kapalı ile cümle
kapalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kapalı dolaşım sistemi bulunur.Có hệ thống khóa an toàn.
Kapalı toplum anlayışı, gelişen Dünya’ya ayak uyduramamıştır.Thao trường tập luyện không thể lẫn lộn với đất phát triển kinh tế-xã hội được.
Her şeye rağmen kapalı bir ekonomi var.Ngoài ra, nền kinh tế còn có 1 khu vực không xuất khẩu.
A ve B noktaları açık, C noktası kapalıdır.Tiểu đơn vị a và b gắn kết chặt chẽ với nhau nhưng không liên kết với vòng c.
Bu yüzden kapalı bölgeye gider, sonra yakalanır.Nhưng rồi vào phút cuối trở mặt, bắt ông.
Halen kapalı durumdadır. ^ "Kara Hudut Kapıları".Tập 36. ^ “Beyond the Dark Forest”.
Eğer tapınak küçük ise yalnızca kapalı bir mantapa ve bir ibadet yerinden oluşur.Nguyên thủy của đền là một ngôi đền nhỏ và đối diện về phía Đông với ngôi đền là một cái án thờ.
Kapalı formu şu şekilde gösterilir.Năm hiệu kỳ được chỉ định theo cách này.
Böylece evren daha kapalı olacağı için evrenin yaşı günümüz evrenin yaşından daha küçük olacaktır.Vì ngôi sao không thể già hơn Vũ trụ được, do đó tuổi của Vũ trụ phải lớn hơn giá trị này.
Erkeklere kapalı bir ideolojiydi.Nàng là hình mẫu lý tưởng dành cho các cô gái.
Birçok alan yerleşime kapalıdır.Nhiều nhà chứa đã phải đóng cửa.
Kayseri Cezaevi, Kayseri'de bulunan kapalı bir cezaevi.Ném đá là một biện pháp trừng phạt pháp lý tại Qatar.
Bilgisayar kapalı iken MS-DOS diskte durur.Nếu bạn thua, máy tính sẽ bị shut down và phải cài lại MS-DOS.
Örneğin: Hapishaneler yarı-kapalı bir sistemdir.施設により、半閉鎖的なものもある。
Ancak 19 Şubat 1980'de Scott Londra'da bir gece aleminin ardından bilinci kapalıyken öldü.ところが、1980年2月19日、スコットは、ロンドンで一晩大酒を飲んだ後に急死してしまった。
Gözlerini genellikle kapalı tutar.普段は瞳を閉じている。
Kabı sıkıca kapalı tutun.結び目をきちんと締める。
Bondarenko'nun ölümü yüksek oksijen içeren kapalı bir odada çıkan yangın sebebiyle gerçekleşti.ワレンチ・ボンダレンコ(英語版)が低圧力高濃度酸素の中での火事によって死亡したのである。
Hapishanede zaman geçirdi ve geçmişinden bir perde kapalı.過去に刑務所に服役していて、前科がある。
Bunlardan yüzeye yakın olanlar açık işletme, derindekiler ise kapalı işletme teşekkülleri ile çıkartılır.妙閑を初めとする人々は忠兵衛(侍)に感謝し、お礼がしたいと忠兵衛(侍)をいざない皆奥へと入った。
Dolayısıyla, boşküme ve X aynı zamanda kapalı altkümelerdir.空集合と X 自身は常に開かつ閉である。
Tapınak benzeri revak sadece ima edilmiş olup kapalıydı.神殿のようなポルチコは単にあるように見えるだけであり、閉鎖されていた。
Ä veya Ə: Kısa, kapalı, gırtlaktan gelen ve sert bir E harfidir.ひだは直生(柄に直角なつき方)もしくはわずかに垂生(柄に下向きのつき方)し、密集する。
1983'te Filistin İslami hareketinin bir Arap ülkesinde kapalı bir toplantı yaptı.1983年、パレスチナのイスラーム運動家がアラブ地域で会議を行った。
Üstü kapalı bir şekilde O'nu savunur da.一護に余計なことを言ってはドツかれている。
Doğduğunda gözleri kapalıdır.子は生まれた時から目が開いている。
Kadının hemen arkasında kırmızı perdeler vardır ve kapalı pencerelerden gökyüzü manzarası görünür.内向きに開かれた窓には赤いカーテンが垂れかかり、窓ガラスの右下には女性の姿が映し出されている。
