Ana içeriğe geç
Sözlük

kaplı ile cümle

kaplı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bedeni sık tüylerle kaplıdır.Deras kropp är ofta täckt med fjäll.
Bu tıpkı aynayla kaplı bir odada olmak gibidir.Så verkar det vara när man ser sig själv i spegeln.
Çevredeki dağlar, yer yer meşe ormanlarıyla kaplıdır.Trakten runt Qalpirəquayu Dağı består i huvudsak av gräsmarker.
Tamamen mine ile kaplıdır.Den är helt täckt av jord.
İlk Çağ'ın ilk dönemlerinde adanın büyük bir kısmı ormanlarla kaplıydı.Före människans ankomst var ön troligen helt täckt av skog.
Etrafı Orta Çağ görünümlü ama savaştan sonra yapılmış evlerle kaplıdır.Platsen präglas av höghus byggda under efterkrigstiden.
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.Åttio till nittio procent av Europa var en gång täckt av skog.
Tamamen siyah tüylerle kaplıdır.Den är täckt av svarta taggar.
Arado Ar 96, Alman yapımı tek motorlu, alçak tek kanatlı ve tamamı metal ile kaplı uçaktır.Junkers W 33 är ett tyskt lågvingat enmotorigt flygplan byggt helt i metall.
Kaplıcanın geçmişi 1700'lü yılları bulunmaktadır.Predikstolen är från år 1700.
Mayıs Deresi (Hayran Kaplıcaları): Aktepe köyü belençayır mahallesinde bulunmaktadır.Följande samhällen finns i Marand: Mīāb Mīzāb Inlandsklimat råder i trakten.
Takımada, çevresi sularla kaplı iki ya da daha fazla toprak parçasının oluşturduğu adalar topluluğudur.Ett fiskevårdsområde kan i Sverige bildas av fiskevatten som tillhör två eller flera fastigheter.
İlçede sıcak su kaplıcası bulunmaktadır.Det är mycket viktigt att få bra värme i ässjan.
Christmas Adası'nın büyük bölümü tropik ormanlarla kaplıdır.Stora delar av ön täcks av tropisk regnskog.
Asan, kaplıcalarıyla tanınan bir şehirdir.Staden är en känd kurort.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.Över 90 procent av öns yta är täckt av glaciärer.
Vücudu yılanlarla kaplıdır.Stora arealer täcks av myrar.
Pazaryeri ilçesi arazisinin büyük bir kısmı (%87) ormanlarla kaplıdır.Avrinningsområdet består mestadels av skog (87 %).
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.57 procent av delrepublikens område täcks av skog.
Bölgenin büyük bir kısmı Amazon ormanlarıyla kaplıdır.Huvuddelen av det peruanska territoriet täcks av den täta djungeln i Amazonas.
Çünkü kaplıca gebe yani hamile olamayanlara iyi gelmektedir.Ofrivillig barnlöshet innebär att inte kunna bli gravid eller att inte kunna fullfölja graviditeten.
Türkçe olarak Japon kaplıcası da denir.Rasen har även kallats Japanese Spaniel.
"Kaplıcalar şehri Gönen".Труби трублять городенськії".
Son yılları hastalıklar ve kaplıcalarda kalmakla geçti.Останні роки життя пройшли в хворобах і сварках.
Romanya'da, zencefilli keke "turtă dulce" denir ve genellikle şeker kaplıdır.У Румунії, пряники називаються turtă dulce, які звичайно покриті цукровою глазурю.
Duvarlar beyaz boyalıydı ve boyalı keten duvar kumaşları ile kaplı da olabiliyordu.Стіни були пофарбовані в білий колір і могли бути покриті пофарбованими лляними гобеленами.
Yüzeyin büyük bölümü kar ve buzullarla kaplıdır.Вся поверхня планети покрита снігом і скелями.
Suriye'nin 2/3 si çöllerle kaplıdır.2/3 території Суматри займають ліси.
