Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Er hun en mur, vil vi bygge på den tinder av sølv; er hun en dør, vil vi stenge den med en sederplanke.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Ha õ kõfal, építünk azon ezüstbõl palotát; ha pedig ajtó õ, elrekesztjük õt czédrus-deszkával.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Jestliže jest zed, vzděláme na ní palác stříbrný; pakli jest dveřmi, obložíme je dskami cedrovými.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Jeźliże jest murem, zbudujmyż na niej pałac srebrny; a jeźli jest drzwiami, oprawmyż ją deszczkami cedrowymi.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Jos hän on muuri, rakennamme sille hopeasta harjan; jos hän on ovi, sen setrilaudalla suljemme."
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.그가 성벽일진대 우리는 은망대를 그 위에 세울 것이요 그가 문일진대 우리는 백향목 판자로 두르리라
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Ако бъде стена ще съградим на нея сребърни укрепления; И ако бъде врата, ще я оградим с кедрови дъски.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.אם חומה היא נבנה עליה טירת כסף ואם דלת היא נצור עליה לוח ארז׃
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.ان تكن سورا فنبني عليها برج فضة. وان تكن بابا فنحصرها بألواح ارز
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.他 若 是 牆 、 我 們 要 在 其 上 建 造 銀 塔 . 他 若 是 門 、 我 們 要 用 香 柏 木 板 圍 護 他
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.他 若是 牆 、 我 們 要 在 其上 建造 銀塔 . 他 若是門 、 我 們 要 用 香柏 木板 圍護他
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Akkor monda: Menj el, kérj ott kinn minden te szomszédidtól üres edényeket, de ne keveset;
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Då sade han: »Gå och låna dig kärl utifrån av alla dina grannar, tomma kärl, men icke för få.
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Da sagde han: "Gå ud og bed alle dine Naboer om tomme Dunke, ikke for få!
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Da sa han: Gå til alle dine naboer og be om å få låne hjem nogen tomme kar, bare ikke for få!
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Disse-lhe ele: Vai, pede emprestadas vasilhas a todos os teus vizinhos, vasilhas vazias, não poucas.
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Elisa berkata, "Pergilah meminjam sebanyak mungkin botol kosong dari tetangga-tetangga Ibu
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Él le dijo: --Ve y pide prestadas vasijas de fuera, de todas tus vecinas, vasijas vacías; no pidas pocas
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Er sprach: Gehe hin und bitte draußen von allen deinen Nachbarinnen leere Gefäße, und derselben nicht wenig,
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,I řekl: Jdi, vyžádej sobě nádob vně ode všech sousedů svých, nádob prázdných tím více.
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,I rzekł: Idźże, napożyczaj sobie naczynia z inąd u wszystkich sąsiadek twoich, naczynia próżnego nie mało.
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,가로되 너는 밖에 나가서 모든 이웃에게 그릇을 빌라 빈 그릇을 빌되 조금 빌지말고
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Le disse: «Su, chiedi in prestito vasi da tutti i tuoi vicini, vasi vuoti, nel numero maggiore possibile
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,"Leen zoveel mogelijk kruiken van uw vrienden en buren", zei hij.
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Người bèn tiếp rằng : Hãy đi ra ngoài mượn những bình không của các kẻ láng_giềng ngươi , chớ mượn ít .
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Người bèn tiếp rằng: Hãy đi ra ngoài mượn những bình không của các kẻ láng giềng ngươi, chớ mượn ít.
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Şi el a zis: ,,Du-te de cere vase de afară dela toţi vecinii tăi, vase goale, şi nu cere puţine.
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Tedaj veli: Pojdi, naprosi si zunaj posod od vseh svojih sosed, praznih posod in nikar le malo.
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,Και ειπεν, Υπαγε, δανεισθητι εξωθεν αγγεια παρα παντων των γειτονων σου, αγγεια κενα δανεισθητι ουχι ολιγα
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,И рече: Иди, вземи на заем вън, от всичките си съседи, съдове празни съдове, вземи не малко.
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,И сказал он: пойди, попроси себе сосудов на стороне, у всех соседей твоих, сосудов порожних; набери немало,
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,ויאמר לכי שאלי לך כלים מן החוץ מאת כל שכנכי כלים רקים אל תמעיטי׃
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,فقال اذهبي استعيري لنفسك اوعية من خارج من عند جميع جيرانك اوعية فارغة. لا تقللي.
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,以 利 沙 說 、 你 去 、 向 你 眾 鄰 舍 借 空 器 皿 . 不 要 少 借
Elişa, ‹‹Bütün komşularına git, ne kadar boş kapları varsa iste›› dedi,以利沙 說 、 你去 、 向 你 眾鄰 舍 借空 器皿 . 不要 少借
Etrafı o kadar çok huzur kaplar kiTellement de paix emplit l'air
EVET: Boş plastik yemek ambalajları, boş deterjan ve şampuan şişeleri, plastik torbalar, boş plastik kaplar.是:空塑料食品包装、空洗衣液瓶和洗发水瓶、空塑料袋、空塑料盒
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.A maioria destes tigres brancos não nascem num estado "próprio para venda" e são mortos ao nascer.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.Die Mehrzahl dieser weißen Tiger werden in nicht verkäuflichem Zustand geboren und nach der Geburt getötigt.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.사실 백호들의 대부분은 이런 상태로 태어나지 않고, 사실 백호들의 대부분은 이런 상태로 태어나지 않고, 태어나자 마자 살처분됩니다.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.La maggior parte di queste tigri bianche non nascono in condizioni perfette e vengono uccise alla nascita.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.La mayoría de estos tigres blancos no nacen en estado comercializable, y los matan al nacer.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.Majoritatea acestor tigri albi nu se nasc într-o stare vandabilă şi sunt ucişi la naştere.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.Or la majorité des tigres blancs ne naissent pas dans un état vendable et sont tués à la naissance.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.Większość tych białych tygrysów nie rodzi się we właściwym stanie i jest zabijana po urodzeniu.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.Болшинството от тези бели тигри не се раждат в продаваемо състояние и са убивани при раждане.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.Но большинство этих белых тигров рождаются непригодными для продажи, и их убивают при рождении.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.ומרביתם של הטיגריסים הלבנים האלו לא נולדים במצב "בר-מכירה" ומומתים בלידה.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.وغالبية هذه النمور البيضاء لا يولدون في حالة رائجة ، ويتم قتلها عند الولادة.
Fakat bu kapların birçoğu onları satılabilir yapan özelliklerle doğmuyor ve doğumdan hemen sonra öldürülüyor.売り物になる特徴をもたないので 生まれると同時に殺されます ほとんど知られていない とても凶暴な行為です
Gerçek kaplarda bulunan gerçek nesnelerle aynı şartlarda.Das Ergebnis ist dasselbe wie in realen Objekten in realen Behältern.
Gerçek kaplarda bulunan gerçek nesnelerle aynı şartlarda.Funcţionează la fel ca obiectele şi containerele din lumea reală.
Gerçek kaplarda bulunan gerçek nesnelerle aynı şartlarda.Funguje to stejně jako reálné objekty v kontejnerech reálného světa.
Gerçek kaplarda bulunan gerçek nesnelerle aynı şartlarda.Het systeem is hetzelfde als met reële objecten in verpakkingen in het echte leven.
Gerçek kaplarda bulunan gerçek nesnelerle aynı şartlarda.Keterikatannya sama seperti benda di dunia nyata dengan wadah di dunia nyata.
Gerçek kaplarda bulunan gerçek nesnelerle aynı şartlarda.연결 방식은 실제 물건을 실제 용기에 담는 것과 같습니다.
Gerçek kaplarda bulunan gerçek nesnelerle aynı şartlarda.La relación es la misma que con objetos del mundo real en un contenedor del mundo real.
Gerçek kaplarda bulunan gerçek nesnelerle aynı şartlarda.La relazione è la stessa come con gli oggetti del mondo reale in contenitori del mondo reale.
Gerçek kaplarda bulunan gerçek nesnelerle aynı şartlarda.Le contrat est le même que dans les objets du monde réel, dans des conteneurs réels.
Gerçek kaplarda bulunan gerçek nesnelerle aynı şartlarda.Sự rút ngắn tương tự như với các vật thể thật trong vật chứa thật.