Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Ketika saya menjadi mahasiswa di MIT kami semua berbagi satu komputer yang menempati seluruh gedung.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.제가 MIT의 학생이었을 때는, 건물 전체를 차지하는 한 대의 컴퓨터를 나눠서 썼어요.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Quando eu era estudante no MIT, havia um só computador que servia todo o edifício.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Quando studiavo al MIT condividevo, assieme ai miei compagni, un computer grande come un intero edificio.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Toen ik een student was bij MIT deelden we met zijn allen één computer die een heel gebouw in beslag nam.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.W czasach moich studiów na MIT mieliśmy jeden wspólny komputer, który zajmował cały budynek.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Когато бях студент в MIT, ние всички изполвахме един компютър, който заемаше цяла сграда.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Когда я был студентом в МТИ, на нас на всех имелся один, занимавший всё здание, компьютер.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.כשהייתי סטודנט באוניברסיטת MIT חלקנו ביננו מחשב אחד שהיה בגודל הבניין כולו.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.حين كنت تلميذا في جامعة إم آي تي تشاركنا جميعا في حاسب واحد بحجم مبنى كامل
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.みんなで建物くらいの大きさの、1台のコンピュータを共同で使っていました 今では同じくらいのコンピュータがあなたの携帯に入っています 何百万分の1の値段で
Beynin üçte ikisinden fazla yer kaplayan bu bölge... ...kritik önsezi ve analizlerin oluştuğu kısım.뇌의 질량의 2/3이상을 차지하고 있는 이곳은 직관과 비판적 분석을 하는 영역입니다.
Beynin üçte ikisinden fazla yer kaplayan bu bölge... ...kritik önsezi ve analizlerin oluştuğu kısım.Mit über 2l3 der Gehirnmasse ist hier der Bereich... ...der Intuition und der kritischen Analyse.
Beynin üçte ikisinden fazla yer kaplayan bu bölge... ...kritik önsezi ve analizlerin oluştuğu kısım.Questo, con quasi due terzi della massa cerebrale... ...č il regno sia dell'intuito che dell'analisi critica.
Beynin üçte ikisinden fazla yer kaplayan bu bölge... ...kritik önsezi ve analizlerin oluştuğu kısım.Тук, съдържащо повече от две трети от мозъчната маса, е царството на интуицията и критичния анализ.
Binlerce adımda gerçekleşen bir saniyelik bir hareket, beynimin tamamını kaplayan bir faaliyete yol açıyor.Un solo secondo, allungato in mille passi mostra onde di attività sfrecciare in tutta la mia testa.
Binlerce adımda gerçekleşen bir saniyelik bir hareket, beynimin tamamını kaplayan bir faaliyete yol açıyor.Un solo segundo, estirado en miles de pasos muestra el aumento de actividad por toda mi cabeza.
Binlerce adımda gerçekleşen bir saniyelik bir hareket, beynimin tamamını kaplayan bir faaliyete yol açıyor.Една секунда, разпространена в хиляди посоки, показва бушуващата вихрушка в моята глава.
Binlerce adımda gerçekleşen bir saniyelik bir hareket, beynimin tamamını kaplayan bir faaliyete yol açıyor.脳全体で膨大な活動が行われているのが分かる
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Bạn đi vào thứ chiếm hữu không gian và ở thời điểm nào đó.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Du beskæftiger dig med noget, der optager både tid og sted.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Du kommer då in i något som ockuperar utrymmet och befolkar tiden.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Entram numa coisa que ocupa espaço e habita o tempo.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Es ist etwas, das Raum und Zeit beansprucht.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Ești în ceva ce ocupă spațiu și timp.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Je hebt iets dat ruimte en tijd beslaat.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.당신은 공간을 차지하고 시간이 드는 무언가에 빠진겁니다.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Se está en algo que ocupa espacio y habita el tiempo.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Sei in qualcosa che occupa lo spazio e abita il tempo.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Vous êtes dans quelque chose qui occupe l'espace et habite le temps.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Wpadasz w coś co zajmuje przestrzeń i zamieszkuje czas.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Είσαι σε κάτι που καταλαμβάνει χώρο και κατοικεί στον χρόνο.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Вы попадаете внутрь чего-то такого, что занимает место и отнимает время.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.Ти си в нещо, което заема пространство и населява време.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.אתה בתוך משהו שתופס מקום ומאכלס זמן.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.أنت تكون شيئاً يحتل مكان و يعيش الوقت .
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.Bij een chic diner zoals dit, dat meer ruimte inneemt, leggen we het in het midden.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.Cho những bữa ăn sang trọng, thường cần nhiều diện tích, chúng ta đặt khăn vào giữa.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.En una comida elegante como esta que ocupa mucho espacio, la pondremos en el centro.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.이런 멋진 식사를 하려면 많은 공간이 필요하니까 가운데 두겠습니다.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.Pentru o masă specială ca acesta unde e nevoie de mult spaţiu, punem şerveţelul în mijlocul farfuriei.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.Per un pasto più elaborato come questo che prende un sacco di spazio, lo mettiamo in mezzo.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.Pour un repas plus chic comme celui-ci qui prend beaucoup de place, nous allons la mettre au milieu.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.Untuk makanan mewah seperti ini yang memakan banyak tempat, kita letakkan di tengah.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.W przypadku wyszukanych dań, które zajmują dużo miejsca, położymy ją na środku.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.Для вишуканого сервірування, як ось це, що займає багато місця, покладемо серветку посередині.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.Для такой изысканной трапезы как наша, где на столе и так много приборов, мы положим её посередине.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.За изтънчено ястие като това, което заема доста място, ще я поставим в средата.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.לארוחה מפוארת כמו זו שתופסת הרבה מקום, אנחנו נשים אותה במרכז.
Böyle çok fazla yer kaplayan, daha süslü bir yemek için, ortaya koyacağız.スペースを多く取るので 真ん中に置きます さあ 準備が整いました
Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.Also geschah's immerdar, daß die Wolke sie bedeckte, und des Nachts die Gestalt des Feuers.
Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.Así sucedía continuamente: La nube lo cubría de día, y la apariencia de fuego de noche
Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.Assim acontecia de contínuo: a nuvem o cobria, e de noite havia aparência de fogo.
Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.Così avveniva sempre: la nube copriva la Dimora e di notte aveva l'aspetto del fuoco
Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.Hằng có như vậy; ban ngày trụ mây bao phủ đền tạm, và ban đêm giống như có lửa.
Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.Hằng có như_vậy ; ban_ngày trụ mây bao_phủ đền tạm , và ban_đêm giống như có lửa .
Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.Il en fut continuellement ainsi: la nuée couvrait le tabernacle, et elle avait de nuit l`apparence d`un feu.
Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.항상 그러하여 낮에는 구름이 그것을 덮었고 밤이면 불 모양이 있었는데
Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.Niin oli aina: pilvi peitti sen päivällä ja tulenhohde yöllä.
Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.Således var det alltid: Skyen dekket det*, og om natten var der som et ildskjær. / {* om dagen.}