Masa tozla kaplıydı.The table had been covered with dust.
Tom uyandığında her şey karla kaplıydı.When Tom woke up, everything was covered with snow.
Gökyüzü tamamen bulutlarla kaplıydı.The sky was all covered with clouds.
Bıçaklar pas ile kaplı.The knives are covered with rust.
Mary ile bir kaplıcaya gittim.I went to a spa with Mary.
Sokaklar karla kaplıydı.The streets were covered with snow.
Gökyüzü bugün bulutlarla kaplı.The sky is covered with clouds today.
Kütüphanenin ortasında tamamen dergilerle kaplı bir masa vardı.In the middle of the library there was a table completely covered with magazines.
Tom kanla kaplıydı.Tom was covered in blood.
Tom sümüklü yapışkan maddeyle kaplı.Tom is covered in slimy goo.
Tom kir ve pislikle kaplı.Tom is covered in dirt and grime.
Tom eve geldiğinde çamurla kaplıydı.Tom was covered in mud when he came home.
Tom eve çamurla kaplı geldi.Tom came home covered with mud.
Benim havlum kırmızı karıncalarla kaplı!My towel is covered in red ants!
Tom'un masası malzeme ile kaplı.Tom's desk is covered with stuff.
Bütün yer karla kaplıydı.The whole place was covered in snow.
Zemin karla kaplıydı.The ground was covered in snow.
Hafta sonu için onu bir kaplıcaya davet etti.He invited her for a spa weekend.
Dan'in bıçağı kanla kaplıydı.Dan's knife was covered with blood.
Mary her hafta kaplıcaya gider.Mary goes to the spa each week.
Kiril alfabesi, Latin alfabesinden daha fazla yer kaplıyor.The Cyrillic alphabet takes up more space than the Latin one.
Caddeler eski mağazalarla kaplı.The streets are lined with old shops.
Gemi, kalın sisle kaplı, şafakta yola çıktı.The ship, covered in thick fog, set sail at dawn.
O, dövmeleriyle kaplıydı.She covered her tattoos.
Tom morluklarla kaplıydı.Tom was covered in bruises.
Tom'un evi tamamen karla kaplıydı.Tom's house was completely covered in snow.
Çatılar karla kaplıydı.The roofs were covered with snow.
Dağın yamaçları ve bütün ağaçlar karla kaplıydı.The slopes of the mountain and the trees were all covered in snow.
Bütün kasaba karla kaplıydı.The whole town was covered in snow.
Alanlar yoğun karla kaplıydı.The fields were covered by heavy snow.
Kadınlarımı bademlerimi sevdiğim gibi severim: pişmiş ve çikolata kaplı.I like my women like I like my almonds: baked and covered in chocolate.
Karla kaplı dağ zirvesini görebiliyor musun?Can you see the mountain peak covered with snow?
Tüm şehir sarı toz kaplıydı.The entire city was covered in yellow dust.
Kitaplar tozla kaplı.The books are covered in dust.
Mary mutfağa girdiğinde, zemin suyla kaplıydı.When Mary entered the kitchen, the floor was covered in water.
Küçük bir orman deresi yosun kaplı ağaçların arasında akıyordu.A small forest brook flowed between the moss-covered trees.
Amerikan tarzı pizzalar peynirle kaplıdır ama Napoli tarzı pizzalar değildir.American-style pizzas are covered with cheese, but not Neapolitan-style pizzas.
Bu tropik adanın palmiye ağaçları ile kaplı güzel beyaz kumlu plajları var.This tropical island has beautiful white sand beaches lined with palm trees.
Sokaklar karla kaplıdır.The streets are covered with snow.
Caddeler karla kaplıdır.The streets are covered with snow.
Tom'un vücudu morluklarla kaplıydı.Tom's body was covered with bruises.
Tom çamurla kaplıydı.Tom was covered with mud.
Dağ, karla kaplıydı.The mountain was covered in snow.
Tom kanla kaplı bulundu.Tom was found covered in blood.
Resepsiyon tozla kaplıydı.The desk was covered with dust.
Kanla kaplıydılar.They were covered in blood.
Arazi güzel yeşil çimlerle kaplıdır.The field is covered in nice green grass.
Mutfak soluk sarı çinilerle kaplıydı.The kitchen was lined with pale yellow tiles.
İlkbaharda tarlalar karahindiba ile kaplıdır.In the spring, the fields are covered with dandelions.
Elbise mavi kadife ile kaplıydı.The dress was covered with blue velvet.
Bu yastık kadife ile kaplıdır.This pillow is covered with velvet.
Leyla kanla kaplıydı.Layla was covered in blood.
Bu bronz heykel pasla kaplıdır.This bronze statue is coated with patina.
Leyla'nın yüzü kanla kaplıydı.Layla's face was covered in blood.
Leyla'nın gömleği kanla kaplıydı.Layla's shirt was covered in blood.
Tom'un gömleği kanla kaplıydı.Tom's shirt was covered with blood.
Tom'un yüzü kanla kaplıydı.Tom's face was covered with blood.
Sami yapraklarla kaplı bir bulvarda yaşıyordu.Sami lived on a leafy avenue.
Sami'nin yüzü kanla kaplıydı.Sami's face was covered in blood.
Tom'un evindeki her şey tozla kaplıydı.Everything in Tom's house was covered with dust.