O, çürüklerle kaplıydı.He was covered with bruises.
Tepeden tırnağa çamurla kaplıydı.He was covered with mud from head to foot.
O çamurla kaplıydı.He was covered with mud.
Onun yüzü sivilceler ile kaplıdır.Her face is covered with pimples.
Fuji Dağının tepesi karla kaplıdır.The top of Mt. Fuji is covered with snow.
Fuji dağının tepesi karla kaplıydı.The top of Mt. Fuji was covered with snow.
Fuji Dağ'ı karla kaplıydı.Mt. Fuji was covered with snow.
Fuji Dağı kışın karla kaplıdır.Mt. Fuji is covered with snow in winter.
Oda tozla kaplıdır.The room is covered with dust.
Duvar boya ile kaplıydı.The wall was coated with paint.
Duvar yazılarla kaplıydı.The wall was covered with graffiti.
Kaldırım dökülen yapraklarla kaplıydı.The sidewalk was covered with fallen leaves.
Saha karla kaplıydı.The field is covered with snow.
Fuji dağının zirvesi karla kaplıydı.The summit of Mt. Fuji was covered in snow.
Bu dağ tüm yıl boyunca karla kaplıdır.This mountain is covered in snow all-year-round.
Tepesi karla kaplı olan şu dağı görebiliyor musun?Can you see that mountain with the snow-covered peak?
O baştan aşağı çamurla kaplıydı.He was covered in mud from head to foot.
Sapa kaplıcaları severim.I like hot springs that are off the beaten track.
Kaplıcalarda bir bardak şarap içerken bunu görüşelim.Let's discuss this over a glass of wine in the hot springs.
Norikura'da kaplıcaya girmek harikadır.Getting into a hot spring at Norikura is great.
Kışın, yollar buzla kaplıdır.In winter, the roads are covered with ice.
Leylak kokusu bahçeyi kaplıyordu.The scent of lilacs is pervading the garden.
Onun botu ve pantolonu çamurla kaplıydı.His boots and pants were covered with mud.
Yüksek ev, sazdan bir çatı ile kaplıydı.The high house was covered with a thatched roof.
Bir teflon kaplı tava almalıydın.You should have bought a Teflon-coated pan.
Tepe karla kaplı olurdu.The hill used to be covered in snow.
Köpek baştan ayağa çamur kaplıydı.The dog was covered in mud from head to foot.
Hiç çikolata kaplı patlamış mısır yedin mi?Have you ever eaten chocolate-covered popcorn?
Japonya'da birçok kaplıcalar vardır.In Japan, there are lots of hot springs.
Japonya'da birçok kaplıca var.In Japan, there are many hot springs.
Japonya'da pek çok kaplıca vardır.In Japan, there are many hot springs.
Duvar, yazılarla kaplıdır.The wall is covered with graffiti.
Tesadüfen, bir kaplıca buldum.By chance, I found a hot spring.
Bütün sene boyunca bu dağ karla kaplı.This mountain is covered with snow all year round.
Bu dağ bütün yıl karla kaplıdır.This mountain is snow-covered the entire year.
Dün Mary bana mavi kaplı bir kitap verdi.Yesterday, Mary gave me a book with a blue cover.
Duvarlar kanla kaplı.The walls are covered with blood.
Burada her şey tozla kaplı.Everything here is covered in dust.
Mary kaplıcaya gitmeyi sever.Mary loves going to the spa.
Tom terle kaplıydı.Tom was covered with sweat.
Arabam güvercin pisliği ile kaplı.My car is covered with pigeon poop.
Arabam güvercin dışkısıyla kaplıdır.My car is covered with pigeon poop.
Spa bir kaplıca şehridir.Spa is a spa town.
Biz duvarı kille kaplıyoruz.We are coating the wall with clay.
Bütün şehir karla kaplı.The whole city is covered with snow.
Odasının duvarları posterlerle kaplıydı.The walls of her room were covered in posters.
Çatı metal levha ile kaplıdır.The roof is covered with sheet metal.
Her şey tozla kaplıdır.Everything is covered with dust.
Champ du Feu karla kaplıydı.The Champ du Feu was covered in snow.
Yüzün meni ile kaplı.Your face covered with cum.
Onun yüzü kanla kaplıydı.His face was covered in blood.
Çocuklar tamamen çamurla kaplıydı.The boys were completely covered in mud.
Zemin tamamen büyük bir halı ile kaplıydıThe floor was completely covered by a large rug.
Tom toz kaplı ön cama adını yazdı.Tom wrote his name on the dust-covered windshield.
O koltuk çok yer kaplıyor.That sofa takes up too much room.
O kanepe çok yer kaplıyor.That sofa takes up too much room.
Ağaçlar karla kaplıydı.The trees were covered with snow.
Tom çamurla kaplı döndü.Tom came back covered in mud.
Kaplıcalar, Roma hamamlarıydı.Thermae were Roman baths.
Mobilya toz kaplıydı.The furniture was covered in dust.