Kapalı yerleri gösterin bana!'」と言って場を締める。
Önünde bulunan yaya kaldırımı üzeri kemerli olarak kapalıdır.玄門の前に石を積み上げて閉塞したらしい。
Kapalı bir limanı vardır ve kargo gemileri ile feribotlar buraya yanaşır.大規模な港湾施設があり、貨物船などが停泊している。
Tartışmalar özeldir ve dışa kapalıdır.閉鎖性と排他性。
10.000 kapalı olmak üzere toplamda 35.000 seyirci ağırlayabilmektedir.入場料は無料ながら35000人の観客を集める。
Ne yazık ki şimdi hepsi kapalı durumdadır.現在は全て休業している。
Kapalı ve yapay ortamlarda balık bakılması, tarihi çok eskilere dayanan bir uygulamadır.閉鎖環境あるいは人工環境中で魚を飼うことは、歴史的に深い起源を持つ。
Ancak çeşitli nedenlerle medrese günümüzde kapalıdır.ただし現在は諸事情により休学中である。
Bir altkümenin tümleyeni T'nin içindeyse o altkümeye kapalı denir.ネズミは1センチの隙間があれば通過可能と言われる。
Bütün dükkanlar ve işyerleri kapalıdır.すべての店舗営業終了。
Orası sanki geçilmez, kapalı bir bölge gibidir.一部未舗装・狭隘区間がある。
Böylelikle kendi içinde kapalı, görünürde değişmez bir dünya oluşmuştu.そこには外界と隔絶された閉鎖的で独自の社会が形成されていた。
Su ağzı kapalı bir kapta bu şekilde bir süre bekletilir.水路を流れてきた水は水槽で一時的に蓄えられる。
Altında kapalı otopark vardır, bir fıskiye havuz vardır.地下に駐車場があり、プールも半地下となっている。
Olayda yaralanmayan alma Hearst tarafından üstü kapalı şekilde tehdit edilmektedir.この事件はガントレットを奪ったアダム・ウォーロックにより時間を巻き戻されて無かったことにされた。
Bankalar Cuma/Cumartesi kapalıdır.月~金曜日に開催される。
Örnek olarak: Bir anahtar devresi açık veya kapalıdır.とうだいの カギ / ちかしつの カギ 施錠された扉を開けることができる。
Fransız İhtilali, ateizmi kapalı salon sohbetlerinden halkın içerisine taşımıştır.虚堂智愚法語 虚堂が入宋中の無象静照に書き与えた法語。
Cep telefonu da kapalıdır.携帯電話も通じない。
Kazılar, dokuz odadan oluşan sekiz kapalı avlusu olan bir kraliyet sarayını ortaya çıkardı.ウガリットからは、8つの中庭の周りに90の部屋をもつ王宮が発掘されている。
Kapalı ve totaliter bir toplum inşa etmektedir.全面的に道徳的・倫理的な社会の確立。
22 Mart 2011'de geliştirme paketi kapalı beta testi aşamasına girmiştir.2007年3月22日には、正式にベータテストの段階に入った。
Aksine karar alınmadıkça oturumları kapalıdır.逆に言えば、条件が成立しなくなったときに、処理を中止する。
Bir ilkokul bir ortaokul vardır ancak ikisi de kapalıdır.2つの小学校があるがいずれも休校中。
5'i açık 1'i kapalı olmak üzere toplam 6 sahası vardır.1BOXに5枚は確定封入。
Mahallenin okulu kapalıdır.堤校舎が閉校。
10.000 kişi kapasiteli olan stadyumun tamamı koltuklu üstü kapalıdır.会場は最大一万人収容可能で無事終了した。
Şu anda yeterli öğrenci olmadığından kapalıdır.入学者がなかったためすぐに廃止される。
3 yolcu kapalı bir kabine binebilir.閉鎖型キャビンに6人の乗客を乗せて運ぶことができた。
Efendi ilk defa ortaya çıktığında, Sunnydale'in altındaki Cehennem Ağzı'nda kapalı kalmıştır.太陽が初めて昇った時、ヒルドーリエンでイルーヴァタールの次子である人間が目覚めた。
1993 yılında Türkiye-Ermenistan sınırının kapatılmasından bu yana istasyon tren seferlerine kapalıdır.1991年から1993年にかけて当駅から東の区間を営業休止した時は、当駅が空港線の終着駅であった。
Maliye Bakanı için kapalı yer mi olur!金融監督庁に長官官房を設置。
Hiçbir yaşlı kendisine ait mekâna olsun ya da olmasın kapalı mekâna birden girmezdi.本来臣下は入れず、重臣である高官でさえ無断で立ち入る事はできない。