Ana içeriğe geç
Sözlük

kaplar ile cümle

kaplar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük bir pencere, kilisenin batı üst tarafının çoğunu kaplar.O fereastră mare ocupă majoritatea părții superioare a peretelui vestic al bisericii.
Ayrıca, yumurtalarını insan yapımı su kaplarına bırakmayı sever.În plus, el preferă să își depună ouăle în rezervoarele de apă construite de oameni.
Sağ kanadı Güneş'i, sol kanadı Ay'ı kaplar.Sub aripi, în stânga Luna, iar în dreapta Soarele.
İkinci önemli özellik ise özgün desenli kapların üretilmesidir.A doua caracteristică nouă este child poster pentru extensii.
Bu kapları, suyla doldurarak ya da susuz olarak ateşin üzerine yerleştiriyorlardı.Ele sunt apoi puse direct în apă sau lăsate să se răcească la aer.
Pico Volcano - Adanın batısının neredeyse tamamını kaplar.Volga drenează aproape tot vestul Rusiei.
Tropik yağmur ormanları ülke topraklarının yaklaşık yüzde 40'ını kaplar.Pădurea tropicală acoperă aproape ⅓ din suprafața țării.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.Scheletul intern și extern parțial sau total osificat.
Veriler ne kadar az yer kaplarsa o kadar hızlı işlemlenebilmektedirler.Cu cât latența CAS este mai mică, cu atât datele sunt disponibile mai rapid.
Orta Sibirya Platosu, Sibirya'nın üçte birini kaplar.Siberia de Vest reprezintă ca mărime o treime din Siberia care are ca.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.Részben vagy egészben eltakarhatja az eget.
Yasak Şehir, dünyada halen var olan en geniş saray kompleksidir ve 72 hektarlık bir alanı kaplar.A Tiltott Város a világ legnagyobb fennmaradt palotaegyüttese, 72 hektáros területen.
İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini kaplar.Skócia a Brit-sziget északi harmadát foglalja el.
Bugünkü Konya ve Karaman illerinin büyük bölümünü kaplar.Nagy részét ma erdei- és feketefenyő borítja.
Sağ kanadı Güneş'i, sol kanadı Ay'ı kaplar.Jobbról a Nap, balról a Hold övezi.
Millî parklar Litvanya topraklarının %2,3'lük bir kısmını kaplarlar.Yhteensä kansallispuistot kattavat noin 3,2% Latvian pinta-alasta.
Pico Volcano - Adanın batısının neredeyse tamamını kaplar.Karlóvasin kunnallisyksikkö käsittää saaren koko luoteisosan.
İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini kaplar.Englanti käsittää Ison-Britannian saaresta kaksi kolmasosaa.
Hindistan, Afrika ve Güney Amerika'nın geniş sahalarını kaplarlar.Jää peitti suuria alueita Etelä-Amerikasta ja Afrikasta.
Kadeh meyvenin 2/3'ünü kaplar.Suomessa valmistettiin 1/3 ja 2/3-litran pulloja.
Avrupa’da demir kaplar tarihöncesi devrin sonlarında kullanılmaya başlanmıştı.Manner-Euroopassa alettiin käyttää rautaa arkiesineissä aiemmin kuin Skandinaviassa.
Bataklıklar doğu sahillerinde oldukça geniş yer kaplar.Laidun on siellä parempaa kuin itärannikolla.
Ayrıca, içecekler için metal kaplar yerine daha kullanışlı olan kristal kap kullanımını da getirmiştir.Juoma-astioina hän käytti metallisten pikarien sijaan kristallisia.
Ormanlar ya da korular ülkenin yaklaşık %50'sini kaplar.Τα δάση και οι δασικές εκτάσεις καλύπτουν περί το 52% της εκτάσεως της χώρας.
Fındık bahçeleri mahallenin yaklaşık %80'ini kaplar.Η λίμνη σήμερα παρέχει περίπου το 80% των αλιευμάτων της χώρας.
Ovalar, ülkenin üçte ikisini kaplarlar.Τώρα καταλαμβάνουν τα δύο τρίτα τις παλιάς τους ζώνης.
Kaplara boşaltılarak soğuması beklenir.Kulværkerne at at folk fryser.
Uşak il topraklarının % 5,5'ini ovalar kaplar.Sumpede områder indtager i gennemsnit 5,5 % af territoriet.
Buğulama kapları geleneksel olarak bambudan yapılır.Disse pincetter er ofte fremstillet af bambus.
Mount Augustus, 8 km uzunluğunda olup 48 km² bir alanı kaplar.Mount Augustus dækker et område på ca. 48 km2 og har en næsten 8 km lang central højderyg.
