Ülkenin büyük kısmı Sahra Çölü ile kaplıdır.Grote delen van de rest van het land worden bedekt door woestijnen als de Sahara.
İç yüzleri ise periton ile kaplıdır.Ook blijken zijn handen bedekt te zijn met blaren.
Eyâletin aşağı yukarı üçte biri ormanlarla kaplıdır.Een andere oude verblijfplek was op de Drieburcht, nabij de Aa.
Daha önceleri yerleşim olarak bir araziyi kaplıyordu.Ze begonnen ergens een nederzetting.
Bölge, 1943 yılında çam ormanları, karışık ormanlar ve yoğun çalılıklarla kaplıydı.In 1943 was het gebied grotendeels bedekt met berken- en naaldbossen en dicht struikgewas.
Ancak terim genellikle ılıca ve çevresindeki tesisleri (kaplıcayı) anlatmak için kullanılır.De term wordt daarom voornamelijk gebruikt om de leefbaarheid in buurten en wijken te omschrijven.
Son yılları hastalıklar ve kaplıcalarda kalmakla geçti.Langs laatste jaren waren gevuld met trauma en ziekte.
Sırtı sarı-turuncu arası bir renge sahip kıllarla kaplıdır.De rug is bedekt met gelijkmatig verdeelde knobbels.
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.57% van de republiek is bedekt met bossen.
Yüzeyin büyük bölümü kar ve buzullarla kaplıdır.Het bovenste deel ervan is in goede conditie en met sneeuw bedekt.
Tüm vücudu demir bir zırhla kaplıdır.De Arend is voorzien van een ijzeren hoepelvang.
6.500 km² üzerine kurulmuştur ve 3'te 1'i dağlarla kaplıdır.15.000 m³ grond verplaatst, een derde van de heuvel.
Önemli bir kaplıca merkezidir.Het is een gecentreerd kwadraat.
Bir zamanlar Ümraniye tamamen ormanlarla kaplı idi.Oorspronkelijk was het land bedekt met bossen.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Het grootste deel van het jaar is de boezem bedekt met ijs.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.Het model is met edelstenen in goud gezet.
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.In de jaren zestig van de 20e eeuw was ongeveer 40% van het land nog bedekt met bos.
Çevresi yüksek duvarlarla kaplıdır ve kameralarla izlenmektedir.Ze heeft de spiegel daarom omringd door videocamera's.
Türkçe olarak Japon kaplıcası da denir.Een Japanner zeg ik u.
Erişim tarihi: 15 Aralık 2009. ^ "Niğde, Kaplıca ve İçmeler".Duffel - Eerste maandag na 15 oktober: veemarkt, activiteiten.
Sırtı kemik ve plakalarla kaplıdır.Het legsel wordt met zijde en bladdeeltjes bedekt.
Köyün bulunduğu alanın o zamanlar ormanla kaplı olduğu bilinmektedir.Het gebied waar nu de stad ligt was in die tijd bedekt met bos.
1936 – 1938 İzu, Peninsula’daki kaplıca tesislerinde ailesiyle yaşadı.Van 1936 tot 1938 woonde het echtpaar in Leuven.
Boğazın arka tarafında, beyaz püyle kaplı büyük bademcikler.Let op de grote tonsillen achter in de keel, bedekt met witte pus.
Ana madde:Antarktika buz sahanlıkları listesi Antarktik kıyı çizgisinin %74'ü buz sahalığı ile kaplıdır.In Antartica is in totaal 74 procent van de kustlijn omgeven door ijsplateaus.
Kuyruğu kısa ve kalın bir deri ile kaplıdır.Ze zijn bedekt met een korte dikke vacht.
Bu alanın büyük bir kısmı mermerleşmiş beyaz kalker ile kaplıdır.Een groot deel van Nederland is bedekt met een witte laag.
Dağ kar ile kaplı.De berg is bedekt met sneeuw.
Kasaba kaplıcası ile ünlüdür.De stad is beroemd voor haar hete bronnen.
Bu kaplıca sularının şifalı olduğuna inanılır.Men gelooft dat het warme water van deze bron geneeskrachtig is.
Dağlar meşe ormanlarıyla kaplıdır.W górach znajdują się lasy iglaste.
Ülkenin büyük kısmı Sahra Çölü ile kaplıdır.Większość regionu pokrywa pustynia Sahara.
Bu yüksek araziler genellikle karla kaplı olup sadece Haziran sonlarından Ekim sonlarında karsız kalmaktadır.Wyżej położone szlaki są często pokryte śniegiem, który ustępuje jedynie w okresie od czerwca do sierpnia.
Üst yüzeyleri kaba olup, uzunlamasına şekilde düzenlenmiş, topuz şeklindeki dikenlerle kaplıdır.Powierzchnia przedplecza i pokryw jest głęboko i chropowato punktowana.
İsminin anlamı "Kraliçe'nin Kaplıcaları" anlamına gelmektedir.Przekręcenie nazwy na „Kopa Królowej” jest błędne.
Bozkır (ot) bitkileriyle kaplı olan Uzunyayla'da küçükbaş hayvan ve at yetiştirilir.Niewielki udział posiada bór mieszany świeży (BMśw) i las mieszany wyżynny (LMwyż).
Meyveler iridir ve kiremit gibi dizili pullarla kaplıdır.Liście podobnie jak łodyga są niebieskosine i woskowane.
Kuzey bölgeler bataklıklarla kaplıdır.Jej północna część była pokryta bagnami.
Bu bitki örtüsüyle kaplı alanlara makilik denir.Czym są pokryte rośliny?
Çikolata kaplı versiyonlar da yaygındır.Bardzo popularne są także wersje lodowe tego deseru.
İç yüzleri ise periton ile kaplıdır.Są skórzaste, pokryte kutnerem.
Tüm vücudu demir bir zırhla kaplıdır.Całość zamykana żelazną kratą.
1890 yıllarında bölge kapkara çam ormanları ile kaplıdır.W 1803 obszar ten pokrywały całości lasy.
Ilıca ve kaplıcalar gibi. c.Jelita i Zakrzewscy h.
Terminalin üstü tek bir çatı ile kaplıdır.Całość przykrywa jednospadowy dach.
Bedeni sık tüylerle kaplıdır.Najprawdopodobniej ciało pokryte piórami.
Üçüncü göz genellikle diğer iki gözden daha küçük ve genellikle deriyle kaplıdır.Pozostałe dwoje oczu są mniejsze i na ogół mieszczą się z przodu i poniżej pozostałych sześciu.
Bu ilde başta Karlovy Vary ve Mariánské Lázně olmak üzere dünyaca ünlü kaplıcalar bulunmaktadır.Łączy Karlowe Wary i Mariańskie Łaźnie.
Üzeri çeşitli vücut örtüleri ile kaplıdır.Pokryte są one różnokształtnymi cierniami.
Dağlarının zirveleri büyük buzullarla kaplıdır.Wejścia do nor są zwieńczone dużymi kopcami.
İki yana eğimli ahşap kırma çatıları kiremit kaplıdır.Dwuspadowy stromy dach kryty był dachówką.
Tamamen siyah tüylerle kaplıdır.Pokryty jest czarnymi piórami.
Üst yüzü serttir ve küt dikenlerle kaplıdır.Głowa jest ogolona i pokryta strupami.
Fakat, yapılan araştırmalardan eski çağlarda Çekerek civarında yoğun ormanlarla kaplı olduğu anlaşılmıştır.W czasach starożytnych, według przekazów antycznych, była obficie pokryta lasami.
İlçenin %25'i ormanlık alanla kaplıdır.15% terytorium góry jest porośnięte młodym lasem.
Kaplıca turizmine bağlı olarak esnaf faaliyetleri de gelişmiştir.Jako oficjalne powody podawano wspólne działania na rzecz rozwoju turystyki.
Adanın hemen hemen tamamı dağlık olup, buzul vadiler ve göllerle kaplıdır.Wyspa jest owalna, prawie w całości pokryta lodem.
Türbenin batı cephesi mermer kaplıdır.Wieża w partii zachodniej ma tę samą szerokość co nawa.
Bu tanklar süvari tanklarına nazaran daha kalın bir zırhla kaplı idi.Rozpatrywano przede wszystkim uzbrojenie czołgu w armatę o większym kalibrze.
Dağın zirvesi karla kaplı.Szczyty gór są pokryte śniegiem