Ana içeriğe geç
Sözlük

kaplı ile cümle

kaplı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Aqui está um exótico mundo habitado, principalmente coberto de líquido.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Aquí es un mundo habitado exótico... .. .mostly cubierto con un líquido.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Berikut ini adalah dunia yang dihuni eksotis... ... Sebagian besar tertutup dengan cairan.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Ecco un esotico mondo abitato... ...coperto quasi completamente da un liquido.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Hier ist eine exotische Welt voll Leben... ...die größtenteils flüssig ist.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.이곳은 대부분이 물로 덮혀있는 인간이 살고있는 색다른 세계 입니다.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Voici une étrange planète habitée. Elle est recouverte de liquide.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Това е един екзотичен населен свят, покрит предимно с течност.
İsval kaya ve kumlarla kaplı amansız bir ülke.Isval är ett kärvt land, fullt av klippor och sand.
İsval kaya ve kumlarla kaplı amansız bir ülke.Isval er et barskt land med klipper og sand.
İsval kaya ve kumlarla kaplı amansız bir ülke.Isval é uma terra dura, cheia de pedras e de areia.
İsval kaya ve kumlarla kaplı amansız bir ülke.Isval è una terra brulla, piena di rocce e sabbia.
İsval kaya ve kumlarla kaplı amansız bir ülke.Isval on karu maa, täynnä kallioita ja hiekkaa.
İsval kaya ve kumlarla kaplı amansız bir ülke.Isval to surowa kraina, zbudowana ze skał i piasku.
İsval kaya ve kumlarla kaplı amansız bir ülke.Isvar es una tierra áspera, llena de rocas y arena.
İsval kaya ve kumlarla kaplı amansız bir ülke.Το Ίσβαλ είναι μια άγρια γη, με βράχους και άμμο.
İsval kaya ve kumlarla kaplı amansız bir ülke.Ишвал - суровая земля, там много камней и песка.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Imaginați-vă, să încerci să-ți faci prieteni când ești acoperit cu spini ascuțiți și veninoși.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Imaginem-no a tentar fazer amigos coberto de espinhos venenosos como navalhas.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Imaginen tratar de hacer amigos cubierto de afiladas púas venenosas.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Imaginez essayer de se faire des amis quand on est couvert de piques empoisonnées aiguisées comme des rasoirs.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Immaginatevi di farvi un amico ricoperto di barbigli velenosi taglienti come una lama.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.자 친구를 사귀어 본다라고 해보죠. 근데 그 친구가 극도로 날카롭운 독가시로 무장되어 있다면 어떻게 하시겠어요?
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Představte si seznamování, když jste celí pokrytí trny ostrými jako břitva.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Probeer maar eens vrienden te maken terwijl je bedekt bent met vlijmscherpe giftige weerhaken.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Wyobraźcie sobie zawieranie przyjaźni, gdy jesteście pokryci ostrymi trującymi wąsami.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Представете си, да се опитвате да създадете приятели, покрити с остри като бръснач отровни шипове.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Представьте, каково это пытаться подружиться с кем-то, будучи покрытым острыми как бритва ядовитыми колючками.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.תארו לעצמכם לנסות למצוא חברים מכוסים בתיילים רעילים חדים כתער.
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.حاولوا تخيل كيفية انشاء صداقات وانت محاط بشفرات حلاقة مسمومة !
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.毒針だらけだったらどうします? Facebookで公表するのもためらうでしょ?
Kaliforniya'nın kuzey kıyıları yağmur ormanlarıyla kaplı.캘리포니아의 북부해안에는 우림이 있습니다.
Kaliforniya'nın kuzey kıyıları yağmur ormanlarıyla kaplı.בחוף הצפוני של קליפורניה יש יערות גשם --
Kaliforniya'nın kuzey kıyıları yağmur ormanlarıyla kaplı.يحوي الساحل الشمالي لولاية كاليفورنيا غابات مطيرة --
Kaliforniya'nın kuzey kıyıları yağmur ormanlarıyla kaplı.年に2,500ミリ以上も雨が降る場所です
Kanatlarında algılayıcılar var. Kanatları sensörlerle kaplı.Ich skrzydła pokryte są sensorami.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.Aripa e acoperită cu senzori, inclusiv unii care simt eventuala deformare a aripii.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.As asas estão cobertas de sensores, incluindo uns que sentem a deformação da asa.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.A szárnyukat borító szenzorok egy része a szárny deformációját érzékeli.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.Cánh của chúng được bao phủ bởi hay có chứa các dây thần kinh cảm ứng cảm nhận sự biến dạng của cánh
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.Deras vinge är täckt av sensorer, som inkluderar sensorer som kan känna om vingens form har ändrats.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.Hun vleugel is bedekt met sensoren, waaronder sensoren die vervorming van de vleugel voelen.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.Ihre Flügel sind mit Sensoren übersät, einige können auch eine Flügeldeformation erkennen.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.Křídla jsou senzory pokryta, včetně senzorů, které detekují deformaci křídla.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.La loro ala è ricoperta di sensori, compresi sensori che percepiscono la deformazione dell'ala.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.Leurs ailes sont couvertes de capteurs, y compris des capteurs qui mesurent la déformation de l'aile.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.Sayapnya dipenuhi sensor, termasuk sensor yang dapat merasakan perubahan bentuk sayap.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.Su ala está cubierta de sensores, incluyendo sensores que detectan la deformación del ala.
Kanatları sensörlerle kaplı. Bazı sensörler kanat deformasyonlarını algılıyor.Их крылья покрыты сенсорами, включая сенсоры, способные чувствовать деформацию крыла.
Kanatları sensörlerle kaplı.파리의 날개는 센서로 뒤덮혀 있는데,
Kanatları sensörlerle kaplı.הכנף שלהם מכוסה בחיישנים, כולל חיישנים
Kanatları sensörlerle kaplı.وأجنحتها مغطاة بأجهزة استشعار، بما في ذلك أجهزة استشعار
Kanatları sensörlerle kaplı.そのセンサーの中で、 形状の変形を感知するセンサーもある。
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.Aiutavo nelle pulizie del bagno comunale, delle enormi vasche.
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.Ajutam la curăţarea onsen-ului comunal, nişte băi publice imense.
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.Ayudé a limpiar los baños comunales las enormes, gigantescas bañeras.
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.Czyściliśmy publiczne onseny - miejskie łaźnie. Czyściliśmy publiczne onseny - miejskie łaźnie.
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.Estava a ajudar a limpar as "onsen", as termas comunitárias, as banheiras enormes, gigantes.
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.Ich half dabei, die Onsen, die kommunalen Onsen, die riesengroßen Badewannen zu säubern.
Kaplıcayı, halka açık olan kaplıcayı, büyük devasa küvetleri temizlemelerine yardım ediyordum.Ik hielp met het schoonmaken van de onsen, reusachtige gemeenschappelijke baden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod