Nitekim, güneş battığı zaman, gündüzü geceden soyuyoruz ve ortalığı karanlık kaplıyor."夜は火(ほほ)の若(もろこ)に(火の粉の様に)喧響(おとな)い(喧しく)、晝は如五月蠅(さばえな)す沸き騰(あが)る」。
Işık, parlak bir bulut gibi tüm gökyüzünü kaplıyordu ve daha büyük boyutlu yıldızlar belirsizce parlıyordu.光は明るい雲のように空全体を覆い尽くしていたが、光度の大きい恒星は不明瞭に輝いていた。
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.一年の大半は氷で覆われている。
Yavrular en az ebeveynleri kadar büyüyünceye kadar grimsi bir tüyle kaplıdır.幼鳥は親と同じくらいの大きさになるまで白っぽい産毛に覆われている。
Saçları rüzgarda dalgalanmakta olan adam, kalın bir sis örtüsüyle kaplı olan göz alıcı manzarayı izlemektedir.男は髪を風にたなびかせ、厚い雲海に覆われたまぶしい風景を見つめている。
Yörede bulunan kaplıcalar ülke çapında meşhurdur.ホッケー部が全国の強豪として名高い。
Kaplıca hakkındaki ilk bilgiler Avrupalı kaşifler ve araştırmacılar tarafından kaydedilmiştir.この泉に関する初めの記録は初期ヨーロッパ人探検家および測量士によるものである。
Önemli bir kaplıca merkezidir.重要な経穴の一つである。
Bölgenin %7'si göllerle kaplıdır.国土の7割が砂漠に覆われている。
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.かつて、おそらくヨーロッパの80-90%は森林で覆われていた。
Eğer bir kanla kaplı mukustan öksürmeye başlarsa doktora görünmelidir.もしあなたの赤ん坊に熱があったら医者に行くだろう。
Çatısında kiremit kaplı bir kubbe bulunmaktadır.屋根の上に巨大なにんにくが乗っている。
Sadece %15'lik kalıcı çayırlarla kaplıdır.恒久的な牧草地は15%を占める。
Tabii ki, kaplıcaya girmeyi sakıncalı kılacak durumlar da var.障害物に穴を開けて通り抜けるという説もある。
İsminin anlamı "Kraliçe'nin Kaplıcaları" anlamına gelmektedir.馬名の意味は「女王の熱意」。
İç yüzleri ise periton ile kaplıdır.顔がペッパーミルで中にはコショウが入っている。
Park arazisinin çoğunluğu Brooks Sıradağları ile kaplıdır.来園者の大多数は、ブルックス・キャンプ(Brooks Camp)を訪れる。
Diğer çikolata kaplı marshmallow benzeri şekerlemelerin aksine, normalde bir bisküvi tabakası içermezler. ^チョコレートでコーティングされた他のマシュマロに似た菓子とは異なり、チョコレートでコーティングされたゼフィールの中にはビスケット層は通常含まれていない。
Sık meşe ormanlarıyla kaplıdır.よく柴原とつるんでいる。
Oda dışarıdan görünmezdir ve etrafı camlarla kaplıdır.場所は、室内ないし風通しのよい日陰にする。
Yapılan araştırmalara göre, bugünkü dağ ve çevresi 20 milyon yıl önce denizle kaplıydı.現在は山に囲まれた土地であるが、1,000万年ほど前は海岸であった。
Bölgenin dağları at nalı şeklinde, yamaçlar çoğunlukla ormanlık veya Alp çayırlarıyla kaplıdır.地域の山は馬蹄形をしており、斜面は主に森林やアルプスの牧草地で覆われている。
Dağlık olan adaların büyük bir bölümü ormanlarla kaplıdır.山岳地帯の大部分は森林に覆われている。
Üstü açık taret her tarafından destekli 20 mm zırhlı plakalar ile kaplıydı.湾曲した主甲板は主要防御区画のみ20mm装甲で覆われた。
Bütün yolları asfalt kaplıdır.路線は全て地下になる。
"Kaplıcalar şehri Gönen".灼熱 クッパ城。
Yapının mimarı Peter Zumthor kaplıcanın hiçbir yerine saat monte edilmesini istememişti.這個全壘打預告特別讓Charlie Root感到厭煩。
Bu "Loidis" ormanı 5.-7.yy arasında Kelt Elmet krallığı arazisinin çoğunu kaplıyordu.“Leeds”一名來覆蓋古王國艾爾麥特大部分地區的森林“Loidis”,這片森林存在於五世紀到七世紀早期。
Karla kaplı dağlık arazide ne bir doğal bitki örtüsü vardı ne de herhangi bir hayvan yaşıyordu.白雪皑皑的山上不会有天然植物或动物存活。
Yavrular en az ebeveynleri kadar büyüyünceye kadar grimsi bir tüyle kaplıdır.幼鸟的毛是浅灰色的,一直到牠們几乎和父母一样大。
Bölge, 1943 yılında çam ormanları, karışık ormanlar ve yoğun çalılıklarla kaplıydı.在1943年時該地區的大部分被松樹及混交林和厚厚的灌木叢覆蓋著。
Adanın tamamı çim ile kaplıdır.全島為針葉樹木所覆蓋。
Lumia 822, WVGA (800 × 480) çözünürlükte 2 kaplı Gorilla Glass, 4.3 inç ekrana sahiptir.Lumia 822配备了一个第二代康宁大猩猩4.3寸显示屏,分辨率为800×480。
Vücudu yılanlarla kaplıdır.現其表面覆有混凝土。
Mahalle adını sınırları içerisinde bulunan kaplıcadan almaktadır.沖繩縣境內的一個常見地名。
2006 yılı itibarıyla Rusya'da 933,000 km yol olup, bunlardan 755,000 km'si asfalt ile kaplıdır.至2006年有933,000公里公路,755,000公里鋪面公路。
Yerler kanla kaplıdır ve duvarlarda Mavi Sakal'ın önceki eşlerinin cesetleri asılıdır.그방의 바닥은 피로 얼룩져있으며, 남편의 전 아내들의 시체가 벽에 걸려있었다.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.일 년의 대부분은 얼음으로 덮여 있다.
Bazen bu tatlılar kek ya da bisküvi ile kaplıydı.때때로 이 디저트는 케이크나 비스킷과 같이 나왔다.
Derisi zırh gibi pullarla kaplıdır.전신은 골판으로 갑옷처럼 덮여 있다.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.섬의 81%가 얼음으로 덮여있다.
Adanın tamamı çim ile kaplıdır.섬 전체는 열대 우림으로 뒤덮여 있다.
Üstte yuva girişi çok daha geniş kribellum ipeğiyle kaplıdır.노아키안 시대의 표면은 많은 거대한 크레이터로 덮여 있다.
Antarktika'nın bazı bölümleri buzla kaplı değildir.지열 때문에 섬에 일부분에는 얼음으로 뒤덮여 있지 않은 지역이 있다.
Kaplıca Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde de geçmektedir.흰개미의 유시충은 결혼비행 시기에만 군체를 떠난다.
Meyveler iridir ve kiremit gibi dizili pullarla kaplıdır.올챙이 국수는 옥수수를 재료로 하여 올챙이 모양으로 만든 국수를 말한다.
Türkiye'nin tanınmış kaplıca komplekslerindendir.터키의 잘 알려진 관광지 중 하나이다.
Bölgenin %7'si göllerle kaplıdır.섬의 70%는 숲으로 덮여 있다.
Çapı RNA'da 6 nm dir ve protein kaplı hücresel enzimler tarafından korunur.RNA는 6나노미터의 반지름에 위치해 있고 RNA는 외피 단백질로서 세포 효소의 반응으로 보호된다.
Her yer sularla kaplıydı.כל החדרים צוידו בברזי מים.
Her ikisi de yoğun olarak kraterlerle kaplıdır.שניהם בטוחים וכוללים התערבות כירורגית.
Çoğu pullarla kaplıdır.רובם חתמו באצבע.
O atlantik okyanusunu geçen ilk demir kaplı pervaneli gemidir.זו אוניית קיטור ראשונה שחצתה את האוקיינוס האטלנטי.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.כ-84% משטח האי מכוסה קרח.
Adını çamlar ile kaplı 260 küçük adadan almakta olup Japonya'nın Üç Manzarası'ndan biridir.בקבוצה ישנם כ-260 איונים המכוסים בעצי אורן, והם נחשבים לאחד משלושת הנופים של יפן.
Yeni doğan kuşlar gri hav tüyleri ile kaplıdır.גורי אריות הים הניו זילנדיים נולדים עם פרווה עבה בצבע חום.
Sığlığın uzunluğu 3,3 km'dir ve yaklaşık 7,000 çam ağacı ile kaplıdır.אורכו של השרטון 3.3 קילומטר והוא מכוסה בכ-7,000 עצי אורן.
Cumhuriyet topraklarının % 16'sı ormanlarla kaplıdır.22% משטח הרפובליקה מכוסים ביער.
İlk Çağ'ın ilk dönemlerinde adanın büyük bir kısmı ormanlarla kaplıydı.כשהגיעו המתיישבים הראשונים לאי הוא היה מכוסה ביער עבות מגוון.
Çoğu bölümü ormanlarla kaplıdır.רוב האזור מכוסה ביערות.