Ana içeriğe geç
Sözlük

kaplar ile cümle

kaplar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.A nádoby, ktoré sú ti dané pre službu domu tvojho Boha, oddaj všetky pred Bohom Jeruzalema.
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.Dépose devant le Dieu de Jérusalem les ustensiles qui te sont remis pour le service de la maison de ton Dieu.
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.Gli arredi che ti sono stati consegnati per il culto del tuo Dio, rimettili davanti al Dio di Gerusalemme
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.In posode, ki so ti dane za službo v hiši Boga tvojega, oddaj pošteno pred Bogom v Jeruzalemu.
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.네 하나님의 전에서 섬기는 일을 위하여 네게 준 기명은 예루살렘 하나님 앞에 드리고
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.Men de kar som du har fått til tjenesten i din Guds hus, dem skal du gi fra dig for Jerusalems Guds åsyn.
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.Naczynia też, któreć są oddane do usługi domu Boga twego, oddaj przed Bogiem w Jeruzalemie.
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.Nádoby pak, kteréžť jsou dány k službě domu Boha tvého, navrať před Bohem v Jeruzalémě,
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.Och alla de kärl som givas dig till tempeltjänsten i din Guds hus skall du avlämna inför Jerusalems Gud.
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.Und die Gefäße, die dir gegeben sind zum Amt im Hause Gottes, überantworte vor Gott zu Jerusalem.
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.И сосуды, которые даны тебе для служб в доме Бога твоего, поставь пред Богом Иерусалимским.
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.И съдовете, които ти са дадени за службата на дома на твоя Бог, предай ги пред ерусалимския Бог.
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.ומאניא די מתיהבין לך לפלחן בית אלהך השלם קדם אלה ירושלם׃
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.والآنية التي تعطى لك لاجل خدمة بيت الهك فسلمها امام اله اورشليم.
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.所 交 給 你 神 殿 中 使 用 的 器 皿 、 你 要 交 在 耶 路 撒 冷 神 面 前
Tanrının Tapınağının hizmetinde kullanılmak üzere sana verilen kapların hepsini Yeruşalimin Tanrısına sun.所交給 你 神殿 中 使用 的 器皿 、 你 要 交 在 耶路撒冷 神 面前
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Begge ligger de i støvet, og makk dekker dem.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Beiden worden in hetzelfde stof begraven en door dezelfde wormen opgegeten.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Cả hai đều nằm chung trong bụi đất , Giòi sâu che_lấp họ .
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Cả hai đều nằm chung trong bụi đất, Giòi sâu che lấp họ.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.de lægger sig begge i Jorden, og begge dækkes af Orme!
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Együtt feküsznek a porban, és féreg lepi õket.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Et tous deux se couchent dans la poussière, Tous deux deviennent la pâture des vers.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Jednostejně v prachu lehnou, a červy se rozlezou.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Juntamente jazem no pó, e os vermes os cobrem.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.이 둘이 일반으로 흙 속에 눕고 그 위에 구더기가 덮이는구나
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Namun di kuburan, mereka sama-sama terbaring; dikerumuni oleh ulat dan cacing
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Nella polvere giacciono insieme e i vermi li ricoprono
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.No, spolu ľahnú do prachu, a červy ich pokryjú.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Pero ambos yacen en el polvo, y los gusanos los cubren
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.şi amîndoi adorm în ţărînă, amîndoi sînt mîncaţi de viermi.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Skupaj ležita v prahu, črvad ju oba pokriva.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Spólnie w prochu leżeć będą, a robaki ich okryją.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Tillsammans ligga de så i stoftet, och förruttnelsens maskar övertäcka dem.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.und liegen gleich miteinander in der Erde, und Würmer decken sie zu.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Yhdessä he panevat maata multaan, ja madot peittävät heidät.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Θελουσι κοιτεσθαι ομου εν τω χωματι, και σκωληκες θελουσι σκεπασει αυτους.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.Заедно лежат в пръстта, И червеи ги покриват.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.И они вместе будут лежать во прахе, и червь покроет их.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.יחד על עפר ישכבו ורמה תכסה עליהם׃
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.كلاهما يضطجعان معا في التراب والدود يغشاهما
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.他 們 一 樣 躺 臥 在 塵 土 中 、 都 被 蟲 子 遮 蓋
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.他 們一樣躺臥 在 塵 土中 、 都 被 蟲子 遮蓋
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.A mamy ten skarb w naczyniu glinianem, aby dostojność tej mocy była z Boga, a nie z nas.
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.Ez a kincsünk pedig cserépedényekben van, hogy amaz erõnek nagy volta Istené legyen, és nem magunktól való.
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.Imamo pa ta zaklad v lončenih posodah, da bi bila preobilnost moči iz Boga in ne iz nas.
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.우리가 이 보배를 질 그릇에 가졌으니 이는 능력의 심히 큰 것이 하나님께 있고 우리에게 있지 아니함을 알게 하려 함이라
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.Mámeť pak poklad tento v nádobách hliněných, aby vyvýšenost moci byla Boží, a ne z nás.
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.Men denne Skat have vi i Lerkar, for at den overvættes Kraft må være Guds, og ikke fra os,
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.Men vi har denne skatt i lerkar, forat den rike kraft skal være av Gud og ikke av oss,
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.No, ten poklad máme v hlinených nádobách, aby svrchovanosť moci bola Božia a nie z nás,
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.Маємо ж скарб сей у глиняних посудах, щоб премножество сили було від Бога, а не від нас.
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.Но сокровище сие мы носим в глиняных сосудах, чтобыпреизбыточная сила была приписываема Богу, а не нам.
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.אבל יש לנו האוצר הזה בכלי חרש למען אשר תהיה הגבורה היתרה לאלהים ולא מאתנו׃
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.ولكن لنا هذا الكنز في اوان خزفية ليكون فضل القوة للّه لا منا.
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.我 們 有 這 寶 貝 放 在 瓦 器 裡 、 要 顯 明 這 莫 大 的 能 力 、 是 出 於 神 、 不 是 出 於 我 們
Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.我 們有這寶貝 放在 瓦器裡 、 要 顯明這 莫大 的 能力 、 是 出 於 神 、 不 是 出於 我們
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Ale nie posiada pomp, czy wielkich pieców. Nie ma trucizn, nie wydziela zanieczyszczeń.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Không có chân không. Không có lò nung lớn. Không có chất độc.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.진공펌프도 없고, 큰 용광로도 없습니다. 유해물질도, 공해도 발생하지 않죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod