Tabakalar halinde bir örtü gibi tüm gökyüzünü kaplar.小屋にはまるで火事のように葉巻の煙が充満する。
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.偏や旁を総合して言う。
Binekler Legend Online'da çok büyük yer kaplar.夜叉ヶ池伝説に深く関わる。
Japonya'nın tamamında olduğu gibi dağlar burada da büyük yer kaplar.日本には山が多いことから、山岳写真も盛んであるといえる。
Ama bulundukları kabı kaplarlar.捕らえている中の敵を切り刻む。
Kestirilen şıra dinlendirme kaplarında en az 45-55 saat bekletilir.砲身の分解輸送は、少なくとも45分の準備時間を意味した。
Kadeh meyvenin 2/3'ünü kaplar.白葡萄酒佔德國葡萄酒總產量三分之二。
Koyu gridir ve genellikle gökyüzünü kaplar.汉末大乱,常慨然有忧天下心。
Kokusu o kadar kuvvetlidir ki hava almayan kaplarda saklanması gerekir yoksa kokusu diğer baharatlara geçer.地下室在條件上是空氣比較不流通、陽光不能照射,是次等的生活空間。
Pico Volcano - Adanın batısının neredeyse tamamını kaplar.伏尔加河的流域包括了俄羅斯西部的大部份。
Jovian manyetosferi o kadar büyüktür ki Güneş ve koronası ancak bir oda kadar yer kaplar.木星的磁層是如此的巨大,太陽和它可見的日冕可以豪不費力地放置在其中。
Büyük bir pencere, kilisenin batı üst tarafının çoğunu kaplar.큰 창은 대부분 교회의 서쪽 꼭대기 층에서 나타난다.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.복토작업은 부분적이나 전체적으로 이루어질 수 있다.
Bazı kaplar açkılıdır.일부 구간이 복개되어 있다.
Kokusu o kadar kuvvetlidir ki hava almayan kaplarda saklanması gerekir yoksa kokusu diğer baharatlara geçer.향수는 잘 보관하지 않으면 향기가 발산되고 변색되는 일이 많으므로 직사광선이 비치지 않게 서랍이나 어두운 곳에 보관하는 것이 좋다.
Şti., Yenisan A.Ş., Karbonsan Basınçlı Kaplar San.업소용 세가 새턴 호환 범용 CG 보드 ST-V 발표.
Şehir, adanın tamamını kaplar.העיר תופסת את כל שטחו של האי.
Bu bölgedeki ülke ufak bir alanı kaplar.אם פה בארץ קטנה א ח ת.
Yasak Şehir, dünyada halen var olan en geniş saray kompleksidir ve 72 hektarlık bir alanı kaplar.העיר האסורה משתרעת על שטח של 720 דונם, והיא מהווה את מכלול הארמונות הגדול ביותר בעולם.
Ölüler kişisel eşyaları, içine yiyecek ve içecek konan kaplarla birlikte gömülmektedir.לפיכך נקברו יחד עם הגופה כלי חרס, שאותם מילאו במזון ומשקה.
Newton’un dikkati aynı zamanda suyun kapların dibindeki ağızlardan akışına odaklanmıştır.תשומת הלב של ניוטון הופנתה גם להתרוקנות של מים ממיכלים דרך חורים בתחתית שלהם.
Dağlar il topraklarının yaklaşık % 60'ını kaplar.הרים משתרעים על כ-70% משטח חצי האי.
Başkenti Quetzaltenango'dur ve şu anki Guatemala'nın batısı ve Chiapas'ın bazı bölümlerini kaplar.בירת המדינה הייתה קצאלטננגו והיא השתרעה על חלק ממערב גואטמלה של ימינו וחלקים ממדינת צ'יאפס במקסיקו.
İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini kaplar.אנגליה מהווה שני שלישים מהאי הבריטי וממוקמת במרכזו ובדרומו.
Uşak il topraklarının % 5,5'ini ovalar kaplar.אל-ח'וטבא: כ-5.5% מתושבי הכפר.
Vücudunu siyah kıllar kaplar.נוצות גופו שחורות.
Onun dalları Gökyüzünü (Üst-Dünya’yı) kaplar.Над тях е Богородица Ширшая небес.
Ölüler kişisel eşyaları, içine yiyecek ve içecek konan kaplarla birlikte gömülmektedir.Мъртвите са погребвани с личните им вещи, храна и вода.
İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini kaplar.Англия заема южните две трети от остров Великобритания.
Fındık bahçeleri mahallenin yaklaşık %80'ini kaplar.Градината в големия двор, заема около 80% от площта ѝ.
