Ülkenin yüksek sanayileşme düzeyine rağmen, topraklarının neredeyse üçte biri ormanlarla kaplıdır.Země má nadprůměrné zalesnění, zhruba jednu třetinu plochy pokrývají lesy.
Yüzölçümü yaklaşık 98,000 km² olan denizin büyük bir kısmı genelde buz ile kaplıdır.Ostrov s rozlohou 508 km² je z velké části pokrytý ledovci.
Pasaport henüz ünlü kırmızı renkte değildi, ancak gri-yeşil bir örtüyle kaplıydı.Charakteristický jelen nebyl na červeném pozadí, ale poskakoval na zeleném podkladu.
Parkın yaklaşık % 65'i masa dağı oluşumlarıyla kaplıdır.Zhruba 65 % území parku tvoří tzv. tepui – stolové hory.
Dış duvarları mermer kaplıdır ve iç mekandaki duvarlar sıvalı bir şekildedir.Ano vnější zdi jsou bohatě zdobené, zatímco zdi uvnitř jsou poměrně holé.
Sırtı kemik ve plakalarla kaplıdır.Oddenek je pokrytý šupinami i chlupy.
Aroma terapisi Kaplıca terapisiFyzikální kyvadlo Torzní kyvadlo
Sadece %15'lik kalıcı çayırlarla kaplıdır.Numai 15% este acoperit de pășuni constante.
Burnu oldukça büyüktür ve sert deri ile kaplıdır.Nasul său e destul de mare și e acoperit de piele tare.
Bu detaylı gerçek tarihle kaplı bir aşk hikayesi," demiştir.Este o poveste de dragoste acoperită de un strat al istoriei reale.”
Ülkenin büyük kısmı Sahra Çölü ile kaplıdır.Mare parte din țară este acoperită de deșertul Sahara.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.Modelul este din aur împodobit cu pietre prețioase.
2006 yılı itibarıyla Rusya'da 933,000 km yol olup, bunlardan 755,000 km'si asfalt ile kaplıdır.În 2006, Rusia avea 933.000 de km de drumuri(d), din care 755.000 erau asfaltate.
Bazı dükkânların tabanı mozaikle kaplıdır.Toate boltele sunt acoperite cu mozaicuri.
Duvarlar beyaz boyalıydı ve boyalı keten duvar kumaşları ile kaplı da olabiliyordu.Zidurile erau vopsite în alb și putea fi acoperite cu pânze de in vopsite.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.Aproximativ 98 % din suprafața Antarcticii este acoperită de o pătură de gheață cu grosimea medie de 1,6 km.
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.O suprafață de 57% din teritoriul republicii este acoperită de păduri.
Şifalı ılıcalarda, birçok hastalığın iyileşmesinde yararlanılan birçok kaplıca bulunur.Auzindu-se de această minune, au început să vină aici o mulțime de bolnavi în speranța vindecării.
Antarktika'nın bazı bölümleri buzla kaplı değildir.Numai partea de vest italiană nu este acoperită de ghețar.
Beppu, kaplıcaları ile tanınan bir şehirdir.Ayr este un oraș cunoscut pentru cursele de cai.
Sitoplazmanın geri kalanı granüllü endoplazmik retikulum ile kaplıdır.Membrana exterioară se continuă cu membrana Reticulului Endoplasmatic.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.În trecut, întreaga suprafață a țării era acoperită cu păduri de curmali.
O çağda Kuzey Amerika buzullarla kaplıydı.În această perioadă SUA a anexat teritoriile din nordul Mexicului.
Buzul yüzeyi kar ve moloz örtüsü ile kaplıdır.Bombele erau acoperite cu pământ și zăpadă.
İlçede 2 adet kaplıca vardır.Pe bărbie sunt 2 pori senzoriali.
Bölgenin üçte birlik bir bölümü Kalahari Çölü ile kaplıdır.Doar o treime din sat este conectată la apeduct.
Ülkenin büyük ölçüde çöllerle kaplı olmasından dolayı, ülke yaşayanların %90'ı kıyı şehirlerinde yaşamaktadır.Fapt pentru care peste 90% din populație este aglomerată în marile orașe de pe sau în apropierea coastei.
Yılın hemen her ayı, deniz tamamen buzlar ile kaplıdır.Culmile munților sunt acoperite cu zăpadă tot anul.
Kışları çok soğuk geçer ve altı ay karla kaplıdır.Localnicii obișnuiesc să spună „noi avem șase luni iarnă, iar șase luni este frig”.
Kar otobüsü kaplıyordu.Zăpada acoperea autobuzul.
Kuş beyaz tüylerle kaplıydı.Pasărea era acoperită cu pene albe.
Dağlar meşe ormanlarıyla kaplıdır.A hegyeket örökzöld erdő borítja.
Japon ulusal kanalları sıkça yerel kaplıcalarla (onsenlerle) ilgili özel programlar yayımlarlar.A japán televíziós csatornák gyakran közölnek programokat a helyi onszenekről.
Ülkenin büyük kısmı Sahra Çölü ile kaplıdır.Az ország többi részét túlnyomórészt a gyéren lakott Szahara sivatag borítja.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.A sziget teljes területének mintegy 93%-át jégtakaró borítja.
Geleneksel manzara ardıç çalılıkları ile kaplı alanlardı.Tetőzetét a hagyományos kőlapokkal fedték.
Bu bölüm ahşap ile kaplıdır.Ez a rész fából való.
Vırşets, önemli bir kaplıca merkezidir.A sejtfal igen fontos mérföldkő.
Vrnjačka Banja birçok kaplıcaya ev sahipliği yapmaktadır.A Bérházkör Hajdúszoboszlón rengeteg embernek ad otthont.
Vücudu çok küçük pullar ile kaplıdır.A testét nagyon apró pikkelyek borítják.
Bu tıpkı aynayla kaplı bir odada olmak gibidir.Én csak olyan vagyok, mint egy tükör, amiben láthatod magad.
Adanın % 81'i buzullarla kaplıdır.Területe 83%-át őserdők borítják.
İlçe alanının %43 'ü çayır ve meralarla kaplıdır.A terület 93%-át rétek, legelők borítják.
Doğu kıyısının en kuzey noktası tropik yağmur ormanları ile kaplı Cape York Yarımadası'dır.Legészakibb pontja a trópusi esőerdőkkel borított York-félsziget.
Ayakları tüylerle kaplıdır.Lábát pikkelyek borítják.
Köyden 200 veya 300 metre ne tarafa gidilirse gidilsin ormanlarla kaplıdır.A települést 200-300 méteres magasságú, részben erdőkkel fedett dombvonulatok határolják.
Vücudunun sırt kısmı gri tüylerle kaplıdır.Testét szürke szőrzet borítja.
Ancak sürekli buz ve karla kaplıyerlerde ve açık denizlerde temsilcileri bulunmaz.A gyerekeknek soha nem szabad vékony jégen vagy nyílt víz közelében vitorlázni.
Her kaplıca konuklar için kendi deseniyle yukata bulundurur.Társaságban minden vendéget a vendéglátó egyenként mutat be.
Arazinin büyük bölümü ormanlık alanlar-la kaplıdır Bu arazinin yaklaşık 188 hektarında tarım yapılmaktadır.A terület nagy részét hegyek és erdők borítják, így a lakható terület mindössze 851 km².
Gri-yeşil yaprakları tüylerle kaplıdır.A zöld szárat szőrzet borítja.
Köyün güney tarafı fudalıkla kaplıdır.A város déli része síkságon fekszik.
Bazen bu tatlılar kek ya da bisküvi ile kaplıydı.Joskus annokset reunustettiin kakulla tai kekseillä.
Nate onu dışarı çıkardı ve o ve ekip pembe dumanla kaplı.Nate vetää sen itse, minkä seurauksena hän ja joukkio jäävät pinkin sumun alle.
Eskiden ormanlarla kaplı olduğu bilinmektedir.Aiemmin se on ollut metsien peittämä.
Tüm vücudu demir bir zırhla kaplıdır.Laite voidaan salata kokonaan rautapohjaisella salauksella.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.98 prosenttia Etelämantereesta on suuren mannerjäätikön peitossa.
Genel olarak orman ile kaplıdır.Se on etupäässä metsän peittämä.
Üzeri ise sütlü çikolatayla kaplıdır.Patukka on päällystetty maitosuklaalla.
Kaplıcalar yaklaşık 2000 yıldan beri kullanılan tarihi sağlık merkezleridir.Lajia on käytetty perinteisessä itämaisessa lääketieteessä jo yli 2000 vuoden ajan.