Dağlık alanlar ormanlarla kaplıdır.מורדות ההרים היו מכוסים ביערות.
Vücut küçük pullarla kaplıdır.גופם מנוקד בכתמים קטנים.
Dağların etekleri gevenlerle kaplıdır.ההרים מכוסים יערות-עד עבותים.
Birçok kaplıcayı birbirine bağlar.אולם הרבה פוסקים חולקים עליו.
Aroma terapisi Kaplıca terapisiתסמונת הווריד הנבוב העליון
Apsis (mihrap) ve çatısı alaturka kiremit ile kaplıdır.המדרגות והגג מוקפים מעקות מסוגננים.
Ayrıca kaplıcadan faydalanılan pansiyonlar bulunmaktadır.עם זאת, ישנם גם סיכונים הכרוכים ביצוא פסולת.
Altay yaratılış destanında başlangıçta her yerin sularla kaplı olduğu anlatılmaktadır.В началото целият свят бил покрит с вода.
Sadece %15'lik kalıcı çayırlarla kaplıdır.Само 15% от сушата е покрита изцяло с постоянни пасища.
Tebük, günümüzde geniş caddeleri ağaçlar ile kaplı çağdaş bir şehirdir.Днес е модерен град с прекалено много пътища.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.Районът на селото в миналото е бил покрит от обширни широколистни гори.
Meyveler iridir ve kiremit gibi dizili pullarla kaplıdır.Краката им са покрити, подобно на влечугите, с люспи.
Etrafı fazla yüksek olan tepelerle kaplıdır.Заобиколено е и с други високи хълмове.
Kasım ayından itibaren bahar aylarına kadar buzla kaplı kalır.В края на ноември и началото на декември вече са покрити с лед.
Ülkenin büyük kısmı Sahra Çölü ile kaplıdır.Голяма част от страната се заема от пустинята Сахара.
Bölge alanının büyük kısmı dağlarla kaplıdır.По-голямата част от парка обхваща планини.
İç yüzleri ise periton ile kaplıdır.Тя е покрита с емайл.
Tavanı çatıya varıncaya kadar yükselir ve vitrayla kaplıdır.Апсидата стига до пода и е полукръгла отвън с нисък покрив.
Gagaları küçük ve etrafı dokunma tüyleriyle kaplıdır.Главата им е покрита с малки и гладки, застъпващи се люспи.
Gonsalvus tüm vücudu kıllar ile kaplı olduğundan dolayı diğer insanlardan farklıydı.Отличавали от останалите влечуги, защото тялото им било покрито с люспи.
Circus'un şimdi çimle kaplı yarış pisti spina haricindeki diğer bölümleri hakkında çok az şey bilinir.В настоящето от Циркуса е останало много малко с изключение на покритата с трева писта и спината.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.40% от острова е покрит от ледници.
Yüzey kısmı doku katmanlarıyla kaplıdır ve sırt kısmında en az iki üç namlulu silah kuleleri vardır.Оръжието има два отвора в задната част на дръжката и в долната част на острието.
Yılın hemen her ayı, deniz tamamen buzlar ile kaplıdır.Целогодишно морето е покрито с дрейфуващи ледове.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Голяма част от годината е покрита с ледове.
Dağlar meşe ormanlarıyla kaplıdır.Обитатели са на гъсти гори с гъст подлес.
Yörenin en büyük kaplıcası olup birçok hastalığa iyi geldiği söylenmektedir.Покрай болестта на татко разбрах, че има далеч по-неразрешими проблеми.
İlk Çağ'ın ilk dönemlerinde adanın büyük bir kısmı ormanlarla kaplıydı.С изключение на плажа, по-голямата част от острова е покрита с гори.
Yerleşim alanları ve çevreleri fındık bahçeleriyle kaplıdır.Животът и дейността в тях е организирана около дворци.
Çapı RNA'da 6 nm dir ve protein kaplı hücresel enzimler tarafından korunur.RNA se nalazi na polumjeru od ≈6 nm te je kapsidom zaštićena od utjecaja staničnih enzima.