Ayrıca, yumurtalarını insan yapımı su kaplarına bırakmayı sever.Той предпочита също да снася яйцата си в изкуствени водни контейнери.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.Бива цялостно или частично.
Almanya 357.386 km2'lik bir alanı kaplar ve ılıman iklim kuşağının içinde yer alır.Територията на Германия заема 357 021 km² и е разположена в умерения климатичен пояс.
Ayrıca, içecekler için metal kaplar yerine daha kullanışlı olan kristal kap kullanımını da getirmiştir.Въвел също употребата на кристални съдове за напитки, които били по-ефективни от металните бокали.
Alt dudakları ağızlarının yanlarını ve gagalarını kaplar.Те разкървавяват устата и носа на неприятелите му.
Kavak ve meyve ağaçları köyde geniş yer kaplar.Много поляни и дървета пречистват въздуха в селото.
İkinci önemli özellik ise özgün desenli kapların üretilmesidir.Вторият важен момент е озаглавяването на творбите.
Kilisenin hazinesinde gayet değerli gümüş kilise kapları bulunmaktadır.От църквата е изнесено голямо количество скъпоценности.
Bölge ülkenin tüm doğu sınırlarını kaplar.Зоната включва крайбрежието, представляващо цялата източна граница на страната, както и прилежащата акватория.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.Nebo prekrivaju djelomično ili cijelo.
Petri kapları mikrobiyoloji çalışmalarında genellikle agar plakaları yapmak için kullanılır.Petrijeve su posude često korištene za izradu ploča korištenih za mikrobiološke studije.
Stadyum, tüm spor kompleksi ile 33 hektarlık üzerinden 3.5 hektarlık bir alanı kaplar.Cijeli sportski kompleks zauzima 33 hektara od čega sam stadion 3,5 hektara.
Yine de kent, konumu nedeniyle turistik bir bölgedir ve oteller şehirde geniş yer kaplar.Budući da je popularno turističko odredište, na području grada postoji veliki broj hotela.
Rusya ve Sibirya'nın kuzeyindeki Tayga ormanlarında geniş yer kaplar.Omeđena je na sjeveru šumama Rusije i Sibira.
Bataklıklar doğu sahillerinde oldukça geniş yer kaplar.Međutim, iznimke postoje prvenstveno duž istočne obale.
İki süsleme şekli de kapların adakları sunmak için kullanıldığı tapınaklar için tasarlanmıştır.Ostalo dvoje kola je natkriveno, te se smatra da ona pak nose stanovite svete predmete.
Bu bölgedeki ülke ufak bir alanı kaplar.Diljem države nalazi se nekoliko manjih kampusa.
Vaud kantonu İsviçre'nin batısının büyük bir parçasını kaplar.Vaud zaberá veľkú časť západného Švajčiarska.
Amerika, dünyanın toplam yüzölçümünün %8,3'ünü, karasal yüzölçümünün %28,4'ünü kaplar.Amerika zaberá 8,3% celkového povrchu Zeme, 28,4% súše a žije tu 14% obyvateľstva Zeme.
Tablonun sağ üst bölümünü bir kilise kaplar.Na vrchole kostola je vyhliadková plošina.
Şehir, adanın tamamını kaplar.Obývali ale celý ostrov.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.Stredozemné more čiastočne alebo úplne vyschlo.
Ülkenin 4/5'ini kaplar.Patrí do komunitnej rady 4 a 5.
Chris'in yüzünü sivilce kaplar.Akoby z nudy zvádza desiatnika Josého.
Engebeli araziler daha çok ilçe sınırlarının kenarlarında yer kaplar.Planinci lahko sedaj državno mejo prečkajo na več posebej določenih mestih.
Uşak il topraklarının % 5,5'ini ovalar kaplar.Močvirnata območja zasedajo v povprečju 5,5 % ozemlja.
Her iki bölge de tarihi ormandan daha geniş bir alanı kaplar.Dvema knjigama sledi še obširen Dodatek z zgodovinskim gradivom.
İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini kaplar.Apima centrinę ir pietinę Didžiosios Britanijos salos dalį, t. y. net du jos trečdalius.
Geçmişte göl denizden 468 metre yükseklikte bulunurdu ve yüzölçümü 827 km² alanı kaplardı.Seniau ežeras buvo nenuotakus, telkšojo 468 m aukštyje ir užėmė 827 km².
Gövdeyi kabuk kaplar ve dış etkilerden korur.Disko korpusas saugo tik nuo dulkių ir kitų išorinio poveikio veiksnių.