Saray, yaklaşık 1 km²'lik bir alanı kaplar ve yaklaşık 5 metre yüksekliğinde surlarla çevrilidir.Le palais, qui occupe une parcelle de 1 km2, est entouré par des murs d'environ 5 m de haut.
HF-SbF5 bileşiklerini saklamak için yapılan konteynır ve kaplar PTFE'den üretilmektedir.Los contenedores para HF-SbF5 están hechos de PTFE.
Yeryüzünü tıpkı Nuh tufanında olduğu gibi sular kaplar.Cuando se dejó el agua en la tierra; en esa agua venía los ngen-ko como dueño de ellas.
Park 495.2 km2 alan kaplar ve Jamaika'nın kara yüzeyinin %4.5'ini oluşturur.El parque abarca 495,2 kilómetros cuadrados y representa el 4,5% de la superficie terrestre de Jamaica.
Bina 6.796 m² büyüklüğündedir ve toplam olarak 31.984 m²'lik bir alanı kaplar.El edificio tiene una superficie de 6796 m² y una superficie total de 31 984 m².
Liman 70 acre (28,3 ha) alanı kaplar.76 ascensores (38 por torre).
Buğulama kapları geleneksel olarak bambudan yapılır.Los de madera se suelen hacer de bambú.
Ülkenin kuzeyinde oldukça geniş bir alanı kaplar.Ocupa una gran área al norte.
Almanya 357.386 km2'lik bir alanı kaplar ve ılıman iklim kuşağının içinde yer alır.El territorio de Alemania abarca 357 386 km² de extensión y posee un clima templado.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.Estas áreas pueden solaparse total o parcialmente.
Tropik yağmur ormanları ülke topraklarının yaklaşık yüzde 40'ını kaplar.Las selvas tropicales abarcan más de la mitad del territorio nacional.
Vaud kantonu İsviçre'nin batısının büyük bir parçasını kaplar.El cantón de Vaud ocupa la mayor parte de la Suiza occidental.
Şehir, adanın tamamını kaplar.La última hace volar toda la isla.
Tatlı su gölü yaklaşık 1.000 km² alanı kaplar.La masa de agua mayor ocupa unos 1.000 metros cuadrados.
Üniversite kampüsü 48 hektarlık alan kaplar.14 hectáreas Parque Bosque del Colegio Militar.
Yerba mate, geleneksel kaplar içerisinde ve kendine özgü kamışı ile içilmektedir.Por lo mismo, ellos desenterraban a sus muertos y compartían con ellos esta bebida tradicional.
Koyu gridir ve genellikle gökyüzünü kaplar.Sopla todo el año, y normalmente lo acompañan cielos azules.
Yasak Şehir, dünyada halen var olan en geniş saray kompleksidir ve 72 hektarlık bir alanı kaplar.La Città Proibita è il più grande complesso di palazzi esistente al mondo coprendo 72 ettari.
Bu kaplar ölünün baş ve ayakucuna bırakılmış vaziyettedir.In essa si fondono il vivo e il morto.
Güneş Sistemi'nin merkezinde yer alıyor olsaydı fotosferi Jüpiter yörüngesini kaplardı.Se fosse posta al centro del sistema solare, la sua fotosfera arriverebbe fino all'orbita di Giove.
Müritz Gölü 118 km²'lik bir alan kaplar; fakat göl parkın sadece doğu kısmında bulunur.La Müritz ha una superficie di 118 km², ma solo la sua sponda orientale fa parte del parco nazionale.
Bunlar yüzlerce kilometrekare alanı kaplar.Ci sono centinaia di chilometri di scaffali.
Üniversite kampüsü 48 hektarlık alan kaplar.Accampamento di 48 ettari.
Bazı kaplar açkılıdır.Alcuni ceppi sono capsulati.
Binekler Legend Online'da çok büyük yer kaplar.Hanno un ruolo abbastanza importante nelle Leggende.
Tatlı su gölü yaklaşık 1.000 km² alanı kaplar.Lo specchio d'acqua permanente del lago copre una superficie di circa 1000 km².
Ovalar, ülkenin üçte ikisini kaplarlar.Sfollati i due terzi della città.
14 milyon km2lik bir alanı kaplar ve 30 milyon km<sıp>3lük buz içerir.Copre un'area di quasi 14 milioni di km² e contiene approssimativamente 30 milioni di km³ di ghiaccio.
Eskiden gıda maddelerini koymaya yarayan tahta kaplara külek denirdi.Раньше, деревянные ёмкости, в которые можно было положить продукты питания, назывались "кюлек".
İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini kaplar.Англия занимает две трети острова Великобритания.
Cisimlerin üzerini ince, beyaz bir buz tabakası kaplar.Над ним возвышался огромный белый ледник.
