Sağ kanadı Güneş'i, sol kanadı Ay'ı kaplar.Seu olho direito é a lua, seu olho esquerdo o sol.
Engebeli araziler daha çok ilçe sınırlarının kenarlarında yer kaplar.Seus falantes ocupam áreas contíguas ao longo das fronteitas dos países.
Bu kaplardaki kemik kalıntıların incelenmesiyle çocuk mezarları olduğu anlaşılmaktadır.Lá eles vêem nos túmulos de fogo os hereges.
Orman ve fundalıklar il topraklarının %3’ünü kaplar.Pode ser chamada de floresta tropical caso ocupe apenas 3% do território nacional.
Mount Augustus, 8 km uzunluğunda olup 48 km² bir alanı kaplar.Mount Augustus is 8 km lang en bedekt een oppervlak van 48 km².
Millî parklar Litvanya topraklarının %2,3'lük bir kısmını kaplarlar.De nationale parken beslaan ongeveer 2,3 procent van Litouwen.
Üç ayaklı kaplar da ele geçmiştir.Zelfs mannetjes met drie legsels zijn waargenomen.
Işığa duyarlıdır, bundan dolayı oldukça koyu renkle kapalı kaplarda saklanmalıdır.De stof is lichtgevoelig en moet dus in goed gesloten, donker gekleurde potten bewaard worden.
HF-SbF5 bileşiklerini saklamak için yapılan konteynır ve kaplar PTFE'den üretilmektedir."Glaswerk" om HF-SbF5 in te bewaren of te laten reageren is van PTFE.
Alt dudakları ağızlarının yanlarını ve gagalarını kaplar.Haar linkerhand bedekt haar lies en schaamstreek.
Şehir, adanın tamamını kaplar.Deze nieuwe gemeente omvat het volledige eiland.
Ormanlar ya da korular ülkenin yaklaşık %50'sini kaplar.Bossen bedekken ongeveer 50% van het land.
Ülkenin 4/5'ini kaplar.4 en 5 van de groep op te tellen.
Özellikle yangın alanlarını hemen kaplar.Vooral missiegebieden zijn immediata.
14 milyon km2lik bir alanı kaplar ve 30 milyon km<sıp>3lük buz içerir.Het bedekt bijna 14 miljoen km2 en bevat ongeveer 30 miljoen km3 ijs.
Bu uyumsuzluklar belki milyonlarca ya da on milyonlarca yılık uzun jeolojik zaman dönemlerini kaplar.Het lijkt er op dat deze moleculen soms tientallen of honderden relevante configuratietoestanden hebben.
Millî parklar Litvanya topraklarının %2,3'lük bir kısmını kaplarlar.Obecnie parki narodowe zajmują 2,3% litewskiego terytorium.
Üç ayaklı kaplar da ele geçmiştir.I bez przerwy ganiał mnie pies z trzema nogami.
Fındık bahçeleri mahallenin yaklaşık %80'ini kaplar.Kompleksy leśne stanowią niemal 80% powierzchni parku.
Vücudunu siyah kıllar kaplar.Ciało smoliście czarne.
Sağ kanadı Güneş'i, sol kanadı Ay'ı kaplar.Prawe oko to Słońce, lewe było Księżycem.
Köytde son yıllarda en büyük alanı üzüm bağları kaplar.W Szwecji trwają największe od lat pożary lasów.
İki süsleme şekli de kapların adakları sunmak için kullanıldığı tapınaklar için tasarlanmıştır.Termin ten odnosi się również do świątyń, którym służyli.
Ama bulundukları kabı kaplarlar.Man räknar de stick man fått.
Ayrıca, yumurtalarını insan yapımı su kaplarına bırakmayı sever.Den lägger också gärna sina ägg i tillverkade vattenbehållare.
14 milyon km2lik bir alanı kaplar ve 30 milyon km<sıp>3lük buz içerir.Den täcker en yta på nästan 14 miljoner kvadratkilometer och innehåller 30 miljoner kubikkilometer is.
Ovalar, ülkenin üçte ikisini kaplarlar.Gegerna utgör två tredjedelar av befolkningen.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.Helt eller delvis inom stadsdelen.
Amerika, dünyanın toplam yüzölçümünün %8,3'ünü, karasal yüzölçümünün %28,4'ünü kaplar.Allt som allt äger staten 28,8 procent av landets yta.
Ormanlar ya da korular ülkenin yaklaşık %50'sini kaplar.Skogar och buskar upptar cirka 5 procent.
