kapısında ile cümle
kapısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.I vyšel Gál syn Ebedův, a postavil se v bráně města; vyvstal pak Abimelech i lid, kterýž s ním byl, z záloh.
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.에벳의 아들 가알이 나와서 성읍문 입구에 설 때에 아비멜렉과 그를 좇은 백성이 매복하였던 곳에서 일어난지라
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.Гаал, сын Еведов, вышел и стал у ворот городских; и встал Авимелех и народ, бывший с ним, из засады.
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.ויצא געל בן עבד ויעמד פתח שער העיר ויקם אבימלך והעם אשר אתו מן המארב׃
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.فخرج جعل بن عابد ووقف في مدخل باب المدينة. فقام ابيمالك والشعب الذي معه من المكمن.
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.以 別 的 兒 子 迦 勒 出 去 、 站 在 城 門 口 . 亞 比 米 勒 和 跟 隨 他 的 人 從 埋 伏 之 處 起 來
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.以別 的 兒子 迦勒 出去 、 站在 城門 口 . 亞比 米勒 和 跟隨 他 的 人 從 埋伏 之 處起來
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Ako mi je znorelo srce za katero ženo in sem prežal pri vratih bližnjega svojega:
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Als ik ooit heb verlangd naar de vrouw van een ander,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Blev jeg en Dåre på Grund at en Kvinde, og har jeg luret ved Næstens Dør,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Dacă mi -a fost amăgită inima de vreo femeie, dacă am pîndit la uşa aproapelui meu,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Dersom mitt hjerte har latt sig dåre for en kvinnes skyld, og jeg har luret ved min næstes dør,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Ha az én szívem asszony után bomlott, és leselkedtem az én felebarátomnak ajtaján:
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Har mitt hjärta låtit dåra sig av någon kvinna, så att jag har stått på lur vid min nästas dörr?
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Hat sich mein Herz lassen reizen zum Weibe und habe ich an meines Nächsten Tür gelauert,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Jestli sa dalo zvábiť moje srdce k cudzej žene, alebo jestli som úkladil pri dveriach svojho blížneho,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Jestliže se dalo přivábiti srdce mé k ženě, a u dveří bližního svého činil-li jsem úklady:
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Jeźli zwiedzione jest serce moje do niewiasty, i jeźlim czyhał u drzwi przyjaciela mego:
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Jos minun sydämeni hullaantui toisen vaimoon ja minä väijyin lähimmäiseni ovella,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,언제 내 마음이 여인에게 유혹되어 이웃의 문을 엿보아 기다렸던가
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Nếu lòng tôi bị người nữ quyến dụ , Nếu tôi rình_rập ở nơi cửa của lân_cận tôi ,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Nếu lòng tôi bị người nữ quyến dụ, Nếu tôi rình rập ở nơi cửa của lân cận tôi,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Seandainya pernah aku tertarik kepada istri tetanggaku, dan dengan sembunyi, kuintip dia di balik pintu
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Se il mio cuore fu sedotto da una donna e ho spiato alla porta del mio prossimo
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Si mi corazón ha sido seducido con respecto a una mujer, y si he acechado a la puerta de mi prójimo
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Si mon coeur a été séduit par une femme, Si j`ai fait le guet à la porte de mon prochain,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Αν η καρδια μου ηπατηθη υπο γυναικος, η παρεμονευσα εις την θυραν του πλησιον μου,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Ако се е прелъстило сърцето ми от жена, И съм причаквал при вратата на съседа си,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Если сердце мое прельщалось женщиною и я строил ковы у дверей моего ближнего, –
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,אם נפתה לבי על אשה ועל פתח רעי ארבתי׃
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,ان غوي قلبي على امرأة او كمنت على باب قريبي
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,我 若 受 迷 惑 、 向 婦 人 起 淫 念 、 在 鄰 舍 的 門 外 蹲 伏
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,我 若 受 迷惑 、 向婦 人 起 淫念 、 在 鄰舍 的 門外 蹲伏
Gayet net görüyordum. Bir helikopterin kapısında başlıyordu ve arka planda rock müzik çalıyordu.Mi vedevo chiaramente, a quanto ricordo, mentre venivo ripreso fuori dal portellone di un elicottero.
Hititli Efron halkının arasında oturuyordu. Kent kapısında toplanan herkesin duyacağı biçimde,Efron zat tussen de andere mannen en stond nu op om Abraham te antwoorden. Iedereen luisterde aandachtig.
Hititli Efron halkının arasında oturuyordu. Kent kapısında toplanan herkesin duyacağı biçimde,때에 에브론이 헷족속 중에 앉았더니 그가 헷족속 곧 성문에 들어온 모든 자의 듣는데 아브라함에게 대답하여 가로되
Hititli Efron halkının arasında oturuyordu. Kent kapısında toplanan herkesin duyacağı biçimde,ועפרון ישב בתוך בני חת ויען עפרון החתי את אברהם באזני בני חת לכל באי שער עירו לאמר׃
Hititli Efron halkının arasında oturuyordu. Kent kapısında toplanan herkesin duyacağı biçimde,وكان عفرون جالسا بين بني حثّ. فاجاب عفرون الحثّي ابراهيم في مسامع بني حثّ لدى جميع الداخلين باب مدينته قائلا.
Hititli Efron halkının arasında oturuyordu. Kent kapısında toplanan herkesin duyacağı biçimde,當 時 以 弗 崙 正 坐 在 赫 人 中 間 . 於 是 赫 人 以 弗 崙 、 在 城 門 出 入 的 赫 人 、 面 前 對 亞 伯 拉 罕 說
Hititli Efron halkının arasında oturuyordu. Kent kapısında toplanan herkesin duyacağı biçimde,當時 以 弗崙 正 坐在 赫人 中 間 . 於是 赫人以 弗崙 、 在 城門 出入 的 赫人 、 面前 對 亞伯拉罕 說
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.Deux d'entre eux ont atterit sur la porte de sa nouvelle Citroen.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.Dos de ellas aterrizaron en una de las puertas de su nuevo Citroën.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.Două dintre ghiulele au nimerit în uşa laterală a Citroen-ului lui nou-nouţ.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.Due andarono a sbattere contro la portiera della sua nuova Citroen.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.Hai trái đậu ở cửa chiếc Citroen mới toanh nhà cậu.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.I dwa z nich wylądowały w drzwiach jego nowego Citroena.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.Kettő az új Citroenjük ajtajában landolt.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.볼 베이링 두개는 새 시트로엔자동차 옆문에 착지했죠.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.Twee kwamen er terecht in de deur van zijn nieuwe Citroën.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.Zwei landeten in der Seitentür seines neuen Citroen.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.Два от тях се приземиха в страничната врата на новия му "Ситроен".
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.Некоторые обломки упали на дверь его нового Ситроена.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.שניים מהם נחתו בתוך דלת הצד של הסיטרואן החדשה שלו.
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.وقد اصابت اثنتين منهم باب سيارة ستروين جديدة
İki tanesi yepyeni Citroen'in kapısında durdu.(笑)
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.(68:13) о мне толкуют сидящие у ворот, и поют в песнях пьющие вино.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.A keď miesto rúcha beriem na seba smútočné vrece, vtedy som im porekadlom.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Aku menjadi buah bibir di tempat orang berkumpul, dan nyanyian pemabuk-pemabuk adalah tentang aku
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Aqueles que se sentem � porta falam de mim; e sou objeto das cantigas dos bêbedos.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Ceice stau la poartă vorbesc de mine, şi ceice beau băuturi tari mă pun în cîntece.