kapalı ile cümle

kapalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kapalı bir göz (çevre, loop, ilmek) içerisindeki toplam gerilim düşümü sıfırdır.Znaczenie użytych znaków jest na ogół (patrz poniżej) pomijane.
Kozalaklar uzun yıllar kapalı kalır.Szyszki pozostają zamknięte przez wiele lat.
Palais Omnisports de Paris-Bercy'de kapalı olarak düzenlenmektedir.Koncert został nagrany w Palais Omnisports de Paris-Bercy, w Paryżu.
Kabı sıkıca kapalı tutun.Przytul mnie mocno.
Ahtapotlar kapalı dolaşım sistemine sahiptirler yani kan damarlar içinde kalır.Ośmiornice mają zamknięty układ krążenia – krew pozostaje w obrębie naczyń krwionośnych.
Kalan 8 tane familya ise incertae sedis olarak çeşitli kapalı tohumlular takım gruplarına dağıtılmıştır.Osiem pozostałych rodzin umieszczanych jest w różnych grupach grupujących określone rzędy okrytonasiennych.
Bir yüzey olarak kapalıdır (tıkız ve kenarsız).Podkochuje się w Bystrym Oku (z wzajemnością).
Doğduğunda gözleri kapalıdır.W czasie snu ptaki mają zamknięte oczy.
Kapalı kaynaklıdır.Pochodzenie niepewne.
Havalimanı pazar günleri kapalıdır.Lotnisko jest zamknięte w niedziele.
İkincil tuz, daha sonra ısısını bir buhar türbinine veya kapalı çevrimli gaz türbinine aktarır.Sole obiegu wtórnego oddają następnie ciepło do turbiny parowej lub turbiny gazowej o cyklu zamkniętym.
Cadde, pazar günleri, bayram ve tören günlerinde trafiğe kapalıdır.Jest ona zamknięta dla ruchu drogowego w niedziele i święta, oraz podczas oficjalnych uroczystości.
Bütün dükkanlar ve işyerleri kapalıdır.Wiele sklepów i biur pozostało zamkniętych.
Birçok alan yerleşime kapalıdır.Wiele domów zostało zamkniętych.
Soğuk iklimlerde yetiştirilmesi saksıda ya da dondan korumalı kapalı alanlarda yapılır.W chłodniejszym klimacie pomarańcze mogą być uprawiane w pomieszczeniach zamkniętych.
Büyük bir bölümü araç trafiğine kapalıdır.Większa część Rynku została wyłączona z ruchu samochodowego.
Buradaki insanlar kapalı tenlidir.Tutejsza populacja jest świecka.
Havaalanında kapalı bir otoparkın mevcut olmaması büyük bir eksiklik kabul edilmektedir.W dalszym ciągu na lotnisku brakowało pewnych podstawowych udogodnień.
1910 yılına kadar kullanılan hamam, uzun yıllar kapalı kalmıştır.1910 wprowadzone w roku 1910, przez wiele lat przechodziło różne modyfikację.
1966 yılında TRT kapalı devre televizyon eğitimi yayınları başladı.W 1998 zaczęła pracować w zagranicznej redakcji Faktów TVN.
Müzikâl, 1982 yılının mayıs ayına kadar kapalı gişe oynanmıştır.Muzyka została wydana w maju 1982 r.
Güncel kanıtlar aynı zamanda evrenin kapalı olmadığını işaret ediyor.Teoria Wszechświata zamkniętego zakłada, że ekspansja Wszechświata nie jest nieskończona.
Arsena çok kapalı giyinmiş ve yüzüne peçe takmış olarak gelir.Jest on bogato ubrany, a jego twarz wyraża zdziwienie.
Günümüzde köprü araç trafiğine kapalıdır.Obecnie droga jest zamknięta dla ruchu samochodowego.
Birinci kısım kapalıdır.Pierwszy odcinek otwarty.
Kan dolaşım sistemleri kapalıdır.Układ krwionośny zamknięty.
Artık şehzadeler kapalı yerlerde de kalmaktan kurtulmuşlardı.Mieszkańcy schronili się wówczas w schronach.
Bilinci kapalı ise koma pozisyonu verilerek yardım çağrılır.Z pomocą przychodzi nieznajomy przybysz.
Finladiya Körfezi de kapalı olduğundan şehre tek ulaşım yolu Ladoga Gölü üzerindendir.Najbliższym miastem jest Lae, dokąd można się dostać jedynie drogą wodną przez zatokę.
Havalimanı, şu anda kapalı olan Ellinikon Uluslararası Havalimanı'nın yerine Mart 2001'de açılmıştır.Port lotniczy został otwarty w marcu 2001 r. i zastąpił obecnie zamknięty Port lotniczy Ateny-Elliniko.
