Zigana Geçidi yılın beş ayı karla kaplıdır.I cartellini gialli quest'anno sono 5.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.Le isole sono ricoperte al 95% dai ghiacci.
Ayakları ve bacakları; kuyruğunun ucuna kadar tüylerle kaplıdır.Le gambe ed i piedi sono coperti di piume fino agli artigli.
Adanın % 81'i buzullarla kaplıdır.Meno dell'1% della regione è protetto.
Nemrut Dağı kaplıcası, Nemrut Dağı’nın kraterindedir.Oh! quel convento in mezzo alla montagna cerulea!»
İki tarafından deri kaplı olan silindirik gövde, demir halkalarla sıkıca tutturulmuştur.L'intercapedine tra le due scatole veniva riempita con della ghiaia.
İç yüzleri ise periton ile kaplıdır.La pelle è ricoperta di bufotossina.
Masa kağıt ile kaplıydı.Стол был накрыт бумагой.
Fuji Dağ'ı karla kaplıydı.Гора Фудзи была покрыта снегом.
Dağın zirvesi karla kaplı.Вершина горы покрыта снегом.
Ailemi düşündükçe içimi bir hüzün kaplıyor.Я чувствую тоску, когда думаю о моей семье.
Etrafı karanlıkla kaplı. O, doğuştan kör.Вокруг него только темнота. Он слеп от рождения.
Dağlar zengin ormanlarla kaplıdır.Збигнев Ставецкий) Зеленые холмы тех лет (муз.
Nitekim, güneş battığı zaman, gündüzü geceden soyuyoruz ve ortalığı karanlık kaplıyor."Как только наступит ночь в середине месяца Шабан, проводите её в поклонении, а днем держите пост.
Çevredeki dağlar ise, ormanlarla kaplıdır.Местообитания птиц — это, преимущественно, ненарушенные горные леса.
Eyâletin aşağı yukarı üçte biri ormanlarla kaplıdır.За ними, ещё восточнее, вновь на высоких холмах — лес Третьяк.
7-8 ay genellikle karla kaplıdır.7—8 месяцев в году покрыто льдом.
Antarktika'nın bazı bölümleri buzla kaplı değildir.Большая часть Антарктиды не была покрыта льдом.
Birçok hastalığa iyi gelen şifalı su kaplıcası (ılıca) vardır.На пути стояли многочисленные водные преграды, одним из которых была река Добринка.
Zemin hasır veya kilimle kaplıdır.Поверхность их губчатая или кожистая.
Tüm vücudu demir bir zırhla kaplıdır.Его тело полностью состоит из железа.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Большую часть года покрыт льдом.
Çimenlerle kaplıdır.Покрыт травой.
O atlantik okyanusunu geçen ilk demir kaplı pervaneli gemidir.Это первый парусный пароход, пересекший Атлантический океан.
Bir tarafında tundra ve devamlı buzla kaplı, dünyanın en soğuk iklim alanıdır.Круглый год покрыт снегом и льдом, это одно из самых труднодоступных мест в Канаде.
Ülkenin büyük kısmı Sahra Çölü ile kaplıdır.Бо́льшая часть территории страны лежит в пустыне Сахара.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.В прошлом территория была покрыта густыми хвойными лесами.
Pazaryeri ilçesi arazisinin büyük bir kısmı (%87) ormanlarla kaplıdır.Большая часть парка (74 %) покрыта лесами.
İlçede sıcak su kaplıcası bulunmaktadır.Везде подведена горячая вода.
Bu nedenle İran içinden ve dışından pek çok turist bu kaplıcalara şifa için gelmektedir.Многие в Иране и за его пределами выступают против существования такого патруля.
Aroma terapisi Kaplıca terapisiВолынская лихорадка Окопная лихорадка
Beldede halen belediyeye ait kaplıca iptidai yöntemlerle faaliyetini sürdürmektedir.Поначалу Фортунат стремится вести себя в соответствии с рыцарским кодексом.
Bütün vücudu, özellikle de başlıgöğüs denen prosoma bölümü yoğun tüylerle kaplıdır.Всё тело, включая голову, покрыто главным образом ктеноидной чешуёй.
