Ana içeriğe geç
Sözlük

kaplar ile cümle

kaplar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.Sie decken die gesamte Erde ab, ausser der Antarktis.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.Wyłączając Antarktykę są wszędzie.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.Ze bedekken de hele aarde, behalve Antarctica.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.Муравьи обитают везде, кроме Антарктики.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.Те покриват Земята, освен Антарктика.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.הן מכסות את כדור הארץ, חוץ מאנטארקטיקה.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.وهم يغطون الأرض، باستثناء القارة القطبية الجنوبية.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.彼らの偶然的な接触のパターンは
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.A ci stojący nieco wyżej w hierarchii, jedzą ze słabo wypalanego ceramicznego naczynia.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.E quelli un po' più in alto nella scala sociale mangiano da una specie di piatto di ceramica semi-cotta.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.Et ceux un peu plus haut dans l'échelle sociale manger dans une sorte de plat de céramique grossière.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.Iar aceia care sunt puțin mai înalți în rang mănâncă dintr-un fel de vas de ceramică arsă.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.조금 더 높은 계층의 사람들은 약한 불에 구워진 도자기를 사용하죠.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.Und diejenigen etwas höher auf der Skala essen von einer Art niedrig-gebranntem Keramikgeschirr.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.Và những người thuộc tầng lớp cao hơn một chút ăn bằng một loại bát đất nung rẻ tiền.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.Y aquellos un poco más arriba en la escala comen de una clase de plato de cerámica de bajo fuego.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.Zij die wat hoger op de sociale ladder staan, eten van een soort laaggestookte aardewerken schaal.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.А онези с малко по-висок ранг ядат от един вид слабо изпечен керамичен съд.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.Кто повыше статусом едят из керамического блюда низкого обжига.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.ואלו הנמצאים במעלה הדרג קמעה אוכלים על כלי מקרמיקה שנעשה על אש נמוכה.
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.و اولئك الذين اعلى قليلا يأكلون من اطباق خزفية رديئة
Biraz daha üst kasttakiler düşük ısıda ısıtılmış seramik kaplardan yerler.低火度の陶器の皿から食べる もう少し上流だとターリと呼ばれる
Bir istiridyenin kabuğu serttir. Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Eine Muschel ist hart, ohne Vakuen, ohne Öfen, ohne Giftstoffe, ohne Verschmutzung.
Bu kaplar içinde, kırmızı içinde hemoglobin kan hücreleri, kan ne sağlar akış çok daha iyi.하지만 적혈구 내의 헤모글라빈 저장소를 적혈구로 포장을 시키면 혈류가 훨씬 더 원활하게 되겠지요
Bu kaplar içinde, kırmızı içinde hemoglobin kan hücreleri, kan ne sağlar akış çok daha iyi.Pakowanie hemoglobiny do wnętrza erytrocytów pozwala utrzymać prawidłowy przepływ krwi.
Bu kaplar içinde, kırmızı içinde hemoglobin kan hücreleri, kan ne sağlar akış çok daha iyi.ההמוגלובין בתוך המיכלים, בתוך תאי הדם האדומים זה מה מאפשר לדם
Bu kaplar içinde, kırmızı içinde hemoglobin kan hücreleri, kan ne sağlar akış çok daha iyi.الهيموغلوبين داخل هذه الحاويات، داخل اللون الأحمر خلايا الدم، ما يسمح الدم للقيام تدفق أفضل بكثير.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Assomiglia ad un candeliere, ma in effetti é uno strumento musicale robotico.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Die neemt het hele podium in. Het lijkt op een kandelaar, maar eigenlijk is het een muziekrobot.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Il prend toute la scène. Ça ressemble à un lustre mais c'est en fait un instrument de musique robotisé.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.예를 들어 이건 무대 전체를 차지하는 샹들리에 같지만 사실은 로봇 악기입니다
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Ocupă întreaga scenă. Arată ca un candelabru, dar este de fapt un instrument muzical robotizat.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Zajmuje całą scenę. Wygląda jak żyrandol, ale tak naprawdę to zautomatyzowany instrument muzyczny.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Они выглядят, как канделябры, но, на самом деле, это музыкальный инструмент-робот.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Той обсебва цялата сцена. Прилича на полилей, но всъщност е роботен музикален инструмент.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.כמו נברשת זו. היא תופסת את הבמה כולה. זה נראה כמו נברשת, אך זה למעשה כלי נגינה רובוטי.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.كهذه الثريا. التي تحجز حيزا كبيرا من المنصة إنها تبدو كثريا لكنها في الحقيقة أداة موسيقية آلية
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.実はロボット化された楽器なんです この巨大なピアノの弦は
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Bởi nếu tôi muốn sự tiến hóa, tôi cần thùng đựng để chúng có thể cạnh tranh.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Car si je veux de l'évolution, j'ai besoin de récipients.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Denn wenn ich Evolution sehen möchte, dann brauche ich Container, die miteinander konkurrieren.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Deoarece, dacă am nevoie de evoluție, am nevoie de containere ca să pot concura.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Karena untuk evolusi, saya perlu wadah tempat persaingan.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.왜냐하면, 제가 진화를 원할경우, 그걸 완료할 용기가 필요하기 때문이지요
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Mert ha evolúciót akarok, ezeket a tárolókat kell versenyeztetnem.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Perché se voglio avere un'evoluzione, mi servono contenitori che competano.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Ponieważ jeśli chcę ewolucji, potrzebuję nośników, które rywalizują.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Porque se eu quero evolução, necessito de recipientes para competir.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Porque si quiero evolución necesito que los contenedores compitan.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Protože pokud chci evoluci, potřebuji obaly k soutěžení.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Want als ik evolutie wil, moeten recipiënten concurreren.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Γιατί αν θέλω να έχω εξέλιξη, χρειάζομαι φορείς να ανταγωνίζονται.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Бо, якщо я хочу здійснити еволюцію, мені потрібно, щоб ці контейнери змагались між собою.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Если я хочу запустить эволюцию, мне нужно заставить контейнеры соревноваться.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.Защото ако искам еволюция, имам нужда контейнерите да се съревновават.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.מכיוון שאם אני רוצה אבולוציה, אני צריך כלי-קיבול בשביל תחרות.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.لأننى إذا أردت للتطور والارتقاء أن يحدث، فأنا أريد لهذه الأوعية أن تتنافس فيما بينها.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.互いに競合する容器が必要です 容器を手にするのは
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Ako je zid, zgradimo na njej srebrn nadzidek v utrdbo; ako je ona duri, ogradimo jo z deskami cedrovimi.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Er hun en Mur, så bygger vi en krone af sølv derpå, men er hun en Dør, så spærrer vi den med Cederplanke.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod