kapını ile cümle
kapını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O, kapının niçin açık olduğunu açıklıyor.Das erklärt, wieso die Tür offen war.
Ön kapının çarptığını duydum.Ich habe gehört, wie die Eingangstür zuschlug.
O, beni kapının önüne koydu.Sie hat mich vor die Tür gesetzt.
Ebeveynim beni kapının önüne koydu.Meine Eltern haben mich vor die Tür gesetzt.
Kapının iç tarafında bir buton var.An der Innenseite der Tür befindet sich ein Knopf.
Amaç, muhafızlardan birine bir soru sorarak hangi kapının kaleye açıldığını bulmaktır.Es geht darum, von einem der Wächter durch Stellen einer Frage herauszufinden, welche Tür zum Schloss führt.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.Sie liegen dem Substrat vollständig (resupinat) auf und sind fest mit diesem verwachsen.
Kapının niçin inşa edildiği bilinmiyor.Es ist nicht bekannt, warum diese Anlage gebaut wurde.
Kapının dışında.Draußen vor der Tür.
Porta kapının içinde bulunan küçük kapı insan girişi içindir.Die durch eine kleine Türe zugängliche Nebenkapelle ist dem hl.
Kapının üzerindeki ilk arşivoltta iki satırlık yazıt bulunur.In der ersten Archivolte über der Tür ist eine zweizeilige Inschrift angebracht.
Kapının üzerinde de, Meryem’in bir resmi bulunmakta.Über der Tür ist die Schmerzhafte Maria dargestellt.
Cloisonné metodu kullanarak düzenlenen batı cephesinde kapının üst eşiğine kadar bu metot taklit edilir.An der westlichen Fassade wird bis auf Höhe des Türsturzes Ziegelmauerwerk in der Cloisonné-Technik imitiert.
Kont kapıya gelir ve kilitli kapının açılmasını ister ve Kontes biraz gönülsüzlükle ona kapıyı açar.Der Graf gibt ihm ihren Zimmerschlüssel und fordert ihn auf, die Tür leise zu öffnen.
Hayır, her kapının anahtarı olan para yani rüşvet !!Jeder Datenbanksatz besitzt einen eindeutigen Schlüssel (Key).
Tek çare kapının kırılmasıydı.Die Tür ist nur angelehnt.
Tam o sırada kapının üzerinde kırmızı bir şimşeğin çaktığını görür.Für gewöhnlich befindet sich über dem Eingang ein rotes Licht.
Bu sırada kapının kendiliğinden açılıp kapandığını görür.Aber ich weiß, dass die Tür sich hinter ihnen schloss...
Şehrin ana çarşısı ve gümrükten sorumlu merkez kapının yakınlarındaydı.Im Obergeschoss befand sich die Stadtverwaltung und das Zollamt.
O, kapının niçin açık olduğunu açıklıyor.Ça explique pourquoi la porte était ouverte.
Beni en çok şaşırtan kapının açık olmasıydı.À mon grand étonnement, la porte était ouverte.
İkinci ayna kapının yanına asıldı.Un second miroir est suspendu à côté de la porte.
Tebrikler Amerika kapınızda.Bonne santé de l’économie des États-Unis.
Silah da kapının yanına savrulur.Leurs armes sont gravées au-dessus de la porte.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Chœur d'introduction : Mein Heiland, du bist mir zu lieb.
Heron bu kapının kendiliğinden açılıp kapanmasını sağlıyor.Homer est bien décidé à la faire fermer.
Kapının sadece bir görünümü vardır.Au démarrage, une seule vue existe.
Michael revirdeki randevusuna geldiği zaman, Sara kapının kilidinin değiştirilmesini ister.Avant que Kellerman puisse monter à l'intérieur, Sara ferme la portière à clé.
Çok üşüdüm, birazcık ısınmak için kapınızı çaldım, demiş ayı bu kez.Ce soir il faisait chaud à Milan, Si chaud, il faisait tellement chaud.
Her kapının onar makamı vardır.Il se cogne contre chaque porte.
"Açık Kapının kapanışı".La plus ancienne porte ouverte.
O, kapının niçin açık olduğunu açıklıyor.Eso explica por qué la puerta estaba abierta.
Kapının yanında bir erkek çocuk var.Hay un chico cerca de la puerta.
Arabamı kapının yanına park ettim.Estacioné mi carro junto al portón.
Kapının anahtarını aradı.Buscó la llave de la puerte.
Ben kapının altına bir not bıraktım.Dejé una nota debajo de la puerta.
Bu sırada kapının kendiliğinden açılıp kapandığını görür.Pronto se dan cuenta de que la puerta se ha cerrado y cerrado por sí misma.
Tebrikler Amerika kapınızda.Viva la América.
Kapının girişinde yer alan kitabe.La casa a través de cuya puerta entré.
Yarışmacı bu durumda ilk seçimini korumak ya da iki kapının ardındakilerin toplamını seçmek hakkına sahiptir.¿Debe el concursante mantener su elección original o escoger la otra puerta?
Ben de onu kolundan tuttum, kapının önüne koydum.” dedi.El la agarró de la mano y la llevó a la luz».
Kapının burçlarındaki askerler Cadı Kral'ı görünce korkudan silahlarını bırakıp bir köşeye sinerler.Según el rey Loro los Soldados de la Oscuridad dejan marcas de cráneo donde quiera que vayan.
Tam o sırada kapının üzerinde kırmızı bir şimşeğin çaktığını görür.De un momento a otro vislumbraron un rayo de luz en el horizonte.
Amaç, muhafızlardan birine bir soru sorarak hangi kapının kaleye açıldığını bulmaktır.El acertijo es descubrir que puerta lleva al castillo haciéndole a uno de los guardias una pregunta.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.¡Marimar au, costeñita soy!
Silah da kapının yanına savrulur.¡Tira el arma hacia aquí!
Kapının sadece bir görünümü vardır.Tiene una sola puerta.
Ön kapının çarptığını duydum.Ho sentito sbattere la porta d'ingresso.
İkinci ayna kapının yanına asıldı.Il secondo specchio è appeso accanto alla porta.
Kapının yanında üç valiz var.Ci sono tre valigie accanto alla porta.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Credo in te, cara amica mia.
Her kapının on makâmı vardır.Ogni cassa dispone di 3 porte su ogni lato.
Kapının dışında.Vicino alla porta.
"Açık Kapının kapanışı"."La porta viene chiusa ."
Kapının camı kırılmış.Il fastigio delle finestre è spezzato.
Demir kapının sürgüsü usulca çekildi.Le sezioni in ferro sono a travata reticolare.
Fatih Sultan Mehmet'in şehre ilk girdiği kapının buradaki sur kapısı olduğu bilinmektedir.Da questa porta il Sultano Mehmet II entrò per la prima volta in città.
Kapının sadece bir görünümü vardır.Ne dà solo una visione di luce.
Kapının önünde genç bir adam şarkı söylüyor.Молодой человек поет перед дверью.
Kapının açıldığını duydun mu?Ты слышал, что дверь открылась?