Kitap kırmızı kaplıdır ve Devrim Kitabevi'nce basılmıştır.Занесён в Красную книгу и находится под угрозой исчезновения.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.Более 90% территории острова покрывает ледник.
Dağcılar bu doruğa sedir ormanlarıyla kaplı Çamçukuru Vadisi’nden ulaşır.Из этой долины можно подняться на покрытую лесом вершину Тупой.
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.57 % территории покрыто лесом.
Nehir boyu mangrovlarla kaplıdır.Устья рек заросли манграми.
Burada dalga görünümünde, mozaik kaplı banklar bulunuyor.Внутри него — сияющий баналингам.
Meyveler iridir ve kiremit gibi dizili pullarla kaplıdır.Плоды не созревали и вкус вина был как у кислого винограда.»
İlçe, Karadeniz Bölgesinin jeolojik yapısına uygun olarak genç kıvrım dağları ile kaplıdır.Своей красотой горы обязаны геологическому составу.
Harrogate, North Yorkshire, İngiltere'de bir kaplıca şehridir.Харрогейт (англ. Harrogate)- курортный город в Северном Йоркшире, Англия.
Köy ormanlarla kaplıdır ama zamanla bu orman alanları tahrip edilmiştir.Вокруг деревни расположены поля, со временем зарастающие лесом.
Üzeri ise orta eğimde bir çatı ile kaplıdır.Они подвесили меня на крюк в потолке.
Sivas Sanayi mektebini ve Soğuk Çermik kaplıcasını yaptırdı.Скот содержится в холодной постройке, сена хватало.
Her yer sularla kaplıydı.Остальная площадь покрыта водой.
Yörede bulunan kaplıcalar ülke çapında meşhurdur.A-ранг знаменитости известные на всю страну.
İlçe topraklarının %32,5'i ormanlarla kaplıdır.32,5 % территории занимают леса.
Bölgenin kaplıcası çok eski dönemlerden beri bilinmektedir.Род этой вышивки известен с давних времён.
Semtte pek çok kaplıca bulunur.Самарцев там, кстати, много.
Aspindza, tedavi merkezleri olan kaplıcalarıyla ünlüdür.Таити известен своими лечебными водами.
Bu detaylı gerçek tarihle kaplı bir aşk hikayesi," demiştir.Сказка «Сказка про настоящую любовь».
Atami'nin ekonomisi büyük ölçüde kaplıca merkezli turizm sektörüne bağlıdır.Мезмай активно развивается как центр горного туризма.
Ülkenin yüksek sanayileşme düzeyine rağmen, topraklarının neredeyse üçte biri ormanlarla kaplıdır.وعلى الرغم من مستوى التصنيع العالي، فإن ما يقرب من ثلث أراضيها مغطاة بالغابات.
Analiz edilen gaz bileşikleri, sabit faz ile kaplı olan kolon duvarları ile etkileşime girer.المركبات الغازية التي يجري تحليلها تتفاعل مع جدران العمود والتي هي مطلية بطبقة الطور الثابت.
2006 yılı itibarıyla Rusya'da 933,000 km yol olup, bunlardan 755,000 km'si asfalt ile kaplıdır.بحلول عام 2006 كان مجموع الطرق في روسيا يصل 933،000 كيلومتر من الطرق، منها 755،000 كم معبدة.
Daha sonra elli dört istiflenmiş tuval kaplı kutuya bir altın iplik geçirdi.ثم قامت بتطريزها بخيوط ذهبية على اربعة وخمسون صندوقاً مكدسة ومغطاة بالقماش.
Daha önceleri yerleşim olarak bir araziyi kaplıyordu.أنها بنيت على أنقاض مستوطنة في وقت سابق.
Çoğu pullarla kaplıdır.البعض تغطي معظم الفخذ.
Nitekim, güneş battığı zaman, gündüzü geceden soyuyoruz ve ortalığı karanlık kaplıyor."وفي الصحيحين: «إذا أقبل الليل من ههنا، وأدبر النهار من ههنا، وغربت الشمس؛ فقد أفطر الصائم.»