kapıldı ile cümle

kapıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Dipsiz batağa gömülüyorum, Basacak yer yok. Derin sulara battım, Sellere kapıldım.Tôi lún trong bùn sâu , nơi không đụng cẳng ; Tôi bị chìm trong nước sâu , dòng nước ngập tôi .
Dipsiz batağa gömülüyorum, Basacak yer yok. Derin sulara battım, Sellere kapıldım.Tôi lún trong bùn sâu, nơi không đụng cẳng; Tôi bị chìm trong nước sâu, dòng nước ngập tôi.
Dipsiz batağa gömülüyorum, Basacak yer yok. Derin sulara battım, Sellere kapıldım.Vysvoboď mne, ó Bože, neboť jsou dosáhly vody až k duši mé.
Dipsiz batağa gömülüyorum, Basacak yer yok. Derin sulara battım, Sellere kapıldım.Wybaw mię, o Boże! boć przyszły wody aż do duszy mojej.
Dipsiz batağa gömülüyorum, Basacak yer yok. Derin sulara battım, Sellere kapıldım.Zachráň ma, Bože, lebo mi došly vody až po dušu.
Dipsiz batağa gömülüyorum, Basacak yer yok. Derin sulara battım, Sellere kapıldım.Потъвам в дълбока тиня, гдето няма твърдо място да застана; Стигнах в дълбоки води, гдето потопът ме покрива.
Dipsiz batağa gömülüyorum, Basacak yer yok. Derin sulara battım, Sellere kapıldım.טבעתי ביון מצולה ואין מעמד באתי במעמקי מים ושבלת שטפתני׃
Dipsiz batağa gömülüyorum, Basacak yer yok. Derin sulara battım, Sellere kapıldım.‎غرقت في حمأة عميقة وليس مقر. دخلت الى اعماق المياه والسيل غمرني‎.
Dipsiz batağa gömülüyorum, Basacak yer yok. Derin sulara battım, Sellere kapıldım.我 陷 在 深 淤 泥 中 、 沒 有 立 腳 之 地 . 我 到 了 深 水 中 . 大 水 漫 過 我 身
Dipsiz batağa gömülüyorum, Basacak yer yok. Derin sulara battım, Sellere kapıldım.我 陷 在 深 淤 泥中 、 沒有 立腳 之 地 . 我 到 了 深水 中 . 大水 漫過 我 身
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.Bà Ê-xơ-tê thưa: Kẻ cừu thù, ấy là Ha-man độc ác kia. Ha-man bèn lấy làm khiếp vía trước mặt vua và hoàng hậu.
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.És monda Eszter: Az ellenség és gyûlölõ, ez a gonosz Hámán! Akkor Hámán megrettene a király és királyné elõtt.
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.에스더가 가로되 대적과 원수는 이 악한 하만이니이다 하니 하만이 왕과 왕후 앞에서 두려워하거늘
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.И Естир каза: Противникът и неприятелят е тоя нечестив Аман. Тогава Аман се смути пред царя и царицата.
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.И сказала Есфирь: враг и неприятель – этот злобный Аман! И Аман затрепетал пред царем и царицею.
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.ותאמר אסתר איש צר ואויב המן הרע הזה והמן נבעת מלפני המלך והמלכה׃
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.فقالت استير هو رجل خصم وعدو هذا هامان الردي. فارتاع هامان امام الملك والملكة.
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.以 斯 帖 說 、 仇 人 敵 人 就 是 這 惡 人 哈 曼 . 哈 曼 在 王 和 王 后 面 前 就 甚 驚 惶
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.以斯帖說 、 仇人 敵 人 就是 這惡人 哈曼.哈曼在王 和 王后 面前 就 甚 驚惶
Evet, ama hızlı ve yanlış bir karar verdiğin izlenimine kapıldım.Da, cred că trăiam cu impresia că... ... poate te-ai aruncat cu capul înainte şi regreţi?
Evet, ama hızlı ve yanlış bir karar verdiğin izlenimine kapıldım.Igen. Azt hiszem az volt a benyomásom, mintha... túl hamar ugrottál volna bele, és talán már megbántad?
Evet, ama hızlı ve yanlış bir karar verdiğin izlenimine kapıldım. - Yanlış mı?Ik kreeg de indruk dat je misschien iets te impulsief was geweest.
Evet, ama hızlı ve yanlış bir karar verdiğin izlenimine kapıldım. - Yanlış mı?Sim, mas deu-me a impressão de que... ...te tinhas precipitado e que estavas arrependida.
Evet, ama hızlı ve yanlış bir karar verdiğin izlenimine kapıldım. - Yanlış mı?أعتقد أني أخذت الانطباع أنك ربما تسرعت بذلك، ربما ندمت عليه
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A keď to videly zástupy, divily sa a oslavovaly Boha, ktorý dal ľuďom takú moc.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A quella vista, la folla fu presa da timore e rese gloria a Dio che aveva dato un tale potere agli uomini
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A sokaság pedig ezt látván, elálmélkodék, és dicsõíté az Istent, hogy ilyen hatalmat adott az embereknek.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A vidouce to zástupové, divili se a velebili Boha, kterýž dal takovou moc lidem.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Co ujrzawszy lud, dziwował się, i chwalił Boga, który dał taką moc ludziom.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Da das Volk das sah, verwunderte es sich und pries Gott, der solche Macht den Menschen gegeben hat.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.E as multidões, vendo isso, temeram, e glorificaram a Deus, que dera tal autoridade aos homens.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.무리가 보고 두려워하며 이런 권세를 사람에게 주신 하나님께 영광을 돌리니라
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Ko pa množice to vidijo, se prestrašijo in hvalijo Boga, ki je dal ljudem tako oblast.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Men da folket så det, blev de forferdet og priste Gud, som hadde gitt mennesker en sådan makt.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Men da Skarerne så det, frygtede de og priste Gud, som havde givet Menneskene en sådan Magt.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.När folket såg detta, blevo de häpna och prisade Gud, som hade givit sådan makt åt människor.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Ιδοντες δε οι οχλοι, εθαυμασαν και εδοξασαν τον Θεον, οστις εδωκε τοιαυτην εξουσιαν εις τους ανθρωπους.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.А множествата, като видяха това, страх ги обзе и прославиха Бога, Който бе дал такава власт на човеците.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Народ же, бачивши се, дивував ся і прославляв Бога, що дав таку власть людям.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Народ же, видев это, удивился и прославил Бога, давшего такую власть человекам.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.והמון העם כראותם זאת השתוממו וישבחו את האלהים אשר נתן שלטן כזה לבני אדם׃
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.فلما رأى الجموع تعجبوا ومجدوا الله الذي اعطى الناس سلطانا مثل هذا
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.眾 人 看 見 都 驚 奇 、 就 歸 榮 耀 與 神 . 因 為 他 將 這 樣 的 權 柄 賜 給 人
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.眾人 看見 都 驚奇 、 就 歸榮耀與 神 . 因為 他 將這樣 的 權柄賜給人
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.A že muži Izraelští obrátili se, i zděšeni jsou muži Beniamin, nebo viděli, že zahynutí jim nastává.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Bấy giờ, dân Y-sơ-ra-ên trở lại, còn nhưng người Bên-gia-min lấy làm kinh hãi, vì thấy tai họa đã hãm áp mình.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Da nu Israels menn vendte sig om, blev Benjamins menn forferdet, for de så at ulykken var like inn på dem.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.이스라엘 사람은 돌이키는지라 베냐민 사람이 화가 자기에게 미친 것을 보고 심히 놀라
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.När då Israels män åter vände om, blevo Benjamins män förskräckta, ty nu sågo de att olyckan var dem nära.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Vtedy sa obrátili mužovia Izraelovi, a mužovia Benjaminovi sa predesili, lebo videli, že prišlo na nich zlé.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Και οτε επεστρεψαν οι ανδρες Ισραηλ, ετρομαξαν οι ανδρες Βενιαμιν διοτι ειδον οτι το κακον εφθασεν επ' αυτους.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Израильтяне воротились, а Вениамин оробел, ибо увидел, что постигла его беда.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Тогава се повърнаха Израилевите мъже; и Вениаминовите мъже се смутиха, защото видяха, че бедата ги постигна.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.ואיש ישראל הפך ויבהל איש בנימן כי ראה כי נגעה עליו הרעה׃
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.ورجع رجال اسرائيل وهرب رجال بنيامين برعدة لانهم رأوا ان الشر قد مسّهم.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.以 色 列 人 又 轉 身 回 來 . 便 雅 憫 人 就 甚 驚 惶 、 因 為 看 見 災 禍 臨 到 自 己 了
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.以色列人 又 轉身 回來 . 便 雅憫人 就 甚 驚惶 、 因為 看 見災禍臨 到 自己 了
İşte siz 'şahıs'ınıza kapıldığınızı buradan anlayabilirsiniz.Avidi perché siamo così tanti e forse non c'è abbastanza per tutti
İşte siz 'şahıs'ınıza kapıldığınızı buradan anlayabilirsiniz. Zamana, korkuya ve açgözlülüğe kapılmanızdan.Саме так можна дізнатися, в якій мірі ви 'я', залежне від часу, налякане і жадібне.
Kalabalık İsayı görünce büyük bir şaşkınlığa kapıldı ve koşup Onu selamladı.A hneď celý zástup, keď ho uvideli, preľakli sa a pribehnúc pozdravili ho.

İlgili Sayfalar