kapısında ile cümle
kapısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Kaçan Tomanbay yakalandı ve 15 Nisan 1517'de Kahire kale kapısında asılarak idam edildi.Tuman Bay kemudian dipenjara dan dihukum gantung di gerbang kota pada 15 April 1517.
Kıble kapısından girildikten sonra sağ ve soldaki merdivenlerden kadınlar mahfiline çıkılır.Untuk mencapai ruang salat utama, jamaah melewati beberapa pintu di sisi kanan dan kiri (bagi perempuan).
Biri giriş kapısında, diğeri içeride olmak üzere iki kitâbesi vardır.Beberapa memiliki satu lubang di tengahnya, sementara lainnya memiliki dua lubang.
Joseph de sınır kapısında tutuklanır hançer ait olduğu yere geri getirilir.Lalu Yusuf ditangkap oleh Potifar dan dimasukkan ke dalam penjara, tempat tahanan-tahanan raja dikurung.
Şehirde ise Rick'in grubu barın arka kapısından kaçma planları yapmaktadır.Nhóm của Rick, sau khi tìm tới đây, đã có kế hoạch đi vào bằng cửa sau.
Yapılan incelemede kazaya uçağın arka bagaj kapısındaki yapım hatasının neden olduğu belirlenmiştir.Nguyên nhân của vụ tai nạn được xác định do lỗi xi lanh phụ ở đuôi máy bay.
Jaquino beraberindeki askerlerle girer ve bakanın hapishane kapısında beklediğini açıklar.兵隊を伴ったヤキーノが現れ、大臣が門で待っていると告げる。
Șakayı yapanların tutuklanmasına rağmen okulların ön kapısında polis bir ay boyunca nöbet tuttu.組織の命令で学園都市に潜入した際は1ヶ月間、上条を監視。
Orton ve Mahal, ilk başta kafesin ilk üç kapısından çıkmaya çalışsalar da birbirlerini engellediler.初めは険悪な雰囲気だった遥とコットンだったが、三人組から逃げ回る間に打ち解ける。
Pooh'nun evinin kapısında "Bay Sanders" yazmaktadır.另維尼家的門上寫著「MR. SANDERZ」。
Namaz ehli olanlar / sürekli namazını kılanlar, Salat (namaz) kapısından çağrılır.勇者們對於用復甦咒文將其召喚出來的人誓以絕對忠誠。
Oruç ehli olanlar / sürekli oruçlarını tutanlar Reyyan (su içip kanan) kapısından çağrılır.乃升奉天門,有貞等常服謁賀,呼「萬歲」。
Arkadaşımla okul kapısında buluştuk.부인과는 학교에서 만나게 되었다.
Sadaka ehli olanlar /daima sadaka verenler, Sadaka kapısından çağrılır.”이 시대의 사상가들을 제자(諸子)라 하며 그 학파들을 백가(百家)라 부른다.
Uçak Amsterdam Schiphol Havalimanı'nın G03 kapısından 10:14'te (TSİ 12:14) ayrıldı.비행기는 중부 유럽 시간 12:24(UTC 10:24)경 암스테르담 스히폴 국제공항 3번 출구를 출발하였다.
Bütün bunlar bir .hiç uğruna, kapısında çalıştığı zalim ağa Haceli'nin (Hayati Hamzaoğlu) yüzünden olmuştur.그러나 하비의 모든 호족들이 유비를 반겼던 것은 아니었기 때문에, 이 일은 훗날 유비가 여포에게 하비를 빼앗기는 결과를 초래하였다.
Arkadaşımla okul kapısında buluştuk.Проведе се в двора на училището.
Genellikle kale ana kapısında iki tane kale kapısı bulunurdu.Обикновено на главния вход на замъка има два герса.
Ama bu kişi otomobilin diğer kapısından çıktı.Двамата пътуват с личния си автомобил край Портсмът.
Son cemaat yerinden harime yuvarlak kemerli bir giriş kapısından geçilir.Накрая оставят тесен кръгъл отвор за вход.
Makaza-Nimfea sınır kapısından sadece otomobil ve 3,5 tona kadar kütleye sahip kamyonlar geçebilir.През ГКПП Маказа – Нифея могат да преминават само леки автомобили и камиони с маса до 3.5 тона.
Tommy, Sonny ve adamlarını malikanesinin kapısında karşılar.Tommy na kraju ubije Sonnyja u hodniku njegova imanja.
Ortak operasyon güçleri ana giriş kapısından üsse girer.Vyvolanie nepokojov pri hlavnej bráne.
Genellikle kale ana kapısında iki tane kale kapısı bulunurdu.Pogosto so se na glavnem vhodu uporabljala dvojna dvižna vrata.
Kapısında 4 dev boy Ramses heykeli vardır.Varpinėje yra 2 vertingi Johano Delamarso lieti varpai.
Bugün Tokyo'ya gidenlerin Shibuya istasyonunun kapısında karşılaştığı köpek heykeli Haçiko'dur.Shibuya raudteejaama juures asuv koerakuju Hachikō on populaarne kohtumispaik.
Bu zaman içinde fabrika kapısından 75.000 troleybüs çıktı.Enam kui 50 aasta jooksul on tehases valmistatud üle 75 000 trollibussi.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.A doviedol ma do vnútorného dvora južnou bránou, a zmeral južnú bránu podľa tamtých mier.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Ðoạn người đem ta vào hành lang trong do hiên cửa phía nam; người đo hiên cửa phía nam, có đồng một cỡ.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Ðoạn người đem ta vào hành_lang trong do hiên cửa phía nam ; người đo hiên cửa phía nam , có đồng một cỡ .
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Então me levou ao átrio interior pela porta do sul; e mediu a porta do sul conforme estas medidas.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.És bevitt engemet a déli kapun át a belsõ pitvarba, és megméré a déli kaput ugyanama mértékek szerint;
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.I uvedl mne do síně vnitřní branou polední, a změřil tu bránu polední podlé týchž měr,
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.그가 나를 데리고 그 남문으로 말미암아 안 뜰에 들어가서 그 남문간을 척량하니 척수는
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Luego me llevó por la puerta del sur al atrio interior, y midió la puerta del sur; eran como aquellas medidas
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Nato me je pripeljal skozi južna vrata na notranje dvorišče. In meril je južna vrata po onih merah
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Και με εφερεν εις την εσωτεραν αυλην δια της νοτιου πυλης και εμετρησε την νοτιον πυλην κατα τα αυτα μετρα.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.И привел он меня через южные ворота во внутренний двор; и намерилв южных воротах ту же меру.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Тогава ме заведе във вътрешния двор през южната порта; и като измери южната порта, тя имаше същите мерки,
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.ויביאני אל חצר הפנימי בשער הדרום וימד את השער הדרום כמדות האלה׃
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.واتى بي الى الدار الداخلية من باب الجنوب وقاس باب الجنوب كهذه الاقيسة.
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.他 帶 我 從 南 門 到 內 院 、 就 照 先 前 的 尺 寸 量 南 門
Adam beni Güney Kapısından iç avluya götürdü. Güney Kapısını ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.他 帶 我 從南門 到 內院 、 就 照 先前 的 尺寸 量南門
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.A dokonav rozměřování domu vnitřního, i vedl mne k bráně, kteráž byla na východ, a změřil jej vůkol a vůkol.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.그가 안에 있는 전 척량하기를 마친 후에 나를 데리고 동향한 문길로 나가서 사면 담을 척량하는데
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.Sau khi đã đo phía trong nhà xong rồi, người đem ta ra bởi hiên cửa phía đông, rồi người đo quanh vòng tròn.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.Tendo ele acabado de medir o templo interior, fez-me sair pelo caminho da porta oriental; e o mediu em redor.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.וכלה את מדות הבית הפנימי והוציאני דרך השער אשר פניו דרך הקדים ומדדו סביב סביב׃
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.فلما أتم قياس البيت الداخلي اخرجني نحو الباب المتجه نحو المشرق وقاسه حواليه.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.他 量 完 了 內 殿 、 就 帶 我 出 朝 東 的 門 、 量 院 的 四 圍
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.他 量 完 了 內殿 、 就 帶 我 出 朝東的門 、 量 院 的 四 圍
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Cei răi se pleacă înaintea celor buni, şi cei nelegiuiţi înaintea porţilor celui neprihănit. -
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.De kwaden moeten buigen voor de goeden, evenals de goddelozen voor de deuren van de rechtvaardigen.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.De onda måste falla ned inför de goda, och de ogudaktiga vid den rättfärdiges portar.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.De onde må bøie sig for de gode, og de ugudelige ved den rettferdiges porter.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Die Bösen müssen sich bücken vor dem Guten und die Gottlosen in den Toren des Gerechten.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Hudobni se klanjajo pred dobrimi in brezbožni pri pravičnika vratih.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.I malvagi si inchinano davanti ai buoni, gli empi davanti alle porte del giusto
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.악인은 선인 앞에 엎드리고 불의자는 의인의 문에 엎드리느니라
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Les mauvais s`inclinent devant les bons, Et les méchants aux portes du juste.