Ana içeriğe geç
Sözlük

kaplar ile cümle

kaplar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Köytde son yıllarda en büyük alanı üzüm bağları kaplar.Tad per keletą šimtmečių patys aukščiausi, masyviausi medžiai buvo iškirsti.
Vücudunu siyah kıllar kaplar.Kūno apačia juoda.
Şehir, adanın tamamını kaplar.Küla territoorium võtab enda alla terve saare.
Alt dudakları ağızlarının yanlarını ve gagalarını kaplar.Mu vennad, kas tahate siis lämbuda nende lõugade ja himude leitsakus?
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.Cuando estuvo llena, la sacaron a la playa. Y sentados recogieron lo bueno en cestas y echaron fuera lo malo
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.Dupăce s'a umplut, pescarii îl scot la mal, şed jos, aleg în vase ce este bun, şi aruncă afară ce este rău.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.그물에 가득하매 물 가로 끌어 내고 앉아서 좋은 것은 그릇에 담고 못된 것은 내어 버리느니라
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.ktorú, keď bola naplnená, vytiahli na breh a sadnúc si sobrali čo dobré do nádob a čo zlé vyhádzali von.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.и, като се напълни изтеглиха я на брега, седнаха и прибраха добрите в съдове, а лошите изхвърлиха.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.который, когда наполнился, вытащили на берег и, сев, хорошее собрали в сосуды, а худое выбросили вон.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.וכאשר נמלאה העלו אתה אל שפת הים וישבו וילקטו את המינים הטובים לתוך הכלים ואת המשחתים השליכו חוצה׃
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.فلما امتلأت اصعدوها على الشاطئ وجلسوا وجمعوا الجياد الى اوعية. واما الاردياء فطرحوها خارجا.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.網 既 滿 了 、 人 就 拉 上 岸 來 坐 下 、 揀 好 的 收 在 器 具 裡 、 將 不 好 的 丟 棄 了
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.網既滿 了 、 人 就 拉 上岸 來 坐下 、 揀 好 的 收 在 器具裡 、 將 不 好 的 丟棄了
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.ale rozumné vzaly oleja vo svojich nádobách so svojimi lampami.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.As prudentes, porém, levaram azeite em suas vasilhas, juntamente com as lâmpadas.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Az eszesek pedig lámpásaikkal együtt olajat vivének az õ edényeikben.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.dar cele înţelepte, împreună cu candelele, au luat cu ele şi untdelemn în vase.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.De förståndiga åter togo olja i sina kärl, tillika med lamporna.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Die klugen aber nahmen Öl in ihren Gefäßen samt ihren Lampen.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Kelima gadis yang bijaksana membawa pelita bersama-sama dengan minyak persediaan
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.슬기 있는 자들은 그릇에 기름을 담아 등과 함께 가져갔더니
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Lecz mądre wzięły oleju w naczynia swoje z lampami swemi.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.le sagge invece, insieme alle lampade, presero anche dell'olio in piccoli vasi
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.mais les sages prirent, avec leurs lampes, de l`huile dans des vases.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Men de kloge toge Olie i deres Kar tillige med deres Lamper.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.men de kloke tok olje i sine kanner sammen med lampene.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Modre pa so vzele olje v posodah svojih s svetilnicami vred.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Mutta ymmärtäväiset ottivat öljyä astioihinsa ynnä lamppunsa.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Opatrné pak vzaly olej v nádobkách svých s lampami svými.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.pero las prudentes tomaron aceite en sus vasijas, juntamente con sus lámparas
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Song người khôn khi cầm đèn đi thì đem dầu theo trong bình mình .
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Song người khôn khi cầm đèn đi thì đem dầu theo trong bình mình.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.αι φρονιμοι ομως ελαβον ελαιον εν τοις αγγειοις αυτων μετα των λαμπαδων αυτων.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Мудрые же, вместе со светильниками своими, взяли масла в сосудах своих.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Но разумните , заедно със светилниците си взеха и масло в съдовете си.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.Розумні ж узяли олії в пляшечки свої з каганцями своїми.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.והחכמות לקחו שמן בכליהן ואת נרותיהן׃
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.واما الحكيمات فاخذن زيتا في آنيتهن مع مصابيحهن.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.聰 明 的 拿 著 燈 、 又 豫 備 油 在 器 皿 裡
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.聰明 的 拿著 燈 、 又 豫 備油 在 器皿裡
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Ale kdykoliv přišel Sangmin, vykouzlil se ti na tváři úsměv.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Bi si padel ves čas.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı. Her zaman düşerdin.Tapi setiap kali Sangmin datang, senyum akan menyebar di wajah kamu. kamu akan jatuh sepanjang waktu.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı. Her zaman düşerdin.Tapi setiap kali Sangmin datang, senyum akan menyebar di wajah kamu. kamu akan jatuh sepanjang waktu.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Maar wanneer Sangmin kwam, zou een glimlach verspreidde zich op je gezicht.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Mais dès que Sangmin arrivait, ton visage s'éclairait.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Men när Sangmin kom, skulle ett leende spridas på ditt ansikte.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Nhưng mỗi khi Sangmin đến chơi, con luôn cười rất tươi.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Pero cuando llegó Sangmin, una sonrisa se extendió en su cara.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Pero cuando Sangmin llegaba, una sonrisa se dibujaba en tu cara.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Но когато Санг Мин дойдеше, веднага се усмихваше.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Но, когда приходил Сан Мин, ты успокаивалась.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.لكن حينما سانجماين يأتي إبتسامة تنتشر على وجهك
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.Acoperă întreg Pământul, cu excepţia Antarcticei.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.Antartide a parte, si trovano ovunque al mondo.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.Cubren toda la tierra, exceptuando la Antártica.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.De dækker jorden, bortset fra Antarktisk.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.Elles recouvrent la planète, à l'exception de l'Antarctique.
Antartika'ya kadar dünyayı kaplarlar.극지방을 제외한 모든 지구상에 살고 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod