Tom odaya girdi ve arkasından kapıyı çarptı.Tom went into the room and slammed the door behind him.
Tom kapıyı denedi, fakat o kilitliydi.Tom tried the door, but it was locked.
Tom arka kapıdan gizlice sıvıştı.Tom sneaked out the back door.
Mary'nin çalma fırsatı olmadan Tom kapıyı açtı.Tom opened the door before Mary had a chance to knock.
Tom kapıya tekme attı.Tom kicked the door in.
Tom defterinin kapağına mutlu bir yüz çizdi.Tom drew a happy face on the cover of his notebook.
Tom kilitli olduğundan emin olmak için kapısını iki kez kontrol etti.Tom double-checked his door to make sure it was locked.
Tom Mary'nin evine varmadan önce, o, 2.30'a kadar kapalıydı.It was close to 2:30 by the time Tom reached Mary's house.
Sanırım Tom yanlış kapı çalıyor.I think Tom has been barking up the wrong tree.
Şu lanet kapıyı kapat!Close the damn door!
Kapat şu lanet kapıyı!Close the fucking door!
Bana bir şey söylemeye çalışıyorsun hissine kapılıyorum.I get the feeling you're trying to tell me something.
Köpek baştan ayağa çamur kaplıydı.The dog was covered in mud from head to foot.
Deniz kaplumbağalarının uzun bir ömrü vardır.Sea turtles have a long lifespan.
Hiç çikolata kaplı patlamış mısır yedin mi?Have you ever eaten chocolate-covered popcorn?
Japonya'da birçok kaplıcalar vardır.In Japan, there are lots of hot springs.
Japonya'da birçok kaplıca var.In Japan, there are many hot springs.
Japonya'da pek çok kaplıca vardır.In Japan, there are many hot springs.
Ben kapıyı açamıyorum. Anahtarın var mı?I can't open the door. Do you have the key?
Cihazı ne zaman kapatman gerektiğini bilmiyorum.I don't know when you must turn off the device.
Ben makinenin ne zaman kapatılması gerektiğini bilmiyorum.I don't know when the machine must be turned off.
Duvar, yazılarla kaplıdır.The wall is covered with graffiti.
Tom'un yatak odası kapısı kapalıydı.Tom's bedroom door was closed.
Tom fermuarını kapadı.Tom zipped up his fly.
Tom çanta fermuarını kapadı.Tom zipped up his bag.
Tom Mary'nin çığlık attığını duyduğunda telefonu kapamak üzereydi.Tom was just about to hang up when he heard Mary scream.
Tom Mary'nin kapıyı açmasını engellemeye çalıştı.Tom tried to prevent Mary from opening the door.
Tom tüm krediyi kapmaya çalıştı.Tom tried to hog all the credit.
Tom ayakkabılarını kapıda çıkardı.Tom took his shoes off at the door.
Tom bize kapıda bir bilet alabileceğimizi söyledi.Tom told us that we could buy a ticket at the door.
Tom arka kapıdan dışarı süzüldü.Tom slipped out the back door.
Tom kapıyı Mary'nin yüzüne çarptı.Tom slammed the door in Mary's face.
Tom kapıyı kapattı ve kilitledi.Tom shut the door and locked it.
Tom gözlerini kapadı.Tom shut his eyes.
Tom kapıyı açmada sorun yaşıyor gibi görünüyor.Tom seemed to be having trouble opening the door.
Tom ilaç şişesinden kapağı çıkardı.Tom removed the lid from the medicine bottle.
Tom kutudan kapağı çıkardı.Tom removed the lid from the box.
Tom ceket kapüşonunu kafasına çekti.Tom pulled his jacket hood over his head.
Tom dairesine girdikten sonra kapıyı kilitledi.Tom locked the door after he entered his apartment.
Tom dairesine girdikten sonra kapısını kitledi.Tom locked the door after he entered his apartment.
Tom kimsenin kapılarını kilitlemediği küçük bir kasabada yaşıyor.Tom lives in a small town where nobody locks their doors.
Tom küçük yelkenlilere kaptanlık yapmaktan hoşlanır.Tom likes to skipper small sailboats.
Tom ağzını kapalı tuttu.Tom kept his mouth shut.
Tom ağzını kapalı tuttu ve ne olduğunu kimseye söylemedi.Tom kept his mouth shut and didn't tell anyone what had happened.
Tom gece kapılarını kilitli tutuyor.Tom keeps his doors locked at night.
Tom ön kapının çarptığını duydu.Tom heard the front door slam.
Tom sobayı kapatmayı unuttu.Tom forgot to turn off the stove.
Tom ön kapıyı kilitlemeyi unuttu.Tom forgot to lock the front door.
Tom kapının arkasına bile baktı.Tom even looked behind the door.
Tom köprünün kapalı olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that the bridge was closed.
Tom ön kapıya doğru çimden geçti.Tom crossed the lawn to the front door.
Tom kapıyı kilitleyemedi, çünkü yanlış anahtarı almıştı.Tom couldn't unlock the door because he had the wrong key.
Tom su altında yüzerken gözlerinin kapatır.Tom closes his eyes when he swims underwater.
Tom kapıyı kapadı ve onu kilitledi.Tom closed the door and locked it.
Tom gazın kapalı olduğundan emin olmak için kontrol etti.Tom checked to make sure the gas was turned off.
Tom kesinlikle kapalı yerlerde çok zaman harcıyor.Tom certainly spends a lot of time indoors.
Tom kesinlikle paniğe kapılmış görünmüyordu.Tom certainly didn't sound alarmed.
Telefon aramasından sonra üç dakika içerisinde polisler Tom'un kapısındaydılar.The police were at Tom's door within three minutes after the phone call.
Polisler bir arama emri ile Tom'un kapısındaydılar.The police were at Tom's door with a search warrant.
Polislerin kapı tokmağında buldukları tek parmak izleri Tom'unkilerdi.The only fingerprints that the police found on the doorknob were Tom's.