kapısına ile cümle
kapısına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.43
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Poi mi condusse al portico settentrionale e lo misurò: aveva le solite dimensioni
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Potem mię wwiódł do bramy północnej, i wymierzył ją według onychże miar.
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Přivedl mne též k bráně půlnoční, a změřil ji podlé týchž měr,
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Så førte han mig til nordporten, og han målte den: den var like stor som de andre;
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Så førte han mig til Nordporten og målte den; den havde samme Størrelse som de andre,
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Sitten hän vei minut pohjoisportille ja mittasi: yhtä suuret kuin nuo toiset
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Και με εφερεν εις την βορειον πυλην και εμετρησεν αυτην κατα τα αυτα μετρα
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.И заведе ме при северната порта; и като я измери, тя имаше същите мерки,
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Потом привел меня к северным воротам, и намерил в них ту же меру.
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.ויביאני אל שער הצפון ומדד כמדות האלה׃
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.وأتى بي الى باب الشمال وقاس كهذه الاقيسة.
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.他 帶 我 到 北 門 、 就 照 先 前 的 尺 寸 量 那 門
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.他 帶 我 到 北門 、 就 照 先前 的 尺寸 量那門
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.Derefter gik Morkodaj tilbage til Kongens Port. Men Haman skyndte sig hjem, nedslået og med tilhyllet Hoved.
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.Ðoạn , Mạc-đô-chê trở_về cửa vua . Còn_Ha - man lật_đật trở_về nhà mình , thảm buồn và trùm đầu lại .
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.Ðoạn, Mạc-đô-chê trở về cửa vua. Còn Ha-man lật đật trở về nhà mình, thảm buồn và trùm đầu lại.
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.És Márdokeus megtére a király kapujához. Hámán pedig siete házába, búsulva és fejét betakarva.
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.In Mardohej se zopet vrne k vratom kraljevim; Haman pa hiti domov žalosten in z zakrito glavo.
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.모르드개는 다시 대궐 문으로 돌아오고 하만은 번뇌하여 머리를 싸고 급히 집으로 돌아와서
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.Luego Mardoqueo volvió a la puerta real, y Amán se apresuró a su casa, apesadumbrado y con la cabeza cubierta
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.Mardochée retourna à la porte du roi, et Haman se rendit en hâte chez lui, désolé et la tête voilée.
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.Mardoheu s'a întors la poarta împăratului, şi Haman s'a dus în grabă acasă, mîhnit şi cu capul acoperit.
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.Och Mordokai vände tillbaka till konungens port; men Haman skyndade hem, sörjande och med överhöljt huvud.
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.Poi Mardocheo tornò alla porta del re, ma Amàn andò subito a casa, tutto aggrondato e con il capo velato
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.Så vendte Mordekai tilbake til kongens port; men Haman skyndte sig hjem, sorgfull og med tildekket hode.
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.Und Mardochai kam wieder an das Tor des Königs. Haman aber eilte nach Hause, trug Leid mit verhülltem Kopf
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.И возвратился Мардохей к царским воротам. Аман же поспешил в дом свой, печальный и закрыв голову.
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.И Мардохей се върна в царската порта. А Аман отиде бърже у дома си наскърбен, и с покрита глава.
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.וישב מרדכי אל שער המלך והמן נדחף אל ביתו אבל וחפוי ראש׃
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.ورجع مردخاي الى باب الملك. واما هامان فاسرع الى بيته نائحا ومغطى الراس.
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.末 底 改 仍 回 到 朝 門 . 哈 曼 卻 憂 憂 悶 悶 地 蒙 著 頭 、 急 忙 回 家 去 了
Sonra Mordekay saray kapısına döndü. Haman ise utanç içinde başını örterek çabucak evine gitti.末 底 改 仍 回到 朝門.哈曼卻憂憂悶悶 地 蒙 著頭 、 急忙 回家 去了
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.Azután átmenék a forrás kapujához és a király tavához, holott nem vala hely a baromnak, hogy velem átmenjen.
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.앞으로 행하여 샘문과 왕의 못에 이르러는 탄 짐승이 지나갈 곳이 없는지라
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.Vandaar gingen wij naar de Bronpoort en de Koningsvijver, maar mijn ezel kon door al het puin niet verder.
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.ואעבר אל שער העין ואל ברכת המלך ואין מקום לבהמה לעבר תחתי׃
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.وعبرت الى باب العين والى بركة الملك ولم يكن مكان لعبور البهيمة التي تحتي.
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.我 又 往 前 、 到 了 泉 門 、 和 王 池 . 但 所 騎 的 牲 扣 沒 有 地 方 過 去
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.我 又 往前 、 到 了 泉門 、 和 王 池 . 但 所騎 的 牲扣沒 有 地方 過去
Truva'nın kapısına yani müşterimizin önüne götürüyoruz ve bizi neden içeri almadıklarını merak ediyoruz.즉 우리의 비전을, 클라이언트의 문전에 들이밉니다. 그리고는 우리는 도대체 왜 안으로 들여보내주지 않는지 영문을 몰라합니다. 그렇죠?
Truva'nın kapısına yani müşterimizin önüne götürüyoruz ve bizi neden içeri almadıklarını merak ediyoruz.כלומר החזון שלנו, לשערי טרויה של הלקוחות שלנו. ואנחנו לא מבינים למה הם לא מרשים לנו להיכנס. נכון?
Truva'nın kapısına yani müşterimizin önüne götürüyoruz ve bizi neden içeri almadıklarını merak ediyoruz.ونتقدم بها نحو بوابات عملائنا و لا نفهم لماذا لا يسمحون لنا بالدخول . صحيح ؟
Truva'nın kapısına yani müşterimizin önüne götürüyoruz ve bizi neden içeri almadıklarını merak ediyoruz.通してもらえず頭を悩ましている...ですよね? こうしてみてはどうでしょう