Sık gidilmeyen kaplıcaları severim.I like hot springs off the beaten track.
Kasaba kaplıcası ile ünlüdür.The town is famous for its hot spring.
Bu kaplıcanın açık hava kaplıcası harika.The outdoor spa at this hot-spring is wonderful.
Kaplıcaya gitmek ve kayak yapmak arasında kaldım.We're torn between going to a hot spring and going skiing.
Bu hafta sonu kaplıcaya gitmeyi göze alamam. Ben meteliksizim.I can't afford to go to the onsen this weekend. I'm broke.
Japonya'da bir sürü kaplıca var.There are a lot of hot springs in Japan.
Sapa kaplıcaları severim.I like hot springs that are off the beaten track.
Kaplıcalarda bir bardak şarap içerken bunu görüşelim.Let's discuss this over a glass of wine in the hot springs.
Norikura'da kaplıcaya girmek harikadır.Getting into a hot spring at Norikura is great.
Japonya'da birçok kaplıcalar vardır.In Japan, there are lots of hot springs.
Japonya'da birçok kaplıca var.In Japan, there are many hot springs.
Japonya'da pek çok kaplıca vardır.In Japan, there are many hot springs.
Tesadüfen, bir kaplıca buldum.By chance, I found a hot spring.
Mary kaplıcaya gitmeyi sever.Mary loves going to the spa.
Spa bir kaplıca şehridir.Spa is a spa town.
Kaplıcalar, Roma hamamlarıydı.Thermae were Roman baths.
Mary ile bir kaplıcaya gittim.I went to a spa with Mary.
Hafta sonu için onu bir kaplıcaya davet etti.He invited her for a spa weekend.
Mary her hafta kaplıcaya gider.Mary goes to the spa each week.
1964 yılından bu yana, kasaba Luftkurort olarak, bir dağ kaplıca kenti şeklinde sınıflandırılmıştır.Since 1964, the town has been classified as a Luftkurort, a mountain spa town.
Kaplıcalar spa olarak değerlendirilmektedir.The hot springs are evaluated as spa.
1740'ta Southampton bir kaplica kentine dönüşmüştür.Southampton became a spa town in 1740.
Bölgede kaplıcalar ve soğuk su kaynakları bulunmaktadır.Hot springs and cold water sources are found in these areas.
Kaplıcanın sıcaklığı ise 64 derece.This coin weight 64 grains.
Belirlenen iklim kaplıca Salzkammergut bölgesi içindedir.The designated climatic spa is within the Salzkammergut region.
Çünkü kaplıca gebe yani hamile olamayanlara iyi gelmektedir.Does begin estrus again if they do not become pregnant.
Kaplıca hakkındaki ilk bilgiler Avrupalı kaşifler ve araştırmacılar tarafından kaydedilmiştir.Knowledge of them primarily consists of word lists collected by European missionaries and explorers.
Kuzey bölgelerde kaplıcaların bulunduğu alanda obsidyen oluşumları sıklıkla gözlemlenir.The endangered northern spotted owl is seen occasionally.
Nonaka, uzun süre yaşamasının nedeninin sürekli gittiği kaplıcalar olduğunu ifade etmiştir.Geeben revealed that her secret to long life was always to be busy.
Yörede bulunan kaplıcalar ülke çapında meşhurdur.Mexican restaurants are prominent throughout the state.
Ayrıca köyde kaplıcalar bulunmaktadır.Also, there are pandits in the village.
Ayrıca kaplıcadan faydalanılan pansiyonlar bulunmaktadır.In addition, there is a cottage that can also be rented.
Sambiase antik çağlardan beri şifalı kaplıcaları ile bilinmektedir.However, it is known that Hulcote has been consistently occupied since the Dark Ages.
Aroma terapisi Kaplıca terapisiTötterötukka tilkitsi RoPS-maalin
Birçok hastalığa iyi gelen şifalı su kaplıcası (ılıca) vardır."बिहारः शौचालय के लिए बहुओं ने अन्न-जल का किया त्याग".
İlçede şeker fabrikası ve kaplıcalar bulunmaktadır.There exists a sugar mill and factories of sausages and tanning.
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.I was helping clean the onsen, the communal onsen, the huge giant bathtubs.
Fakat en mantıklısı kaplıcaların varlığı ile açıklanabilirdi.But the only logical [explanation] was that there were hot springs.
Bu yüzden deniz altında bir kaplıca var olmak zorundaydı.So, there must be underwater hot springs.
Değerlendirmedeki bir diğer yaklaşım da kaplıca binalarının bir başka yer taşınması şeklinde.Another approach under consideration is to move the thermal spring buildings to another location.
Virüsün patlak vermesi nedeniyle Kuzey Kore'deki kayak merkezleri ve kaplıcalar kapatıldı.Due to the outbreak of the virus, ski resorts and spas in North Korea have been closed.
1920 yılında, Burabay ulusallaştırılmış ve ulusal öneme sahip bir kaplıca kenti ilan edilmiştir.In 1920, Burabay has been nationalized and declared spa town of national importance.
Bormanicus : Galiçya tanrısı Bormanus'a benzer kaplıcalar tanrısı.Bormanicus: god of hot springs similar to the Gaulish god, Bormanus.
Bath'taki Romalı tapınağı, tapınak kaplıcasının birincil tanrısı olarak Sulis Minerva'ya adanmıştır.At Bath, the Roman temple was dedicated to Sulis Minerva as the primary deity of the temple spa.
Grannus, Kaplıcalar, güneş, yangınlar, şifalı termal ve mineral kaynakları ile ilişkili bir tanrı.Grannus, a god associated with spas, the sun, fires and healing thermal and mineral springs.
Kaplıca şehirleriSpa towns
Ünlü kaplıcalar, Kavala'daki Loutra Eleftheron'dur.[1]The famous thermal springs are Loutra Eleftheron in Kavala.[1] [circular reference]
1952'de son iki kaplıca kaynağı olan Kyselka ve Nový vrt delindi. [1]In 1952, the last two spa springs, Kyselka and Nový vrt, were drilled.[3]
Ünlü kaplıca kenti Piešťany, Považský Inovec'in alt kısımlarında yer almaktadır.The famous spa city of Piešťany lies under Považský Inovec.
Gayzerler, fumaroller ve kaplıcalar hem gölün yanında bulunur.Geysers, fumaroles, and hot springs are found both alongside and in the lake.
Kamp kurulan yerin yakınlarında sürekli kaynayan birkaç kaplıca vardı.Near where we encamped were several hot springs which boiled perpetually.
Kaplıca alanları Hadeen döneminde volkanik kara kütlelerinde bol miktarda bulunmuş olabilir.[3]Hot spring fields could have been abundant at volcanic landmasses during the Hadean.[3]
Beldenin batısında Uyuz Kaplıcası bulunmaktadır.Im Westen befindet sich darunter eine Rechteckblende.
Buradaki adalar düzdür ve San Blas kaplıcasının bulunduğu Jabalí Adası dışında tamamen boştur.Die Inseln dort sind flach und mit Ausnahme der Isla Jabalí, auf der der Badeort San Blas liegt, unbewohnt.
Şifalı ılıcalarda, birçok hastalığın iyileşmesinde yararlanılan birçok kaplıca bulunur.Vom Berühren der Statue erhoffen sich viele die Heilung von Krankheiten.
Kaplıca suyu özellikle romatizma rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.Das Wasser ist besonders für Rheumakranke heilsam.
1936 – 1938 İzu, Peninsula’daki kaplıca tesislerinde ailesiyle yaşadı.In den Jahren 1938 bis 1946 wohnte er mit seiner Familie in Sichuan.
Kaplıcanın tasarımı sonradan yapılan birçok anıtsal kamu binasına örnek olmuştur.Es diente als Vorbild für viele spätere Palastbauten.
Bölgede kaplıcalar ve soğuk su kaynakları bulunmaktadır.Es bestehen im Areal Kalt- und Warmwasserquellen.
Kaplıca yöre halkı tarafından banyo amaçlı kullanılmaktadır.Der Erdfallsee wird noch gerne von der einheimischen Bevölkerung zum Baden genutzt.