kapısında ile cümle
kapısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.e chegou até diante da porta do rei, pois ninguém vestido de saco podia entrar elas portas do rei.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.És eljött a királynak kapuja elé; mert nem volt szabad bemenni a király kapuján zsákruhában.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.et se rendit jusqu`à la porte du roi, dont l`entrée était interdite à toute personne revêtue d`un sac.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.In pride prav do vrat kraljevih; kajti nihče ni smel stopiti skozi vrata kraljeva, oblečen v raševnik.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.I przyszedł aż przed bramę królewską; bo się nie godziło wnijść w bramę królewską obleczonemu w wór.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.대궐 문 앞까지 이르렀으니 굵은 베를 입은 자는 대궐 문에 들어가지 못함이라
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Người cũng đi đến tận trước cửa vua ; vì ai mặc cái bao , bị cấm không cho vào cửa của vua .
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Người cũng đi đến tận trước cửa vua; vì ai mặc cái bao, bị cấm không cho vào cửa của vua.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.şi a mers pînă la poarta împăratului, a cărei intrare era oprită oricui era îmbrăcat cu un sac.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Und kam bis vor das Tor des Königs; denn es durfte niemand zu des Königs Tor eingehen, der einen Sack anhatte.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Voor de paleispoort bleef hij staan, want het was verboden in rouwkleding het paleis binnen te gaan.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.И дойде пред царската порта; защото никой, облечен във вретище, не можеше да влезе вътре в царската порта.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.И дошел до царских ворот; так как нельзя было входить в царские ворота во вретище.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.ויבוא עד לפני שער המלך כי אין לבוא אל שער המלך בלבוש שק׃
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.وجاء الى قدام باب الملك لانه لا يدخل احد باب الملك وهو لابس مسحا.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.到 了 朝 門 前 停 住 腳 步 . 因 為 穿 麻 衣 的 不 可 進 朝 門
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.到了 朝門 前 停住 腳步 . 因 為穿 麻衣 的 不可進朝門
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.És éppen benéztem a stúdió ajtaján.
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.E successe che mi misi ad osservare dalla porta della studio d'arte.
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.Ich schaute zufällig durch die Tür des Kunstraumes.
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.Ik keek toevallig door de deur van de kunstklas.
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.Ja akurat patrzyłem w stronę drzwi prowadzących do pracowni artystycznej.
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.Je me suis retrouvé à regarder à l'intérieur de la classe d'art.
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.미술실 문을 들여다 보고 있었는데
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.Şi m-am uitat în clasa de artă.
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.Y yo justo estaba mirando por la puerta del aula de arte.
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.И аз бях там, гледах през вратата на стаята
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.במקרה הסתכלתי דרך הדלת של חדר האומנות.
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.و صادف انني كنت انظر في باب غرفة الفنون.
Ve bir şekilde sanat odasının kapısından içeriye bakıyordum.陶芸作品を見たことがあれば お分かりのようにまるで魔法のようでした
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Bătrînii nu se mai duc la poartă, şi tinerii au încetat să mai cînte.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Các người già cả không còn ngồi nơi cửa thành, Bọn trai trẻ không còn chơi đờn hát.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Các người già_cả không còn ngồi nơi cửa thành , Bọn trai_trẻ không còn chơi đờn hát .
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.De gamla sitta icke mer i porten, de unga hava upphört med sitt strängaspel.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.De gamle forsvandt fra Porten, de unge fra Strengenes Leg.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.De gamle sitter ikke mere i porten, de unge menn ikke mere ved sin strengelek.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.De oude mannen zitten niet meer in de stadspoorten; de jongeren dansen en zingen niet meer.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Es sitzen die Alten nicht mehr unter dem Tor, und die Jünglinge treiben kein Saitenspiel mehr.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Gli anziani hanno disertato la porta, i giovani i loro strumenti a corda
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.노인은 다시 성문에 앉지 못하며 소년은 다시 노래하지 못하나이다
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Les vieillards ne vont plus à la porte, Les jeunes hommes ont cessé leurs chants.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Los ancianos han dejado de acudir a las puertas de la ciudad; los jóvenes han dejado sus canciones
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Orang tua-tua tak lagi berkumpul di pintu gerbang kota, musik tidak lagi terdengar di kalangan orang muda
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Os velhos já não se assentam nas portas, os mancebos já não cantam.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Poissa ovat vanhukset porteista, nuorukaiset kielisoittimiensa äärestä.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.starci prestali sedávať v bráne, mládenci spievať svoju pieseň.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Starci sedati v branách přestali a mládenci od zpěvů svých.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Starci so nehali shajati se med vrati, mladeniči na petje svoje.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Starcy w bramach więcej nie siadają, a młodzieńcy przestali pieśni swoje.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.vének eltüntek a kapuból, [megszüntek] az ifjak énekelni.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Οι πρεσβυτεροι επαυσαν απο των πυλων, οι νεοι απο των ασματων αυτων.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Старейшините не седят вече на портите; Младежите изоставиха песните си.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.Старцы уже не сидят у ворот; юноши не поют.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.זקנים משער שבתו בחורים מנגינתם׃
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.كفت الشيوخ عن الباب والشبان عن غنائهم.
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.少 年 人 在 城 門 口 斷 絕 、 少 年 人 不 再 作 樂
Yaşlılar kent kapısında oturmaz oldu, Gençler saz çalmaz oldu.少年人 在 城門 口 斷絕 、 少年人 不再 作 樂
Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.대지의 입구에서 우리을 정화해야 했습니다
Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.كان من المفترض تطهيرنا على بوابة الأرض
Yeryüzünün ana kapısında arınmamız gerekti.神聖者による荘厳な儀式です