Kadeh meyvenin 2/3'ünü kaplar.Налить воду по стенке чашки на 2/3.
Çorba, derin çorba kaplarında servis edilir.Готовый умас закладывают в кипящий суп.
Geçmişte göl denizden 468 metre yükseklikte bulunurdu ve yüzölçümü 827 km² alanı kaplardı.Ранее озеро находилось на высоте 468 м над уровнем моря и имело площадь 827 км².
Kapların üzerine ilk süsler kazınarak yapılmıştır.В первом ярусе в их основании сделаны ширинки.
Güneş Sistemi'nin merkezinde yer alıyor olsaydı fotosferi Jüpiter yörüngesini kaplardı.Поместившись на место Солнца, её фотосфера поглотила бы орбиту Юпитера.
Bu kaplar Gordion kaplarıyla benzerlik gösterir.Они выглядят как головы горгон.
Bu nedenle farklı ekolojik alanları kaplarlar.Проходит по различным растительным зонам.
Orta Torosların uzantısı olan Aladağlar ilçe topraklarının tamamını kaplar.Мощности Вавилонской Башни достаточно, чтобы уничтожить все города земли.
İl topraklarının % 60’ını dağlar kaplar.60 % её территории занимают горы.
Vaud kantonu İsviçre'nin batısının büyük bir parçasını kaplar.Кантон Во занимает самую большую площадь на западе Швейцарии.
Japonya'nın tamamında olduğu gibi dağlar burada da büyük yer kaplar.Мехико со всех сторон окаймляют горы.
Hücre çekirdeğinin hacimce %25'ini kaplar.Ёмкость топливных баков увеличена на 25 %.
Orta Sibirya Platosu, Sibirya'nın üçte birini kaplar.تغطي هضبة سيبيريا الوسطى (Central Siberian Plateau) ثلث مساحة سيبيريا.
20.000 yıl önce: Çin'den en eski seramik depolama / pişirme kapları.قبل 20،000 سنة: أقدم فخار للتخزين / أواني الطبخ في الصين.
Başkenti Quetzaltenango'dur ve şu anki Guatemala'nın batısı ve Chiapas'ın bazı bölümlerini kaplar.وقد كانت عاصمتها كويزالتينانغو، الواقعة الآن في غرب غواتيمالا المعاصرة وبعض أجزاء تشياباس.
Bataklıklar ülkenin 1/6’ini kaplar.كتاب "سلسلة "هذه بلادنا 1.
Okyanusya kıtasında bulunur ve kıtanın çok büyük bir bölümünü kaplar.وهي أوائل الإذاعات في المنطقة الغربية ويغطي بثها مساحة كبيرة.
Bazı tüketici şişirme kalıplı kaplar ayrılmaz tutamaçlara sahiptir.بعض الحاويات لديها غطاء فضفاض عن الإغلاق.
Kaplar üzerinde yuvarlak, hilal biçimli ya da tüp biçimli delikli tutamaklar görülmektedir.و نجد أنواع من الرنجة، منها الرنجة المقطعة أو المقسمة، وهناك الرنجة الكاملة المملحة و المدخنة.
Havzası Afrika kıtasının onda birini kaplar.الرجل الذي أسلم على يده ملايين الأفارقة.
Sağ kanadı Güneş'i, sol kanadı Ay'ı kaplar.العين اليسرى الشمس والعين اليمنى القمر .
Buğulama kapları geleneksel olarak bambudan yapılır.Esse bastão de madeira é geralmente feito de bambu.
Bulunan aygıtlar bilinmeyen bir cihaza bağlı çoklu benzin kaplarıydı.Eles consistiam em múltiplos contêineres de gasolina conectados a um dispositivo desconhecido.
Şehir, adanın tamamını kaplar.Os comboios ligam toda a ilha.
Bu bölgedeki ülke ufak bir alanı kaplar.O resto do território apresenta uma ocupação pequena.
Yaklaşık 1268 koni şekilli aynı boyutlarda tepeler 50 kilometrekare dan fazla yer kaplar.São 1.268 montanhas em formas cônicas com tamanhos parecidos que ocupam uma área de 50 km².
Almanya 357.386 km2'lik bir alanı kaplar ve ılıman iklim kuşağının içinde yer alır.Ocupa uma área de 105.282,00 hectares em uma zona de transição entre o clima árido e semiárido.
Kadeh meyvenin 2/3'ünü kaplar.Deverá cobrir 2/3 do glúteo.
"Günbalı" denen pekmez türü şıranın geniş kaplarda, güneş altında suyunun uçurulmasıyla elde edilir.Lindos campos de altivos pinheiros, Quando o sol ornamenta o poente.