Bu nedenle farklı ekolojik alanları kaplarlar.På så vis nyttjar de olika ekologiska nischer.
Bölge, Lüksemburg topraklarının yaklaşık %32'sini kaplar.Ungefär två tredjedelar bor på Luzon.
Engebeli araziler daha çok ilçe sınırlarının kenarlarında yer kaplar.I en del fall sträcker sig storstadsområden över nationsgränser.
Onun dalları Gökyüzünü (Üst-Dünya’yı) kaplar.Над ними — небо в лініях хмар.
Tüm ekranı kaplar ve artık doğru sütunu içermez.Воно охоплює весь екран і більше не має правої колонки.
Kadeh meyvenin 2/3'ünü kaplar.Налити воду по стінці чашки на 2/3.
Şehir, adanın tamamını kaplar.Територія села займає весь острів.
Güneş Sistemi'nin merkezinde yer alıyor olsaydı fotosferi Jüpiter yörüngesini kaplardı.Якби зорю розмістити в центрі Сонячної системи, її фотосфера поглинула б орбіту Юпітера.
Buğulama kapları geleneksel olarak bambudan yapılır.Каркас традиційно виготовляється з розщепленого бамбука.
Büyük kaplara ait parçalar ele geçmiştir.Проте володіє відносно величезними капіталами.
1952 yılında açılan mezarlık 534 hektarlık bir alanı kaplar ve yaklaşık 1.300.000 mezara sahiptir.Станом на 1937 рік на цвинтарі було 54 поля і близько 115 тисяч поховань.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.Повністю або частково позбавлені луски.
Jömon halkı kilden kaplar yapmaya başladılar.«Майдан був розпочатий людьми.
İçerdeki program alanı 25 ilâ 58 mm arasında bir yarıçapı kaplar.Площа внутрішньої програми, посідає радіус від 25 до 58 мм.
Tablonun sağ üst bölümünü bir kilise kaplar.На верхній бані церкви встановлено блискавковідвід.
Zira Iriomote Adası sadece 290 kilometrekare bir alanı kaplar.Вид знайдений виключно на острові Іріомоте, який займає площу у 290 км².
(Şu An Kullanılmıyor) İktisadında pamukçuluk esas yeri kaplar.O obydleném místě pojednává článek Samota (místo).
Bazı kaplar açkılıdır.Některé otvory jsou zazděné.
Türk kahvesi kabaca çekilmiş kahvenin cezve denilen uzun saplı kaplar içinde pişirilmesiyle hazırlanır.Turecká káva, tzv. „turek“ se připravuje slitím jemně namleté kávy v šálku.
Yaklaşık 1,120 kilometrelik (696 mil / 746 Roma mili) mesafeyi kaplar.Její celková délka byla přibližně 1 120 km (746 římských mil).
İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini kaplar.Zahrnuje jižní dvě třetiny ostrova Velká Británie.
Şehir, adanın tamamını kaplar.Hlavní silnice obepíná ostrov po celém obvodu.
Engebeli araziler daha çok ilçe sınırlarının kenarlarında yer kaplar.Hranice oblastí respektují víceméně hranice okresů.
Afrika dünyanın en sıcak kıtasıdır, kurak alanlar ve çöller yüzeyinin %60'ını kaplar.Kontinent tvoří 60 % povrchu pouště a suché oblasti.
Filtrelerin altında toplama kaplarında biriken kül periyodik olarak boşaltılır.Odlétající částice jsou potom ve formě popela odloučeny ve filtrech.
Ekmek pişirme işi sobalarda ya da pileki adı verilen özel toprak kaplarda yapılmaktadır.Zapálit si cigaretu je dovoleno jen ve vymezených kuřárnách či na terasách restaurací.
Almanya 357.386 km2'lik bir alanı kaplar ve ılıman iklim kuşağının içinde yer alır.Rozloha Německa je 357 023 km², přičemž území státu se nachází v mírném podnebním pásmu.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.Hrad byl obehnán parkánem buď zcela anebo z části.
Bataklıklar doğu sahillerinde oldukça geniş yer kaplar.Na východním pobřeží jsou veliké zálivy.
Demirden, bronzdan ya da bakırdan yapılmış kaplar, önceden kullanılan kil kapların yerini almaya başladı.Kotlíky vyrobené z železa, bronzu nebo mědi se začaly používat místo keramických díky jednoduchosti použití.