Sağlık ocağı sağlık evi binası var, fakat personel yokluğundan sağlık evi kapalıdır..Moje biuro miało być zamknięte, ale miałem domowy komputer.
Bu üstü kapalı bir methoddur.Jest to metoda pomocnicza.
EUH044 Kapalı ortamda ısıtıldığında patlama riski var.R44 Zagrożenie wybuchem po ogrzaniu w zamkniętym pojemniku.
2008 yılında UEFA standartları gereğince, Kapalı Alt tribünü yeniden düzenledi.W 2008 roku powrócił do UFC ale z miernym skutkiem.
Akabinde, kapalı gişe sahnelenen sayısız turnelere çıktılar.Na szczyt Złomiskiej Turni można wejść wieloma drogami.
İzohipsler iç içe geçmiş kapalı eğrilerdir.Odwadniane przez dopływy Radacznicy.
Tapınak benzeri revak sadece ima edilmiş olup kapalıydı.Stan samej świątyni przedstawiał się wówczas niezadowalająco.
İçinde büyük bir kapalı çarşı bulunmaktadır.Znajduje się w niej duży okap.
Mağaza kapalı.Sklep jest zamknięty.
Doğduğunda gözleri kapalıdır.De föds med slutna ögon.
Maçın kapalı kapılar ardında tekrarlanmasına karar verildi.Sammanträdena sker bakom stängda dörrar.
Bir dağılım için destek, tamamlayıcı seti sıfır olasılığı olan en küçük kapalı set olarak tanımlanır.Stödet för en fördelning är den minsta slutna mängd vars komplement har sannolikheten noll.
Ancak tefsirinde açık ve kapalı olarak Mu'tezile itîkâdına yer verdiği görülür.Endast i Rhenguldet uppenbarar sig Loge i en påtaglig gestalt (som halvgud).
Böylece açık ve kapalı sistem farkı betimleniyordu.Det är viktigt att göra skillnad på slutna och isolerade system.
Kışın ise hayvanlar bahar aylarına kadar ahır ve besihanelerde kapalı olarak bakılmaktadır.På vintern användes häst och slädje (eller ren och ackja).
Günümüzde köprü araç trafiğine kapalıdır.Bron är avstängd för fordonstrafik.
Kapalı bir göz (çevre, loop, ilmek) içerisindeki toplam gerilim düşümü sıfırdır.Ögonen är slutna inåt (inte bort från) den gamla (stads)kärnan.
Günümüzde stadda 500 kişilik kapalı ve 750 kişilik açık triün bulunmaktadir.Området är inhägnat och godkänt för 750 personer.
Birinin üstü açıktır, diğerinde kapalıdır.En konsollbalk är fri i sin ena ände och är helt låst i den andra.
Ne yazık ki şimdi hepsi kapalı durumdadır.Alla dessa är nu nedlagda.
Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır.Vid födseln är ungarnas ögon och öron slutna.
Fakat gerçekte Süveyş Kanalı, İsrail'e kapalı kalmaya devam etti.Suezkanalen, som därmed kontrollerades av Israel, stängdes.
Göz kapakları kasları gevşediğinden kapaklar arası açık, yarı açık veya kapalı olabilir.Hörlurar kan vara antingen slutna, halvslutna/halvöppna eller öppna.
Kapalı alanda koşulan bu dereceler resmî dünya rekoru olarak kaydedilmedi.Rekordet är därför inte officiellt världsrekord.
Köyde ilköğretim okulları vardır fakat eğitim-öğretim kapalıdır. taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır."Och du har fått skolor och utbildning – men duger du till att skura golv?
Palais Omnisports de Paris-Bercy'de kapalı olarak düzenlenmektedir.Arenan för evenemanget var Palais Omnisports de Paris-Bercy.
Ngami Gölü, Botsvana'da Kalahari Çölü'nün kuzeyinde bir kapalı havza gölüdür.Ngami är en fiskrik träsksjö i Botswana, i den norra delen av Kalahariöknen.
Örneğin: Hapishaneler yarı-kapalı bir sistemdir.För andra betydelser, se Puolivälinsaari.
Sovyet kuvvetleri 19 Kasım 1942 tarihinde Uranüs Harekâtı kapalı adıyla bir karşı taarruz başlattı.Den 19 november 1942 påbörjade Sovjetunionen Operation Uranus.
Erişim tarihi: 8 Ocak 2019. ^ "Malatya İnönü Stadı'nın kapalı tribünü de yıkıldı".Läst 8 januari 2014. (engelska) ^ "Has the Golden Gate Bridge Ever Been Closed?".
İlgili Sayfalar