kapısına ile cümle

kapısına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Ti rushed ven, in kot so to storili zato je kuhinjska vrata zaloputnila.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Úgy rohant ki, és ők ezért a konyhai ajtó becsapódott.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Ze renden naar buiten en zoals ze deden, zodat de keuken deur sloeg.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Έτρεξαν έξω, και όπως έπραξαν το πόρτα της κουζίνας χτύπησε.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Вони вибігли, і як вони зробили це кухонні двері зачинилися.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Они выбежали, и как они сделали это кухонную дверь захлопнулась.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Те се втурнаха, и тъй като те са така затръшна вратата на кухнята.
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Co ciekawe, większość ludzi postrzega meble
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Die Sache mit deren Arbeit ist die, dass viele Menschen an der Schwelle zu Möbeln-
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--그들의 작품들은 많은 사람들을 가구의 세계로 초대했습니다.
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Le problème à propos de leur travail, c'est que la plupart des gens y accèdent par l'entrée "mobilier" --
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Những thứ về công việc của họ là thứ mà hầu hết mọi người bước đến cánh cửa thế giới nội thất --
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Parlando del loro lavoro: la maggioranza delle persone si presenta alle porte del mondo dei mobili --
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Typisch voor hun werk is dat de meeste mensen via de meubels binnenkomen -
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--הדבר לגביי עבודתם הוא שרוב האנשים מגיעים לשערי הריהוט
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--المهم حول أعمالهم أن معظم الناس تأتي من باب الأثاثات --
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--たいていの人たちは家具のことを思い浮かべます これからご覧に入れる椅子やその他のいくつかを
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Afasta para longe dela o teu caminho, e não te aproximes da porta da sua casa;
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Aleja de ella tu camino y no te acerques a la puerta de su casa
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Blijf bij haar vandaan en ga niet naar haar huis.
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Daleč od nje hodi svojo pot in ne bližaj se durim hiše njene,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.depărtează-te de drumul care duce la ea, şi nu te apropia de uşa casei ei,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Éloigne-toi du chemin qui conduit chez elle, Et ne t`approche pas de la porte de sa maison,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Hãy dời đường con cách xa khỏi nó , Ðừng lại gần cửa_nhà nó ;
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Hãy dời đường con cách xa khỏi nó, Ðừng lại gần cửa nhà nó;
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Jauhilah wanita yang demikian! Bahkan jangan mendekati rumahnya
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.네 길을 그에게서 멀리하라 그 집 문에도 가까이 가지 말라
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Lad din Vej være langt fra hende, kom ej hendes Husdør nær,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.La din vei være langt fra henne, og kom ikke nær til døren på hennes hus,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Laß deine Wege ferne von ihr sein, und nahe nicht zur Tür ihres Hauses,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Låt din väg vara fjärran ifrån henne, och nalkas icke dörren till hennes hus.
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Oddal od niej drogę twoję, a nie przybliżaj się ku drzwiom domu jej.
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Pidä tiesi kaukana tuollaisesta äläkä lähesty hänen majansa ovea,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Távoztasd el attól útadat, és ne közelgess házának ajtajához,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Tieni lontano da lei il tuo cammino e non avvicinarti alla porta della sua casa
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Vzdal od ní cestu svou, a nepřibližuj se ke dveřím domu jejího,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Vzdiaľ svoju cestu od nej a nepribližuj sa ku dveriam jej domu,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Απομακρυνον την οδον σου απ' αυτης, και μη πλησιασης εις την θυραν του οικου αυτης,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Держи дальше от нее путь твой и не подходи близко к дверям дома ее,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Отдалечи пътя си от нея. И не се приближавай до вратата на къщата й,
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.הרחק מעליה דרכך ואל תקרב אל פתח ביתה׃
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.ابعد طريقك عنها ولا تقرب الى باب بيتها.
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.你 所 行 的 道 要 離 他 遠 、 不 可 就 近 他 的 房 門
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.你 所 行 的 道要 離他遠 、 不 可 就近 他 的 房門
Pasajda şiddetli bir hapşırık vardı. Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.통로에서 폭력 재채기가 발생했습니다. 그들까지는, 그들이했던 것처럼 있도록
Pasajda şiddetli bir hapşırık vardı. Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.كان هناك العطس العنيف في الممر. هرعوا خارج ، وكما فعلوا ذلك
Pasajda şiddetli bir hapşırık vardı. Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.台所のドアがバタン。
“%s” “%d” kapısına erişimi engelledi.«%s» nektet tilgang på port «%d».
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.A doviedol ma k severnej bráne a nameral podľa tých istých mier.
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Därefter förde han mig till den norra porten och mätte den; den var lika stor som de andra.
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Darnach führte er mich zum Tor gegen Mitternacht; das maß er gleich so groß wie die andern,
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Ðoạn người ấy đem ta vào trong hiên cửa phía bắc ; người đo hiên cửa , cũng đồng một cỡ ,
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Ðoạn người ấy đem ta vào trong hiên cửa phía bắc; người đo hiên cửa, cũng đồng một cỡ,
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Então me levou � porta do norte; e mediu-a conforme estas medidas.
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.És vitt engem az északi kapuhoz, és megméré ugyanama mértékek szerint;
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Il me conduisit vers la porte septentrionale. Il la mesura, et trouva la même mesure,
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.In pripeljal me je k severnim vratom. In meril jih je po onih merah:
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.그가 또 나를 데리고 북문에 이르러 척량하니 척수는
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Luego me llevó a la puerta del norte y midió, conforme a aquellas mismas medidas
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.M'a dus la poarta de miază-noapte. A măsurat -o, şi a găsit aceeaş măsură.

İlgili Sayfalar