Seyrek bitki örtüsü ile kaplıdır.Cijela je površina pokrivena biljnim plaštom.
Bu iplik çevresinde kaplı olarak gösterilir.Pokriven je u cjelini palubom.
Christmas Adası'nın büyük bölümü tropik ormanlarla kaplıdır.Veliki dio otoka je pokriven tropskom kišnom šumom.
Tüm vücudu demir bir zırhla kaplıdır.Cijeli kompleks je ograđen željeznom ogradom.
Buzul çağı süresinde (10.000 yıl öncesine kadar) şehir alanını büyük bir buzul kaplıyordu.Za vrijeme ledenog doba (otprilike prije 10.000 godina) veliki ledenjak je pokrivao dijelove današnjeg grada.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.Oko 10% otoka je pod ledom.
Adanın % 81'i buzullarla kaplıdır.Oko 81% površine je prekrivena ledom.
Sadece %15'lik kalıcı çayırlarla kaplıdır.Samo 5% otočana drž do starih poganskih uvjerenja.
Yörede bulunan kaplıcalar ülke çapında meşhurdur.Vršačka vina su poznata širom zemlje.
Vücutlarının bütün bölümleri kalın tabakalarla kaplıydı.Sve su na tijelima imale ubode od noževa.
Topraklarının üçte biri ormanlarla kaplıdır.Jedna trećina oblast je prekrivena šumama.
Harrogate, North Yorkshire, İngiltere'de bir kaplıca şehridir.Harrogate je grad u engleskoj grofoviji North Yorkshire.
Yeni doğan kuşlar gri hav tüyleri ile kaplıdır.Tek izlegli ptići su sivi s tamnim vodoravnim prugama.
Ormanlar meşe türü ağaçlarla kaplıdır.Šume daju obilje kvalitetnog drveta.
Dağın üst tarafları devamlı olarak sis ve bulutla kaplı ve devamlı ıslaktır.S plaža se vide vrhovi planina stalno pokrivenih snijegom.
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.57% ozemlja ove republike je pokriveno šumama.
Kısa bacakları, beyaz tüylerle kaplıdır.Noge i stopala su prekriveni bijelim perjem.
Zemin, yıl boyunca karla kaplıdır.Pamir je tijekom čitave godine prekriven snijegom.
Doruk noktaları dağ çayırlarıyla kaplıdır.Neki od vrhova povezani su žičarama s dolinama.
Kaplıcanın sıcaklığı ise 64 derece.Kolajna za hrabrost ima četiri stupnja.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Većina kontinenta pokrivena je ledom.
Duvarlar beyaz boyalıydı ve boyalı keten duvar kumaşları ile kaplı da olabiliyordu.Steny boli natreté na bielo a mohli byť pokryté farbenými textilnými závesmi.
Ülkenin aşağı yukarı %47'si ormanlarla kaplıdır.47 % rozlohy krajiny pokrývajú lesy.
Birçok kaplıcayı birbirine bağlar.Navzájom sú spojené početnými výstuhami.
Bölge tamamen engebelidir ve büyük bir bölümü ormanlarla kaplıdır.Celkový charakter je lesostepný, územie je z veľkej časti pokryté lesom.
Bu plaka bitümen denilen ışığa duyarlı bir maddeyle kaplıydı.Záznam bol zložito zaznamenávaný na svetlocitlivý materiál.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.V minulosti bolo celé územie zalesnené listnatými lesmi.
Bu bölgede ayrıca kaplıca tedavisi ve dinlenme turizmi için kaynaklar vardır.Okrem oddychovej turistiky ponúka táto oblasť aj ozdravovaciu turistiku.
Ayrıca kaplıcaları vardır.A ďalší má vyrážky!
İsminin anlamı "Kraliçe'nin Kaplıcaları" anlamına gelmektedir.Jej meno doslova značí „Kráľovná trónu“.