Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Nincsenek szivattyúk, nincsenek kohók, nincs méreg, nincs szennyezés.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Non ci sono aspiratori, non ci sono fornaci, non ci sono veleni, non c'è inquinamento.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Nu există aparate de vidare, nu există furnale, nu există otravă și nici poluare.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Sans aspirateur, sans hauts-fourneaux, pas de poison, pas de pollution.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Sem aspiradores. Sem fornos grandes. Não há contaminação, nem poluição.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Sin bombas de vacío ni altos hornos, sin polución ni contaminación.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Tanpa ada vakum, tanpa tungku besar, tanpa racun, tanpa polusi.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Zonder vacuüms, zonder ovens, zonder vergif, zonder vervuiling.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Δεν υπάρχουν ούτε κλίβανοι, ούτε μεγάλοι φούρνοι, δεν υπάρχει δηλητήριο, δεν υπάρχει ρύπανση.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.И не надо ему ни насосов, ни печей. Он не отравляет и не загрязняет.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Няма вакуум, големи пещи, няма отрови, няма замърсяване.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.אין שום מיכלי-ריק, שום כבשנים גדולים, אין שום רעל, אין שום זיהום,
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.وهي لم تحتاج اي افران كبيرة .. ولا فراغات كبيرة .. ولم تلوث .. او تسمم شيئاً
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.毒素も汚染物質も排出しません。 他の生物達は、もっと昔に−
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.그리고 한 권의 책은 대략 1메가 바이트 정도입니다. 그러므로, 만약 여러분이 국회도서관의 책들을 Microsoft Word에 가지고 있다면
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.En een boek, als je dat hebt, is ongeveer een megabyte, als je het in Microsoft Word zou hebben.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.Iar o carte, dacă ai avea o carte, are apropoape un megaoctet, daca ai avea-o în Microsoft Word.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.Um livro representa cerca de um megabyte, em formato de texto no Microsoft Word.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.Und ein Buch ist ungefähr ein Megabyte schwer, als Textdatei in Microsoft Word.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.Un livre représente environ un mégabyte, dans un format texte sous Microsoft Word.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.Y un libro, si usted tiene un libro, ocupa como un megabyte digo, si lo tiene en Microsoft Word.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.Zaś książka ma rozmiar około jednego megabajta, jeśli zapisać ją w edytorze tekstu Microsoft Word.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.Ένα βιβλίο από την άλλη, αν έχεις ένα βιβλίο, είναι περίπου 1 megabyte, αν αυτό είναι σε μορφή Microsoft Word.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.А книжка займає приблизно один мегабайт, якщо вона у форматі Microsoft Word.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.И если когда-либо у вас была книга, то вы знаете, что в формате Microsoft Word это около 1 мегабайта.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.Книга, ако имате книга, е около 1 мегабайт, ако се съхранява в Майкрософт Уърд.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.וספר, אם היה לך ספר, הוא בערך מגהבייט, אז -- אתם יודעים, אם היה לכם אותו בוורד של מיקרוסופט.
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.وحسب ما تعلم إذا كنت تملك كتاباً بصيغة Microsoft Word فإن حجمه حوالي ميغابايت واحد
Ve bir kitap da yaklaşık 1 megabayt yer kaplar, yani, Microsoft Word'e aktarırsanız falan.マイクロソフト ワードの場合では 2600万MBは26テラバイト
Ve bu kaplar da küflerin bakteri hücrelerinin duvarlarına saldırmasını temsil ediyor.곰팡이는 이 컵들로 나타낸 세균 세포벽을 공격합니다.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Assim que o Sol se põe atrás do templo dela, à tarde, cobre perfeitamente o templo dele com a sua sombra.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.A tak jako slunce zapadá za jejím chrámem odpoledne, dokonale zahaluje jeho chrám jejím stínem.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.En wanneer de zon 's avonds ondergaat achter haar tempel, bedenkt die zijn tempel perfect met haar schaduw.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.I gdy po południu słońce zachodzi za jej świątynią, wtedy pokrywa cieniem jego świątynię.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.해가 차차 저물면서는 오전과 반대로 왕비의 신전 그림자가 왕의 신전을 가리우죠.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Ko sonce zaide za njen tempelj, meče senco na njegov tempelj.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Och när solen går ner bakom hennes tempel på eftermiddagen, täcks hela hans tempel av hennes skugga.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Şi în timp ce soarele apune în spatele templului soţiei, scaldă perfect templul lui cu umbra ei.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Und wenn die Sonne am Nachmittag hinter ihrem Tempel untergeht, badet sein Tempel exakt in ihrem Schatten.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Và khi mặt trời lặn phía sau ngôi đền của bà vào buổi chiều, bóng của nó hoàn toàn phủ kín ngôi đền của ông.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Και καθώς ο ήλιος δύει πίσω από το ναό της το απόγευμα, λούζει ολοκληρωτικά το δικό του ναό με τη σκιά της.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.А во второй половине дня при заходе солнца тень от храма жены закрывает храм правителя.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.А когато привечер слънцето залязва зад нейния храм сянката му съвършено облива неговия храм.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.А коли після полудня сонце сідає поза її храмом, воно повністю обволікає храм короля тінню його коханої.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.ואחה"צ, כשהשמש שוקעת מאחורי מקדשה, היא מטבילה כליל את מקדשו בצילה.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.وعندما تغرب الشمس وراء نصبها في فترة ما بعد الظهر، تغسل نصبه بظل نصبها بشكل رائع.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.妻の影が 王の神殿を優しく撫でる 1300年の時を越えた今も 2人は石碑越しに
Yani bu su sadece iki kaplar.Así que esto es solo dos recipientes de agua.
Yani bu su sadece iki kaplar.Das sind also nur zwei Behälter mit Wasser.
Yani bu su sadece iki kaplar.Dus dit is gewoon een oplossing - nee, dit zijn gewoon twee bakken met water,
Yani bu su sadece iki kaplar.Jadi ini hanya dua wadah air.
Yani bu su sadece iki kaplar.그래서 여기 두 용액은 그냥 물입자가 답긴 그냥 그릇이에요
Yani bu su sadece iki kaplar.Quindi questa è una soluzione, e questi solo due contenitori di acqua.
Yani bu su sadece iki kaplar.Så detta är bara två behållare med vatten.
Yani bu su sadece iki kaplar.Toto sú iba 2 nádoby s vodou.
Yani bu su sadece iki kaplar.Więc mamy dwa naczynia z wodą.
Yani bu su sadece iki kaplar.Zatím ovšem máme jen dvě nádoby s vodou.
Yani bu su sadece iki kaplar.それじゃあ、ここに溶質を入れてみよう。
Yani, kendini büyük gösterirsin, uzatırsın, alan kaplarsın, temel olarak genişlersin.Alors vous vous grandissez, vous vous étirez, vous prenez de l'espace, en fait vous vous ouvrez.
Yani, kendini büyük gösterirsin, uzatırsın, alan kaplarsın, temel olarak genişlersin.Ci si rende più grandi, ci si allunga, si prende spazio, in sostanza ci si apre.