kapısı ile cümle

kapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.Mais si vous regardez, vous pouvez le voir à la porte de votre civilisation.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.Ma se guardate bene lo vedrete alle porte della vostra civiltà.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.Mas se olharem bem, conseguem vê-lo à porta da vossa civilização.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.Mutta jos katsoo, voi nähdä sivilisaatiomme oven.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.Namun jika Anda melihat Anda bisa melihatnya di depan pintu peradaban Anda.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.Nhưng nếu bạn nhìn, bạn có thể nhìn thấy nó tại ngưỡng cửa nền văn minh.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.Pero si miramos, podemos verlo en la puerta de nuestra civilización.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.Αλλά αν κοιτάξεις, τον βλέπεις στην πόρτα του πολιτισμού σου.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.Но ако се вгледате, можете да я видите на вратата на нашата цивилизация.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.Но если вы всмотритесь, вы сможете увидеть угрозу на пороге цивилизации.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.אבל אם תסתכלו היטב, תוכלו לראות אותה על סף דלת הציוויליזציה שלכם.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.لكن حين تنظر، يمكنك أن تراه على باب حضارتك.
Ama eğer bakarsanız, uygarlığınızın kapısında olduğunu görebilirsiniz.人類文明の鼻先まで迫った脅威に気づくでしょう だから 見通しの効く間に我々の対応を探る必要があります
Ama fırsat kapısı, yenilikçilik ve yeni bir düşünce yapısı içinde olmaktan geçiyor.기회의 창은 혁신과 새로운 마음가짐에 있었습니다.
Ama fırsat kapısı, yenilikçilik ve yeni bir düşünce yapısı içinde olmaktan geçiyor.Lösningen var innovation och nytänkande-
Ama fırsat kapısı, yenilikçilik ve yeni bir düşünce yapısı içinde olmaktan geçiyor.אך אז נפתח חלון הזדמנויות לחדשנות וחשיבה שונה,
Ama fırsat kapısı, yenilikçilik ve yeni bir düşünce yapısı içinde olmaktan geçiyor.و لكن الفرصة تأتي من خلال الإبداع و العقلية الجديدة،
Ama fırsat kapısı, yenilikçilik ve yeni bir düşünce yapısı içinde olmaktan geçiyor.システムの回復力を強化し
Ama kapısı kırılmış.On dirait qu'on a cassé la porte.
Ama kapısı kırılmış.Úgy tűnik, elromlott az ajtó.
Ama kapısı kırılmış.لكن الباب كسر
Amerika'da her orta sınıfın ön kapısında gördüğünüz cam panelle aynı.미국 중류사회의 가정집 어디에나 있는 유리판입니다.
Amerika'da her orta sınıfın ön kapısında gördüğünüz cam panelle aynı.הוא אותו משטח זכוכית שנמצא בכל דלת כניסה מהמעמד הבינוני באמריקה.
Amerika'da her orta sınıfın ön kapısında gördüğünüz cam panelle aynı.هو نفسه اللوح الزجاجى الموجود فى كل باب أمامى للطبقة المتوسطة فى امريكا.
Amerika'da her orta sınıfın ön kapısında gördüğünüz cam panelle aynı.同じです もう飽き飽きです 使い古されています
Ammonlular çıkıp kent kapısında savaş düzeni aldılar. Yardıma gelen krallar da kırda savaş düzenine girdiler.Dân Am-môn kéo ra, dàn trận nơi cửa thành; còn các vua đã đến phù trợ, đều đóng riêng ra trong đồng bằng.
Ammonlular çıkıp kent kapısında savaş düzeni aldılar. Yardıma gelen krallar da kırda savaş düzenine girdiler.암몬 자손은 나와서 성문 앞에 진 치고 도우러 온 여러 왕은 따로 들에 있더라
Ammonlular çıkıp kent kapısında savaş düzeni aldılar. Yardıma gelen krallar da kırda savaş düzenine girdiler.А амонците излязоха та се строиха за бой при градската порта; а надошлите царе бяха отделно на полето.
Ammonlular çıkıp kent kapısında savaş düzeni aldılar. Yardıma gelen krallar da kırda savaş düzenine girdiler.И выступили Аммонитяне и выстроились к сражению у ворот города, а цари, которые пришли, отдельно в поле.
Ammonlular çıkıp kent kapısında savaş düzeni aldılar. Yardıma gelen krallar da kırda savaş düzenine girdiler.ויצאו בני עמון ויערכו מלחמה פתח העיר והמלכים אשר באו לבדם בשדה׃
Ammonlular çıkıp kent kapısında savaş düzeni aldılar. Yardıma gelen krallar da kırda savaş düzenine girdiler.فخرج بنو عمون واصطفوا للحرب عند باب المدينة والملوك الذين جاءوا كانوا وحدهم في الحقل.
Ammonlular çıkıp kent kapısında savaş düzeni aldılar. Yardıma gelen krallar da kırda savaş düzenine girdiler.亞 捫 人 出 來 、 在 城 門 前 擺 陣 . 所 來 的 諸 王 另 在 郊 野 擺 陣
Ammonlular çıkıp kent kapısında savaş düzeni aldılar. Yardıma gelen krallar da kırda savaş düzenine girdiler.亞捫人 出來 、 在 城門 前 擺陣.所來 的 諸王 另 在 郊野 擺陣
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.A były dwoiste drzwi u kościoła i u świątnicy.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.A chrám i svätyňa maly po dvoje dverí.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.A dvojnásobní dvéře byly u chrámu i u svatyně,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Ðền thờ và nơi thành có hai cửa ;
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Ðền thờ và nơi thành có hai cửa;
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Det Hellige havde to Dørfløje;
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.El lugar santo y el lugar santísimo tenían dos puertas
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.És kettõs ajtói valának a szenthelynek és a szentek szentjének,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Il santuario e il Santo dei santi avevano due porte ciascuno
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.In tempelj in svetišče sta imeli dvojne duri.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.내전과 외전에 각기 문이 있는데
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Le temple et le sanctuaire avaient deux portes.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Och både tempelsalen och det heligaste hade dubbeldörrar.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Og templet og helligdommen hadde to dører.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Ora, a nave e o santuário ambos tinham portas duplas.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Sekä temppelisalissa että pyhimmässä oli kaksoisovet.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Templul şi Locul prea sfînt aveau două uşi.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Und die Türen am Tempel und am Allerheiligsten
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Zowel de centrale ruimte als het Heilige der Heiligen hadden dubbele deuren,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Και ο ναος και το αγιαστηριον ειχον δυο θυρωματα.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.А храмът и светилището имаха две врати.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.В храме и во святилище по две двери,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.ושתים דלתות להיכל ולקדש׃
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.وللهيكل وللقدس بابان.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.殿 和 至 聖 所 的 門 、 各 有 兩 扇
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.殿和 至聖所的門 、 各有兩扇
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.Aan de kerkdeur, maar ze gescheiden, hij rijdt terug naar de tempel, en ze naar haar eigen huis.

İlgili Sayfalar