Adanın % 81'i buzullarla kaplıdır.Dermed er cirka 81 % av øya dekket av is.
İsrail polisi gerçek mermi ve kauçuk kaplı çelik mermilerle cevap verdi.Israelske militære og grensepoliti har reagert med tåregassgranater, gummikuler og skarpe skudd.
Kitap kırmızı kaplıdır ve Devrim Kitabevi'nce basılmıştır.Boka er omstridt, også på den revolusjonære venstresida.
İç yüzleri ise periton ile kaplıdır.På innsiden er skallene dekket av perlemor.
Vücudu çok küçük pullar ile kaplıdır.Kroppen er tett dekket med korte pigger.
Duvarlar beyaz boyalıydı ve boyalı keten duvar kumaşları ile kaplı da olabiliyordu.Veggene ble malt hvite og kunne bli dekket av veggtepper av farget lin.
İlk Çağ'ın ilk dönemlerinde adanın büyük bir kısmı ormanlarla kaplıydı.Det meste av øya var en gang dekket av skog.
Çevresi ardıç, meşe, sedir ağaçlarından oluşan ormanlarla kaplıdır.Det finnes også stedvis rene alleer av trær (bjerk og noe lønn).
Río de la Plata'nın Buenos Aires'te bulunan kısmı yoğun balçıkla kaplıdır.Vannet i Río de la Plata i Buenos Aires er svært slamfylt, og elvebunnen er for det meste svært grunn.
Bütün vücudu, özellikle de başlıgöğüs denen prosoma bölümü yoğun tüylerle kaplıdır.Kroppen, særlig undersiden, er høyt hvelvet.
Kubbelerin üzeri kurşunla kaplıdır.Korsendene er besatt med kuler.
Etrafı Orta Çağ görünümlü ama savaştan sonra yapılmış evlerle kaplıdır.Sentrum har en rekke bygg fra tiårene etter krigen, men også eldre hus.
Zemin hasır veya kilimle kaplıdır.Overflaten kunne bli jevnet ut med skavjern (skjøve) eller høvel.
Alüminyum kaplı olan konnektörler 20 ", 23" ve 30 " olarak üç türde üretiliyordu.Skjermene leveres i tre størrelser: 20", 23" og 30".
Bir zamanlar Ümraniye tamamen ormanlarla kaplı idi.Lyngheiområdene var tidligere dekket av skog.
"Kaplıcalar şehri Gönen".«Skjærgårdskirka rydder etter stormen.
Ülkenin yüksek sanayileşme düzeyine rağmen, topraklarının neredeyse üçte biri ormanlarla kaplıdır.Meskipun tingkat industrialisasi di negara ini amat tinggi, hampir sepertiga wilayah masih ditutupi hutan.
2006 yılı itibarıyla Rusya'da 933,000 km yol olup, bunlardan 755,000 km'si asfalt ile kaplıdır.Hingga 2006 Rusia memiliki 933.000 km jalan raya, 755.000 km diantaranya telah diaspal.
Şehir ilk olarak Romalılar tarafından Aquae Sulis adında bir kaplıca olarak kurulmuştur.Kota ini didirikan oleh bangsa Romawi sebagai kota pemandian dengan nama Aquae Sulis.
MS 347'de Çin'de bambu kaplı kuyulardan petrol üretilmiştir.Pada tahun 347, minyak diproduksi dari sumur yang digali dengan bambu di Tiongkok.
Her yer sularla kaplıydı.Semua masih ditutupi air.
1800: ABD'de kaplıca turizmi hızla yaygınlaşmaya başladı.1920: Penjualan kopi di Amerika Serikat meningkat tajam.
Gofret çikolata kaplı değil, yalnızca kenarları kaplıdır. ^ DondurmaWafer tidak tercakup dalam coklat, hanya ujungnya.
Doğu kıyısının en kuzey noktası tropik yağmur ormanları ile kaplı Cape York Yarımadası'dır.Titik paling utara pesisir timur adalah Semenanjung Tanjung York yang memiliki hutan hujan tropis.
En büyüğü gökte 6 güneş büyüklüğünde bir yer kaplıyordu.Pada suatu waktu, bumi dipenuhi sepuluh matahari.
Analiz edilen gaz bileşikleri, sabit faz ile kaplı olan kolon duvarları ile etkileşime girer.Senyawa dalam fasa gas yang dianalisa berinteraksi dengan dinding kolom, yang dilapisi dengan fasa diam.
Çünkü kaplıca gebe yani hamile olamayanlara iyi gelmektedir.Baik yang sedang hamil, maupun yang belum pernah hamil.
630: Japonya'da kaplıca geleneği yaygınlaştı.1930 M: Soka Gakkai didirikan di Jepang.
Göl, birçok karla kaplı dağlarla çevrilidir ve birçok küçük akarsu tarafından beslenmektedir.Danau ini dikelilingi oleh pegunungan bersalju dan diisi oleh banyak sungai kecil.
Birçok kaplıcayı birbirine bağlar.Berbagai fraksi saling bertikai.
Oylat kaplıcaları yolu üzerindedir.Suluk secara harfiah berarti menempuh (jalan).
HD 85512 b'nin %50'den fazla bulutla kaplı olması hâlinde yaşanabilir olduğu sanılıyor.Selain itu, planet HD 85512 b mungkin juga berada di zona yang sama.
Bütün yolları asfalt kaplıdır.Seluruh jalur berada di bawah tanah.
Vücudu çok küçük pullar ile kaplıdır.Tubuhnya dipenuhi dengan banyak tindikan.
Ampir üsluptaki türbe beyaz mermerlerle kaplıdır.Seluruh dinding bagian dalam ditutupi dengan marmer putih.
Kuyruk tüyle kaplıdır.Kapas termasuk upeti.
Adanın güneyi ağaçlarla kaplıdır.Pulau ini ditutupi dengan pohon kelapa.
Şehir, etrafı eski volkanlarla kaplı bir dağ üzerinde kurulmuştur.Kota ini dikelilingi oleh bukit dari kawah gunung berapi tua.
Suriye'nin 2/3 si çöllerle kaplıdır.Lebih dari 2/3 Sahara Barat masuk ke dalam tembok ini.
Beyaz güllerle kaplı olan Enke'nin tabutu Hannover 96'dan altı takım arkadaşı tarafından taşındı.Quan tài của Enke được phủ bởi hoa hồng trắng, được đưa bởi sáu đồng đội của anh tại Hannover 96.
Her yer sularla kaplıydı.Tất cả các nồi hơi đều bị ngập nước hoàn toàn.
Bir plastik film ile kaplı güvenlik için gömülü bir "hayalet" fotoğraf bulunmaktadır.Nó có một bức ảnh "ma" nhúng để bảo mật, được bao phủ bằng lớp phim nhựa.
Sadece %15'lik kalıcı çayırlarla kaplıdır.Chỉ 15% là các đồng cỏ lâu dài.
Doğu kıyısının en kuzey noktası tropik yağmur ormanları ile kaplı Cape York Yarımadası'dır.Đỉnh cực bắc của vùng bờ biển phía đông là bán đảo Cape York với các khu rừng nhiệt đới.
Halen köyün yakınındaki şifalı kaplıcanın adı "Karakurt Kaplıcası"dır.Cây cầu gần chỗ bà tự vẫn gọi là cầu Thất Cơ (mất Ngu Cơ).
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Phần lớn thời gian trong năm bị băng che phủ.
Oda dışarıdan görünmezdir ve etrafı camlarla kaplıdır.Hầu hết các ngôi nhà đều không có cửa sổ và bên trong không được ngăn thành từng phòng.
Mısır topraklarının geniş bir bölümü, toynaklı hayvan sürülerinin otladığı savanlarla kaplıydı.Một vùng rộng lớn của Ai Cập đã được bao phủ bởi những đồng cỏ xavan và những đàn động vật ăn cỏ.
Bölgenin büyük bir kısmı Amazon ormanlarıyla kaplıdır.Phần lớn diện tích được bao phủ bởi rừng nhiệt đới Amazon.
Romanya'da, zencefilli keke "turtă dulce" denir ve genellikle şeker kaplıdır.Tại Romania, bánh gừng được gọi là turtă dulce và thường có đường tráng men.
Ampir üsluptaki türbe beyaz mermerlerle kaplıdır.Kỳ lân biển có quan hệ rất gần với cá voi trắng.
Bu etkiler akvaryumlarda, kaplıcalarda, yüzme havuzlarında ve ters osmoz su arıtma sistemlerinde görülebilir.Những tác động này có thể được nhìn thấy trong hồ cá, spa, bể bơi, và các hệ thống xử lý nước thẩm thấu ngược.
Yerleşim alanları ve çevreleri fındık bahçeleriyle kaplıdır.Khu vực giữa và quanh các là này là các vườn nho.
Chŏngju'nun yaklaşık olarak %40'ı ormanlık alanlarla kaplıdır.Khoảng 40 phần trăm diện tích của of Chongju là rừng tùng bách.
1.200 - 1.400 metre yükseklikteki tepeler dağlık tundra bitki örtüsüyle kaplıdır.Các đỉnh cao hơn 1.200 - 1.400 mét có các loại thực vật lãnh nguyên vùng núi bao phủ.
Geleneksel olarak yuvarlak ve düzdür, ince bir çikolata tabakası ile kaplıdır.Theo truyền thống, bánh quy lớn như lòng bàn tay, tròn và phẳng, với một lớp sôcôla mỏng.
Birçok kaplıcayı birbirine bağlar.Quả phức do nhiều quả đơn dính lại với nhau.
Bu bölge gür yeşillikli bir vadi çevresinde çöl ve boş arazi, ekilmemiş topraklarla kaplıdır.Huyện nằm trên một thung lũng xanh tốt bao quanh là các sa mạc và đất đai cằn cỗi.
MS 347'de Çin'de bambu kaplı kuyulardan petrol üretilmiştir.Vào năm 347 sau Công Nguyên, dầu được sản xuất từ các giếng khoan tre ở Trung Quốc.
Türkçe olarak Japon kaplıcası da denir.Nó còn được gọi là thông đá Nhật Bản.