kapanıyor ile cümle
kapanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.활동을 멈추는 거죠. 꺼지는 것입니다.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Se apagan.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Se dezactivează, se sting.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Sie sind aus. Sie haben sich abgeschaltet.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Si spengono.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Uzavřou se. Vypnou se.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Wyłączają się.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Ze vallen uit. Ze worden uitgeschakeld.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Они останавливаются. Отключаются.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Те се затварят. Те се изключват.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.כך ישנם אזורים במוח המפסיקים את השימוש בגלוקוז.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.تتوقف، تنطفئ.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.機能が停止してしまうということです 確かに 回りの赤い領野は 次第に青で覆われて行き
Doğu Kapısı kapanıyor! Acele edin!La porte Est va fermer, dépêchez-vous !
Doğu Kapısı kapanıyor! Acele edin!Затваряме източната порта.
Doğu Kapısı kapanıyor!Cửa tây sắp đóng rồi.
Doğu Kapısı kapanıyor!La entrada este cerrará pronto.
Doğu Kapısı kapanıyor!Восточные ворота закрываются.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.9.11テロ後 アメリカは対処すべき
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Así está la situación: los países se están volviendo hacia dentro.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Asta este situatia actuala: ficare tara isi vede de problemele ei interne.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Ecco la situazione: i paesi si stanno voltando verso l'interno.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Hier ist die Situation: Die Länder wenden sich nach innen.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.이것이 현실 입니다: 각 나라들은 자국의 문제로 관심을 돌리고 있습니다.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Oto, jak wygląda sytuacja: kraje zamykają się.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Voici la situation: les pays deviennent protectionniste.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Ето каква е ситуацията: страните се обръщат навътре.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Ситуация такова, что страны начинают сосредотачиваться на себе.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.זה המצב - מדינות פונות להתמודדות פנים -ארצית.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.هذا هو الوضع: البلدان تنطوي إلى الداخل
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.Ale ako vidíte, dimenzie navyše sa prekladajú a preplietajú do veľmi zaujímavého tvaru, zaujímavej štruktúry.
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.보시는 바와 같이, 추가 차원들은 스스로를 향해 안으로 접혀있고 아주 흥미로운 형태와 구조로 얽혀있습니다.
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.Mais comme vous pouvez le voir,
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.Tady vidíte, že další dimenze jsou navzájem propletené a vytvářejí velmi zajímavý tvar se zvláštní strukturou.
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.אבל כמו שאתם יכולים לראות, המימדים הנוספים מתקפלים לתוך ועל עצמם ומשתלבים בצורה מאוד מעניינית, מבנה מעניין.
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.余剰次元たちはそれら自身で畳み込まれていて とても面白い形、興味深い構造で関連しあっています もし余剰次元がこのような姿をしているのならば
Güzel bir işti, müze 11'de açılıyor ve 5'te kapanıyordu. bu yüzden iyiydi.좋은 직업이었어요. 박물관은 11시에 열어서 5시에 닫았어요. 그래서 그리 나쁘진 않았어요.
Güzel bir işti, müze 11'de açılıyor ve 5'te kapanıyordu. bu yüzden iyiydi.Era um trabalho agradável -- o museu abria às 11 e fechava às 5 -- por isso não era mau.
Güzel bir işti, müze 11'de açılıyor ve 5'te kapanıyordu. bu yüzden iyiydi.Era un lindo trabajo--el museo abría a las 1 y cerraba a las 5-- entonces no estaba mal.
Güzel bir işti, müze 11'de açılıyor ve 5'te kapanıyordu. bu yüzden iyiydi.Era un un bel lavoro--il Museo apriva alle 11 e chiudeva alle 5- non era male.
Güzel bir işti, müze 11'de açılıyor ve 5'te kapanıyordu. bu yüzden iyiydi.Es war eine gute Stelle - das Museum öffnete um 11 Uhr und schloβ um 17 Uhr - es war gar nicht übel!
Güzel bir işti, müze 11'de açılıyor ve 5'te kapanıyordu. bu yüzden iyiydi.То была классная работа: музей открывался в 11, а закрывался в 5. Поэтому было неплохо.
Güzel bir işti, müze 11'de açılıyor ve 5'te kapanıyordu. bu yüzden iyiydi.זו היתה עבודה טובה - המוזיאון נפתח ב- 11 ונסגר ב- 5- אז זה היה לא רע.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.A poza tym podstawa ich istnienia, komin, wyłącza się średnio raz na rok.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.Daarbij komt nog eens dat hun levensbloed, het afvoersysteem, ongeveer elk jaar uitschakelt.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.E non solo: la linfa vitale, il sistema di camini, si spegne più o meno ogni anno.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.És nem csak ez, hanem az életet adó forrás, ami működteti a rendszert, körülbelül évente kiapad.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.그뿐만 아니라 매년 생명체들의 밥줄인 굴뚝연기가 멈춰버리기도 하지요.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.Nejen to. Vrcholem je, že zdroj životní síly -- tento potrubní systém -- se vypíná zhruba každý rok.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.Nicht nur das. Obendrein stellt sich die Lebensader - das Entwässerungssystem - ungefähr jedes Jahr einmal ab.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.Nielen to, ale okrem toho, zdroj životnej sily - tento potrubný systém- sa vypne zhruba každý rok.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.No sólo eso, pero sobre todo -- el sustento -- ese sistema de drenaje, se apaga cada año.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.לא רק זה בנוסף -- מערכת הדם -- מערכת הצינורות--- מפסיקה לעבוד כל שנה בערך.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.ليس ذلك فحسب ، بل على القمة -- شريان الحياة -- ان نظام السباكة -- يقفل كل سنة أو نحو ذلك.
Hatta sadece bu değil - kan - yani pompalama sistemi - hemen her sene kapanıyor.噴出孔もだんだんと枯れていくので 別の噴出孔に移り住まなくてはいけません
Kapıları kapanıyor.As portas estão se fechando.
Kapıları kapanıyor.Các cửa đang đóng cửa.
Kapıları kapanıyor.Las puertas se están cerrando.
Kapıları kapanıyor.Les portes se ferment.
Kapıları kapanıyor.השערים נסגרים.