Ayrıca Cavlak kaplıcası Türkiye'de nadir bulunan suya sahiptir.Туман у Карпатах Туман у Києві Рідка вода.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Значну частину року покритий плавучими льодами.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.В минулому значна частина території села була покрита широколистими лісами.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.Модель вставляється в золоту оправу, вкриту дорогоцінними каменями.
Bu boşluk aynı zamanda yumuşak ve mümkün olduğunca cilalanmış parşömen ile kaplıydı.При цьому катери будувались невеликими, максимально полегшеними, обмежених розмірів.
Sırtı kemik ve plakalarla kaplıdır.Тіло вкрите шипами і кістковими пластинками.
Vadi, tepelerle ve ormanlarla kaplı olduğundan savunulması kolaydı.Місце було зручне, з усіх сторін захищене лісами і пагорбами.
Tarihi kayıtlarda bölgenin ormanlarla kaplı olduğuna dair işaretler vardır.З переказів старожилів відомо, що дана територія була покрита лісами.
Dağ kütlesinin kuzey bölümü Titlis buzulu (Titlisgletcher) ile kaplıdır.Південно-західний край гір носить назву мис Геракліда (лат.
Delta yoğun mangrov ormanları ile kaplıdır ve Bengal kaplanı için büyük bir koruma alanıdır.Район парку щільно вкритий мангровими заростями та є одним з найбільших заповідників бенгальського тигра.
Christmas Adası'nın büyük bölümü tropik ormanlarla kaplıdır.Основна частина острова покрита тропічним лісом.
Her kaplıca konuklar için kendi deseniyle yukata bulundurur.Тож кожен гість був змушений приносити їду з собою.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.Близько 20 % території острова покрито льодовиками.
Kuzey bölgeler bataklıklarla kaplıdır.Решта острова покрита скелями.
Gonsalvus tüm vücudu kıllar ile kaplı olduğundan dolayı diğer insanlardan farklıydı.Капела відрізнялася від інших тим що склад був мішаний.
Vücudu yılanlarla kaplıdır.Тіло покрите переважно голками.
Birçok küçük otel ve pansiyonlar da bile kaplıca suyu vardır.Багато дрібних озер та струмків, є болота.
O zaman şehrin etrafı tarımsal arazı ile kaplı idi.У цьому періоді зосереджувалися на сільському господарстві.
Fuji Dağının tepesi karla kaplıdır.Вершина гори Фудзі вкрита снігом.
Kaplıca hakkındaki ilk bilgiler Avrupalı kaşifler ve araştırmacılar tarafından kaydedilmiştir.První záznamy o prameni pocházejí od raných evropských průzkumníků a inspektorů.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Převážnou část roku je pokryta ledem.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.Jde o zlatý model osázený drahými kameny.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.Ostrov je zhruba z 90 % pokryt ledovcem.
Ocak ayının son günlerine kadar bölge, genellikle karla kaplıdır.Od poloviny listopadu do poloviny března je město obvykle pod sněhovou přikrývkou.
Özellikle güneydeki dağlık kesim gür ormanlarla kaplıdır.Svahy hory jsou zejména na jižní straně pokryty hustými lesy.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.V dávné minulosti toto území pokrývaly husté pralesovité lesy.
Buzul çağı süresinde (10.000 yıl öncesine kadar) şehir alanını büyük bir buzul kaplıyordu.Během doby ledové před 10 000 lety byla část města pokryta velkým ledovcem.
Kaplıcanın sıcaklığı ise 64 derece.Denaturuje při teplotě 64 °C.
Buzul Çağı boyunca Avrupa'nın büyük bir bölümü buzullarla kaplıydı ve insanların yaşamasına uygun değildi.Během poslední doby ledové bylo Finsko zcela pokryté ledovcem, nemohli zde tedy žít lidé.
Boğazın arka tarafında, beyaz püyle kaplı büyük bademcikler.Povšimněte si zvětšených mandlí vzadu v krku, pokrytých bílým hnisem.
Her yer sularla kaplıydı.Veškerý pórový prostor je vyplněn vodou.
Bölgede kaplıcalar ve soğuk su kaynakları bulunmaktadır.V povodí se nacházejí horké i studené minerální prameny.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod