Ana içeriğe geç
Sözlük

kaplı ile cümle

kaplı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Altay yaratılış destanında başlangıçta her yerin sularla kaplı olduğu anlatılmaktadır.في البداية بدا الأمر وكأن شيئا يطفو على الماء.
Arazimizin 9.618 hektarı ormanlarla kaplıdır.هته المساحة تتضمن 6.219 هكتارا من الغابات.
Masaj odasının duvarları 20 x 20 cm çiçek demeti desenli seramiklerle kaplıdır.يغطي جدران غرفة "التدليك" سراميك مزخرف بأكليل الورد قياسه 20 × 20 سم.
Bacakları uzun dikenlerle kaplıdır.الساق مغطاة بأوبار قوية.
Kısa bacakları, beyaz tüylerle kaplıdır.جسده كله منقط مع بقع بيضاء صغيرة.
Eti sigara yanıklarıyla kaplı.لحمه قد غُطّي بحروق أعقاب السجائر.
Çoğu bölümü ormanlarla kaplıdır.الجزء المتبقي مغطى بالغابات.
Birçok alan tropik yağmur ormanlarıyla kaplıdır ve yüksek miktardaki yağışlarla beslenen birkaç nehir vardır.ومعظم التضاريس تغطيها الغابات الاستوائية المطيرة وتتم تغذية العديد من الأنهار من خلال الأمطار الكثيفة.
Bursa ve Armutlu (Yalova) kaplıcaları modernize edilerek düzenlenmiştir.أمر خير الدين بتلغيم الصخرة وتفجيرها.
Kuzey bölgeler bataklıklarla kaplıdır.كانت الشواطئ الشمالية مغطاة ببردي.
İlçe topraklarının %32,5'i ormanlarla kaplıdır.المنطقة جبلية عموما، وحوالي 51,32% من أراضيها مغطاة بالغابات.
İlçenin tüm yüzölçümünün %75'i ormanlık alanlarla kaplıdır.تغطي الغابة 75% من ترابة.
Bölge alanının büyük kısmı dağlarla kaplıdır.تغطي الجبال معظم أجزاء المنطقة.
Ampir üsluptaki türbe beyaz mermerlerle kaplıdır.الجدار الداخلي بأكمله مغطى بالرخام الأبيض .
Fuji Dağ'ı karla kaplıydı.كان جبل فوجي مغطى بالثلج.
Sadece %15'lik kalıcı çayırlarla kaplıdır.Apenas 15% do território é coberto por pastagens permanentes.
Karla kaplı dağlık arazide ne bir doğal bitki örtüsü vardı ne de herhangi bir hayvan yaşıyordu.Além disso, não havia vegetação natural ou animais na montanha coberta de neve.
Bu detaylı gerçek tarihle kaplı bir aşk hikayesi," demiştir.É uma história de amor com uma meticulosa sobreposição de história real".
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.57% de sua superfície é coberta por florestas.
Dışarıya doğru çıkıntı yapmış olanlar dahil tüm kemikçikler epidermal bir katmanla kaplıdır.Todos os ossículos, incluindo aqueles se projetando externamente, são cobertos pela camada epidérmica.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.O modelo, de ouro, é cravejado de pedras preciosas.
Mahallede sıcak su kaynakları ve kaplıcalar bulunmaktadır.Existem também algumas fontes de água quente nas proximidades.
Parkın yaklaşık % 65'i masa dağı oluşumlarıyla kaplıdır.Cerca de 65% do parque estão ocupados por mesetas de rocha chamadas tepuis.
2006 yılı itibarıyla Rusya'da 933,000 km yol olup, bunlardan 755,000 km'si asfalt ile kaplıdır.Em 2006, a Rússia tinha 933 000 km de estradas, das quais 755 000 eram pavimentadas.
Tüm vücudu demir bir zırhla kaplıdır.BA Todo ferro é corpo.
Kaplin bir hareketi diğer bir ekipmana iletmek için kullanılan makina parçası.A chaveta é uma peça de um mecanismo que serve de trava de outras peças.
Batı Antarktika buz tabakası ile kaplıdır.A Antártica Ocidental é coberta pela manto de gelo da Antártica Ocidental.
Duvarlar beyaz boyalıydı ve boyalı keten duvar kumaşları ile kaplı da olabiliyordu.As paredes eram pintadas de branco e podiam ser cobertas com tapetes de linho tingido.
Büyük kubbe kurşunla kaplıdır.É coberta com uma abóbada de canhão.
"Dağlık" sıfatı, dağlarla ilişkili ve kaplı alanları tanımlamak için kullanılır.O adjetivo montano é usado para descrever áreas montanhosas e coisas relacionadas a elas.
Şimdi bu yamaçlar ardıç ağaçlarıyla kaplıdır.No momento, esta vista é bloqueada por árvores.
Şehir, etrafı eski volkanlarla kaplı bir dağ üzerinde kurulmuştur.A cidade é rodeada por encostas de uma antiga cratera vulcânica.
Arazi engebeli olup %65’i ormanlarla kaplıdır.Apesar de ser uma área altamente industrializada, possui também 65% de área florestal.
Çoğu günler sis tabakasıyla kaplıdır.Mas a maioria dos dias é ensolarado com céu azul.
Vücudu yılanlarla kaplıdır.O corpo é coberto de escamas.
Pazaryeri ilçesi arazisinin büyük bir kısmı (%87) ormanlarla kaplıdır.Grande parte (79 ha) do seu território é coberto de floresta.
Doğu kıyısının en kuzey noktası tropik yağmur ormanları ile kaplı Cape York Yarımadası'dır.O ponto norte da costa leste é a tropical Península do Cabo York.
Köyden 200 veya 300 metre ne tarafa gidilirse gidilsin ormanlarla kaplıdır.No planalto, em altitude superior a 300 a 400 m, essa floresta faz divisa com os campos.
İlçede 2 adet kaplıca vardır.Na parte superior, há dois quadrados.
HD 85512 b'nin %50'den fazla bulutla kaplı olması hâlinde yaşanabilir olduğu sanılıyor.HD 85512 b possui massa 3,6 vezes maior que a Terra.
Göl çevresi ormanlarla kaplıdır.O lago é cercado por florestas de faias.
Bunların tabanı da küçük çakıl taşlarıyla kaplıdır.Sua fachada é coberta por pequenas pedras.
Montaj yeri, ipek kumaşlı kırmızı kurdele ile kaplıdır.O interior é preenchido por forro de veludo vermelho.
Geleneksel olarak yuvarlak ve düzdür, ince bir çikolata tabakası ile kaplıdır.Servida normalmente quente, possui uma textura de sopa.
İlçenin en önemli turistik tesisi Urganlı Kaplıcaları'dır.O Oklahoma tem a maior taxa de grandes tornados super destruidores.
İlçede sıcak su kaplıcası bulunmaktadır.Temos como exemplo uma gota de água em uma chapa quente.
Güzellik tanrıçası Afrodit'in, güzelliğini borçlu olduğu söylenen kaplıcadır.É dito que Mulher Maravilha tem a beleza de Afrodite.
Havzanın 1700–1800 m rakımına kadar olan vadi yamaçları geniş ve iğne yapraklı ormanlarla kaplıdır.As encostas da montanha, até uma altura de 1700-1800 metros, estão cobertas por abetos e florestas de faias.
Yol buzla kaplı.A estrada está coberta de gelo.
Her ikisi de yoğun olarak kraterlerle kaplıdır.Beide typen terrein zijn overvloedig bedekt met kraters.
Ayrıca Caracalla Roma'daki meşhur Caracalla Kaplıcalarını yaptırdı.In hetzelfde jaar kwamen in Rome de beroemde Thermen van Caracalla gereed.
Üzeri ise sütlü çikolatayla kaplıdır.Het geheel is bedekt met melkchocolade.
Son yıllarda ise Azerbaycan, din, kaplıca ve sağlık turizmi alanında popüler bir yer haline geldi.In de afgelopen jaren staat Azerbeidzjan ook bekend om haar religieuze, spa en gezondheidszorg toerisme.
Çapı RNA'da 6 nm dir ve protein kaplı hücresel enzimler tarafından korunur.Het RNA heeft een diameter van zo'n 6 nm en wordt beschermd tegen enzymen in de cel door de manteleiwitten.
Bu tıpkı aynayla kaplı bir odada olmak gibidir.Die nacht is als een spiegel.
Her tarafı tüyle kaplı olan Hermione, haftalarca hastanede kalır.Katja is zodanig vervloekt dat ze wekenlang in het ziekenhuis ligt.
Köyün güneyi, ormanlarla kaplıdır.Het zuiden van het grondgebied wordt bedekt door bossen.
Her yer sularla kaplıydı.Aan alle zijden was het door water beschermd.
İki dağın arasında, arkası ormanlarla kaplıdır.Zij is staande op een heuvel met twee bomen afgebeeld.
Nehir boyu mangrovlarla kaplıdır.De rivier beneden zit vol krokodillen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod