Naturschutzgebiet in das EU-Netz Natura 2000 aufgenommen wurde.
En kapsamlı biyografisi.Die allerletzte Autobiografie.
İtalyan millî parkları, ülkenin topraklarının yaklaşık yüzde beşini kapsamaktadır.Ihre Leistung deckt rund ein Fünftel des Stromverbrauchs des Landes.
2010 yılında İZBAN projesi kapsamında yeniden inşa edilerek hizmete girmiştir.2010 wurden die Werke des Regisseurs unter seiner Aufsicht restauriert.
1950'lerde öykü "NBC Short Story" kapsamında okuma tiyatrosu şeklinde radyoda yayımlandı.1951 wurde im Radiosender NBC eine erste Hörspielfassung der Kurzgeschichte ausgestrahlt.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca müze kapsamında olup ziyaretçilere açıktır.Turm und Museum stehen für Besichtigungen offen.
Uluslararası bölgesel parlamento vekillikleri ve temsilcilikler de bu kapsama dahildir.Internationale Foren und Organisationen sind eine Antwort auf diesen Prozess.
Bu iddia kapsamında soruşturma açılır.Beim Verhör schweigen sie zunächst.
Ayrıca turne kapsamında Spears Hong Kong'da da bir konser verdi.Auf England folgte ein Konzert in Cannes.
Diğer rekonstrüktif işlemleri kapsamaz.Andere Rezeptoren werden nicht beeinflusst.
Örneğin Shakespeare'in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunu bu tür kapsamında değerlendirilir.Besonders gern wurden Anleihen bei Shakespeares Komödie Ein Sommernachtstraum gemacht.
Köye ulaşım sağlayan yol 2001 yılından itibaren grup yolu kapsamına alınmış ve tamamlanmıştır.Ab 2001 wurde die Ortsdurchfahrt begonnen und abgeschlossen.
Grup, Hybrid Theory’I tanıtma amaçlı geniş kapsamlı bir tura çıktı.Darauf nannte sich die Band Hybrid Theory.
Ertesi gün orada kapsamlı bir şehir kurulmuştur bile.So entstand in der Folgezeit ein fränkisches Dorf.
Proje kapsamında dikilecek toplam ağaç sayısı 5,1 milyondur.Ein weiteres Konjunkturpaket über 5,1 Bill.
Gezegen, OGLE projesi kapsamında kütleçekimsel mikromercekleme yöntemiyle keşfedilmiştir.Der Exoplanet wurde im Rahmen des OGLE-Projektes mit Hilfe der Transitmethode entdeckt.
İnsanlı uçuş programı kapsamındaysa ilk defa Amerikalı astronotları Alçak Dünya yörüngesi'ne yolladı.Im Verlauf des Fluges sollte zum ersten Mal ein US-amerikanischer Astronaut das Raumschiff verlassen.
1984 yılında ise elden geçirilerek, geniş kapsamlı tutularak üçüncü baskısı yapıldı.Sie ist 1983 in stark erweiterter, dritter Auflage erschienen.
Bu kapsamda nükleer silahlar son çare olsa da başvurulabilecek bir olanak olarak bekletilmektedir.Im Kriegsfall können Atomwaffen als letztes Mittel eingesetzt werden.
Bir hücrenin 360 derecelik bir tam kapsama yapması her zaman faydalı olmayabilir.Eine vollständige Drehung um 360° ist nicht möglich.
GNOME Projesi kapsamında geliştirimektedir.Im GNU-Projekt wird unter GNOME das Programm Gnumeric entwickelt.
Yapılan bu geniş kapsamlı saldırı, başarısız oldu.Das sehr kostspielige und verlustreiche Vorhaben scheiterte.
7 Haziran 2012 tarihinde MDNA Tour kapsamında Madonna stadyumda bir konser verdi.Am 7. Juni 2012 gab Madonna im Rahmen ihrer MDNA-Tour ebenfalls ein Konzert im Türk Telekom Stadyumu.
Bu proje Türkiye gerçekleştirilen ilk planlı ve geniş kapsamlı uygulamadır.Dies sollte sein erstes eigenständig geplantes und durchgeführtes Projekt werden.
Yerel basın ve ulusal gey basını kapsamlı bir şekilde bu hadiseler hakkında röportaj yaptı.Die internationale wie auch israelische Presse berichten ausführlich über den Vorgang.
MEADS, genişletilmiş kapsama alanı ile yer tabanlı taşınabilir bir hava ve füze savunması sağlar.Steven kann per Gedankenkraft einen Schutzschild errichten und hoch springen.
Goethe, insanı da içerisine dâhil eden tüm ilişkisi kapsamında doğayı tanımaya gayret göstermiştir.Wer den Joik verstehen will, muss sich in die tiefe Verbundenheit der Samen mit der Natur versenken.
Yarımada tamamiyle sit bölgesi kapsamındadır.Sie sind höchstens halbstängelumfassend sitzend.
Ayrıca başlangıçta plan kapsamına alınmayan Yunanistan ve Türkiye'ye yardım sağlanmasında etkili oldu.Insbesondere die Teilnahme von Griechenland und Italien war zunächst unsicher.
1987 yılında ilk geniş kapsamlı fizibilite etüdüyle projenin ana hatları belirlendi.1987 folgte die erste vollautomatisch abnehmbare Anhängekupplung.
TAAF toprakları yasal olarak özel bir statüye sahip olan topraklar kapsamındadır.Rechtlich gesehen sind die TAAF ein Überseegebiet mit besonderem Status.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.Die Reisunruhen übertrafen alle Unruhen der jüngeren japanischen Geschichte in Größe und Gewalttätigkeit.
Aslında bu kavramın tarihi Buda Siddharta Gautama’nın hayatını anlatan olayları kapsamaktadır.Siehe auch die überlieferte Lebensgeschichte des Siddhartha Gautama.
Proje 120'den fazla ülkede üniversite ve lise öğrencilerini kapsamaktadır.Derzeit beherbergt die CIUP Studenten und Forscher aus mehr als 120 Ländern.