Ölüler kişisel eşyaları, içine yiyecek ve içecek konan kaplarla birlikte gömülmektedir.De døde fik som regel personlige ejendele med og lerkar med mad og drikke.
Şehir, adanın tamamını kaplar.Bjerge opfylder hele øen.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.Holde leien tilbake helt eller delvis.
Işığa duyarlıdır, bundan dolayı oldukça koyu renkle kapalı kaplarda saklanmalıdır.Det er lyssensitivt og bør derfor lagres i lukkede, mørke beholdere.
Bazı kaplar açkılıdır.Noen leire stenges.
Japonya'nın tamamında olduğu gibi dağlar burada da büyük yer kaplar.I likhet med i de øvrige nordlige delstatene finnes det store fjellområder.
Kapların üzerine ilk süsler kazınarak yapılmıştır.Disse ble tidligere regnet som konspesifikke (samme art).
Stadyum, tüm spor kompleksi ile 33 hektarlık üzerinden 3.5 hektarlık bir alanı kaplar.Stadion tersebut menempati sebuah area seluas 5,5 hektar dari seluruh kompleks olahraga seluas 33 hektar.
HF-SbF5 bileşiklerini saklamak için yapılan konteynır ve kaplar PTFE'den üretilmektedir.Wadah untuk penyimpanan HF-SbF5 terbuat dari PTFE.
Bugün Volga deltası 27.224 km² lik bir alanı kaplar.Kini Delta Volga meliputi wilayah seluas 27.224 km².
Ayrıca, yumurtalarını insan yapımı su kaplarına bırakmayı sever.Nyamuk ini juga suka bertelur di wadah-wadah air yang dibuat oleh manusia.
Şehir, adanın tamamını kaplar.Taksi melayani ke seluruh pulau.
4,954 km²’lik bir alanı kaplar ve nüfusu 50.969’dur (2002).Daerah ini mencakup area seluas 4,954 km² dan memiliki populasi sebanyak 50,969 jiwa (sensus 2002).
Vücudunu siyah kıllar kaplar.Remaja:Tubuh hitam kecoklatan.
Böylelikle, ruhlar onları güçleriyle kaplar.Kemudian para senjata akan menyerap jiwa-jiwa itu.
Tüm ekranı kaplar ve artık doğru sütunu içermez.Nó bao gồm toàn bộ màn hình và không còn có cột bên phải.
Ama bulundukları kabı kaplarlar.Nhưng thư bị Viên Thiệu bắt được.
Pendjari Ulusal Parkı, Benin'in kuzeybatısında 2,755 kilometrekarelik (275,500 ha) bir alan kaplar.Pendjari có diện tích 2.755 kilômét vuông (275.500 ha) nằm về phía bắc của Tây Benin.
Orta Sibirya Platosu, Sibirya'nın üçte birini kaplar.Cao nguyên Trung Sibir chiếm một phần ba diện tích toàn Sibir.
Bu kaplar ölünün baş ve ayakucuna bırakılmış vaziyettedir.Các tướng Minh chỉ huy thành này là Lưu Tử Phụ và Lý Nhiệm chết trận.
Şehir, adanın tamamını kaplar.Khu kinh tế này bao trùm toàn bộ huyện đảo Phú Quốc.
Park 495.2 km2 alan kaplar ve Jamaika'nın kara yüzeyinin %4.5'ini oluşturur.Vườn quốc gia có diện tích 495,2 km2 chêism 4,5% diện tích của Jamaica.
82 milyon bellek kaplar ve şu anda Android sürüm 4.4 veya üstü gerektirir.Nó chiếm 82 triệu bộ nhớ và hiện yêu cầu phiên bản Android 4.4 trở lên.
Yeryüzünü tıpkı Nuh tufanında olduğu gibi sular kaplar.地上に現れる霧の雲(層雲)などはまさに霧状雲である。
Marsteller & Killman soba, yemek pişirme gereçleri, gıda kapları ve alüminyum şişeler üretti.Marstelller&Killmany社はコンロ、調理器具、食品容器やアルミボトルを製造していた。
Suni çim lifleri 20 santimetre zemine enjekte edilir ve yüzeyin yaklaşık %3'ünü kaplar.人工繊維は専用機械により深さ約20cmまで埋め込まれ、表面の約3%を覆う。
Yaklaşık 1,120 kilometrelik (696 mil / 746 Roma mili) mesafeyi kaplar.全長は約1,200km(746ローマ・マイル)。
Suda yaşayan canlıların cam kaplarda beslenmesi kavramı bu döneme dayanmaktadır.ガラス容器中で水生生物を飼うという考えは、少なくともこの頃に遡る。
Bugünkü Konya ve Karaman illerinin büyük bölümünü kaplar.現在の大字小湊の全域と内浦の一部にあたる。
Şehir, adanın tamamını kaplar.集落は島全体に点在している。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod