kapısı ile cümle

kapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.A la porte de l'église, cependant, ils se sont séparés, il conduire au Temple, et elle à sa propre maison.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.Alla porta della chiesa, però, si separarono, lui tornando al Tempio, e lei a casa sua.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.An der Kirchentür, aber sie trennten sich, er fährt zurück in den Tempel, und sie zu ihrem eigenen Haus.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.A templom ajtaját, de elváltak, ő vezetési vissza a templom, és ő neki saját házában.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.En la puerta de la iglesia, sin embargo, se separaron, él conducía de regreso al Templo, y ella a su casa.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.Kirkossa kuitenkaan ovea, he erosivat, hän ajaa takaisin temppeliin, ja hän hänen oman talonsa.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.교회 문 앞에, 그러나, 그들은 분리, 그는 성전에 다시 운전
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.La uşa bisericii, cu toate acestea, au separat, el a condus înapoi la Templu, şi ea la casa ei.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.Na porta da igreja, no entanto, eles se separaram, ele dirigia de volta para o Templo, e ela para sua casa.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.Na vrata cerkve, vendar pa so ločeni, je vožnja nazaj v Temple, in ona ji lastni hiši.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.På kirkedøren, de separeret, men han kører tilbage til templet, og hun til sit eget hus.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.Tại cửa nhà thờ, tuy nhiên, họ tách ra, ông lái xe trở lại đền thờ, và cô ấy đến nhà riêng của mình.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.U chrámových dveří, ale rozešli se řízení zpět do chrámu, a ona se do domu svého.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.U chrámových dverí, ale rozišli sa konania späť do chrámu, a ona sa do domu svojho.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.Vid kyrkporten, men de skildes, han kör tillbaka till templet, och hon till sitt eget hus.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.W drzwiach kościoła, jednak są one rozdzielone, że jazdy z powrotem do świątyni, a ona do własnego domu.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.Στην πόρτα της εκκλησίας, όμως, χώρισαν, ο ίδιος την οδήγηση πίσω στο ναό, και αυτή στο δικό της σπίτι.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.На вратата на църквата, обаче, те разделят, той шофиране обратно към Храма, и тя за собствения си дом.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.На двери церкви, однако, они расстались, он возвращался в храм, и она в дом свой.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.На дверях церкви, однак, вони розлучилися, він повертався в храм, і вона в дім свій.
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.בפתח הכנסייה, לעומת זאת, הם נפרדו, הוא נוסע בחזרה לבית המקדש,
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.عند باب الكنيسة ، ومع ذلك ، انهما انفصلا ، انه يقود إلى معبد ،
Ancak kilisenin kapısına, onlar ayrılmış, o Tapınağı geri sürüş ve o kendi evine.そして彼女は彼女自身の家へ。 "私は、5時の公園でドライブアウトするもの
[Anıtın kapısını açık Breaking][Aufbrechen der Tür des Denkmals.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Breaking åbne døren af monumentet.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Breaking avaamaan muistomerkki.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Breaking deschide uşa a monumentului.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Breaking mở cửa của di tích.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Breaking nyissa ki az ajtót az emlékmű.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Breaking odprta vrata spomenika.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Breaking open de deur van het monument.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Breaking öppna dörren av monumentet.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Breaking να ανοίξει την πόρτα του μνημείου.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Briser ouvrir la porte du monument.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Melanggar membuka pintu monumen.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Przełamując otworzyć drzwi pomnika.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Quebrando abrir a porta do monumento.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Rompiendo la puerta del monumento.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Rottura aprire la porta del monumento.]
[Anıtın kapısını açık Breaking] Ve rağmen de, ben seni daha fazla gıda ile tıka basa olacak![. 기념물의 문을 열기] 그리고,에도 불구하고, 내가 더 많은 음식과 함께 그대를 명이나되는거야!
[Anıtın kapısını açık Breaking] Ve rağmen de, ben seni daha fazla gıda ile tıka basa olacak!PARISは、これはそのbanish'd横柄なモンタギューです
[Anıtın kapısını açık Breaking] Ve rağmen de, ben seni daha fazla gıda ile tıka basa olacak![Vylomení dveří památky.], A který i přes, budu tě nacpat víc jídla!
[Anıtın kapısını açık Breaking] Ve rağmen de, ben seni daha fazla gıda ile tıka basa olacak![Vylomeniu dverí pamiatky.], A ktorý aj napriek, budem ťa napchať viac jedla!
[Anıtın kapısını açık Breaking] Ve rağmen de, ben seni daha fazla gıda ile tıka basa olacak![שבירת לפתוח את הדלת של האנדרטה.] וכן, למרות, אני לדחוס לך עם אוכל יותר!
[Anıtın kapısını açık Breaking] Ve rağmen de, ben seni daha fazla gıda ile tıka basa olacak![كسر فتح باب النصب.] ، وعلى الرغم من أنني سوف الالزام اليك مع مزيد من الطعام!
[Anıtın kapısını açık Breaking][Актуални отвори вратата на паметника.]
[Anıtın kapısını açık Breaking][Взлом двери памятника.]
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.Az ilyet fogja meg az õ atyja és anyja, és vigyék azt az õ városának véneihez és az õ helységének kapujába,
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.da skal hans far og mor ta og føre ham ut til de eldste i hans by, til byens port.
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.entonces su padre y su madre lo tomarán y lo llevarán ante los ancianos de su ciudad, al tribunal local
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.부모가 그를 잡아가지고 성문에 이르러 그 성읍 장로들에게 나아가서
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.moeten zijn ouders hem bij de leiders van de stad brengen en zeggen:
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.naj ga primeta oče in mati ter ga pripeljeta k starejšinam svojega mesta, k vratom svojega kraja,
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.niin hänen isänsä ja äitinsä ottakoot hänet ja viekööt kaupunkinsa vanhinten eteen, asuinpaikkansa porttiin,
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.så skal hans Forældre tage ham med Magt og føre ham ud til de Ældste i hans By og til Porten der
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.så skola hans fader och hans moder taga honom och föra honom ut till de äldste i staden, till stadens port.
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.seu pai e sua mãe, pegando nele, o levarão aos anciãos da sua cidade, e � porta do seu lugar;
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.so sollen ihn Vater und Mutter greifen und zu den Ältesten der Stadt führen und zu dem Tor des Orts,
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.tatăl şi mama să -l ia, şi să -l ducă la bătrînii cetăţii lui şi la poarta locului în care locuieşte.
annesiyle babası onu tutup kent kapısında görev yapan kent ileri gelenlerine götürecekler.Tedy vezmouce ho otec i matka jeho, vyvedou jej k starším města svého, k bráně místa přebývání svého,

İlgili Sayfalar