kapısında ile cümle

kapısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.De, der sidder i Porten, taler om mig, ved Drikkelagene synger de om mig.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Die im Tor sitzen, schwatzen von mir, und in den Zechen singt man von mir.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Gdym wziął na się wór miasto szaty, byłem u nich przypowieścią.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Hablaban contra mí los que se sentaban en el tribunal, y los borrachos cantaban canciones contra mí
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Ha gyászruhába öltözöm, akkor példabeszédül vagyok nékik.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Ho indossato come vestito un sacco e sono diventato il loro scherno
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Ik trok rouwkleding aan, maar zij gebruikten mij als een spreekwoord.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Jag klädde mig i sorgdräkt, men jag blev för dem ett ordspråk.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Když jsem bral na se pytel místo roucha, tehdy jsem jim byl za přísloví.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.성문에 앉은 자가 나를 말하며 취한 무리가 나를 가져 노래하나이다
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Minä pukeuduin säkkipukuun, mutta tulin sananparreksi heidän suussaan.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Những kẻ ngồi nơi cửa thành trò chuyện về tôi; Tôi là đề câu hát của những người uống rượu.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Những kẻ ngồi nơi cửa thành trò_chuyện về tôi ; Tôi là đề câu hát của những người uống rượu .
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Og jeg gjorde sekk til mitt klædebon, og jeg blev dem til et ordsprog.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.O meni govoričijo, kateri posedajo pri vratih, za pesem pa sem njim, ki pijejo opojno pijačo.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Κατ' εμου λαλουσιν οι καθημενοι εν ταις πυλαις, και εγεινα ασμα των μεθυοντων.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.За мене приказват седящите в портата; И аз станах песен на пияниците.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.ישיחו בי ישבי שער ונגינות שותי שכר׃
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.‎يتكلم فيّ الجالسون في الباب واغاني شرّابي المسكر
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.坐 在 城 門 口 的 談 論 我 . 酒 徒 也 以 我 為 歌 曲
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.坐在 城門 口 的 談論 我 . 酒徒 也 以 我 為 歌曲
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.Ale Uriáš spal u vrat domu královského se všemi služebníky pána svého, a nešel do domu svého.
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.Ali Urija je spal pred vrati kraljeve hiše z vsemi hlapci gospoda svojega in ni šel doli v hišo svojo.
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.그러나 우리아는 집으로 내려가지 아니하고 왕궁 문에서 그 주의 신복들로 더불어 잔지라
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.Mas Urias dormiu � porta da casa real, com todos os servos do seu senhor, e não desceu a sua casa.
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.Ma Uria dormì alla porta della reggia con tutti i servi del suo signore e non scese a casa sua
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.men Urias lagde sig ved Indgangen til Kongens Palads hos sin Herres Folk og, gik ikke ned til sit Hus.
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.Nhưng U-ri không về nhà mình , ngủ tại cửa đền vua cùng các tôi_tớ vua .
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.Nhưng U-ri không về nhà mình, ngủ tại cửa đền vua cùng các tôi tớ vua.
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.Pero Urías durmió a la puerta del palacio junto con todos los siervos de su señor, y no descendió a su casa
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.Tetapi Uria tidak pulang melainkan tidur di depan pintu gerbang istana bersama para pengawal raja
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.Но Урия спал у ворот царского дома со всеми слугами своего господина, и не пошел в свой дом.
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.Но Урия спа при вратата на царската къща с всичките слуги на господаря си, и не слезе у дома си.
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.וישכב אוריה פתח בית המלך את כל עבדי אדניו ולא ירד אל ביתו׃
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.ونام اوريا على باب بيت الملك مع جميع عبيد سيده ولم ينزل الى بيته.
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.烏 利 亞 卻 和 他 主 人 的 僕 人 一 同 睡 在 宮 門 外 、 沒 有 回 家 去
Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu.烏利亞卻 和 他 主人 的 僕人 一同 睡在 宮門外 、 沒有 回家 去
Onları görüyorum çavuş. Batı kapısından yaklaşıyorlar.Mene 100 metriä ohita se se on putoamispaikka
Onları görüyorum çavuş. Batı kapısından yaklaşıyorlar.Tenho-os á vista, Sargento.
Onları görüyorum çavuş. Batı kapısından yaklaşıyorlar.Tetaplah bersamaku.
Onları görüyorum çavuş. Batı kapısından yaklaşıyorlar..אני רואה אותם, המפקד .הם באים מהשער המערבי
Onları görüyorum çavuş. Batı kapısından yaklaşıyorlar.ارجع 100 متر . هذا هو التحطّم.
onun dövülüp RABbin Tapınağının Yukarı Benyamin Kapısındaki tomruğa vurulmasını buyurdu.ia memerintahkan supaya aku dipukul dan dipasung di Pintu Gerbang Benyamin, gerbang bagian atas di Rumah TUHAN
onun dövülüp RABbin Tapınağının Yukarı Benyamin Kapısındaki tomruğa vurulmasını buyurdu.이에 바스훌이 선지자 예레미야를 때리고 여호와의 집 베냐민의 윗문에 있는 착고에 채웠더니
onun dövülüp RABbin Tapınağının Yukarı Benyamin Kapısındaki tomruğa vurulmasını buyurdu.lät han hudflänga profeten Jeremia och satte honom i stocken i Övre Benjaminsporten till HERRENS hus.
onun dövülüp RABbin Tapınağının Yukarı Benyamin Kapısındaki tomruğa vurulmasını buyurdu.Og Pashur slo profeten Jeremias og satte ham i stokken i den øvre Benjamins-port i Herrens hus.
onun dövülüp RABbin Tapınağının Yukarı Benyamin Kapısındaki tomruğa vurulmasını buyurdu.Pha-su-rơ bèn đánh đòn đấng tiên tri Giê-rê-mi, cùm lại ở cửa trên Bên-gia-min, thuộc về nhà Ðức Giê-hô-va.
onun dövülüp RABbin Tapınağının Yukarı Benyamin Kapısındaki tomruğa vurulmasını buyurdu.slog han ham og lod ham lægge i Blokken i den øvre Benjaminsport i HERRENs Hus.
onun dövülüp RABbin Tapınağının Yukarı Benyamin Kapısındaki tomruğa vurulmasını buyurdu.ויכה פשחור את ירמיהו הנביא ויתן אתו על המהפכת אשר בשער בנימן העליון אשר בבית יהוה׃
onun dövülüp RABbin Tapınağının Yukarı Benyamin Kapısındaki tomruğa vurulmasını buyurdu.فضرب فشحور ارميا النبي وجعله في المقطرة التي في باب بنيامين الاعلى الذي عند بيت الرب.
onun dövülüp RABbin Tapınağının Yukarı Benyamin Kapısındaki tomruğa vurulmasını buyurdu.他 就 打 先 知 耶 利 米 、 用 耶 和 華 殿 裡 便 雅 憫 高 門 內 的 枷 、 將 他 枷 在 那 裡
onun dövülüp RABbin Tapınağının Yukarı Benyamin Kapısındaki tomruğa vurulmasını buyurdu.他 就 打 先知 耶利米 、 用 耶和華 殿 裡便 雅 憫高 門內 的枷 、 將 他 枷在 那裡
Rabbimin kapısında kulluk yapayım demiş. Cebimde hiçbir şey yok.دعني اخدم على باب ربي . لا يوجد شيء في جيوبي ".
RAB bulut sütununun içinde indi. Çadırın kapısında durup Harunla Miryamı çağırdı. İkisi ilerlerkenÐức Giê-hô-va ngự xuống trong trụ mây đứng tại cửa hội mạc, rồi gọi A-rôn và Môi-se; hai người đều đến.
RAB bulut sütununun içinde indi. Çadırın kapısında durup Harunla Miryamı çağırdı. İkisi ilerlerkenÐức_Giê - hô-va ngự xuống trong trụ mây đứng tại cửa hội mạc , rồi gọi A-rôn và Môi-se ; hai người đều đến .
RAB bulut sütununun içinde indi. Çadırın kapısında durup Harunla Miryamı çağırdı. İkisi ilerlerken여호와께서 구름 기둥 가운데로서 강림하사 장막 문에 서시고 아론과 미리암을 부르시는지라 그 두 사람이 나아가매
RAB bulut sütununun içinde indi. Çadırın kapısında durup Harunla Miryamı çağırdı. İkisi ilerlerkenTedy sstoupil Hospodin v sloupu oblakovém, a stál u dveří stánku. I zavolal Arona a Marie, a vyšli oba dva.
RAB bulut sütununun içinde indi. Çadırın kapısında durup Harunla Miryamı çağırdı. İkisi ilerlerkenИ сошел Господь в облачном столпе, и стал у входа скинии, и позвал Аарона и Мариам, и вышли они оба.
RAB bulut sütununun içinde indi. Çadırın kapısında durup Harunla Miryamı çağırdı. İkisi ilerlerkenוירד יהוה בעמוד ענן ויעמד פתח האהל ויקרא אהרן ומרים ויצאו שניהם׃
RAB bulut sütununun içinde indi. Çadırın kapısında durup Harunla Miryamı çağırdı. İkisi ilerlerkenفنزل الرب في عمود سحاب ووقف في باب الخيمة ودعا هرون ومريم فخرجا كلاهما.

İlgili Sayfalar