kapılı ile cümle

kapılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Maar als de kleine groep tienermeisjes zijn die graag anorectisch willen blijven, dan zijn we als de dood.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Wenn aber eine kleine Gruppe von Teenager-Mädchen magersüchtig bleiben will, dann sind wir entsetzt.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Но когато малката група се състои от момичета, които искат да останат анорексички, сме ужасени.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Но когда малая группа - это девочки-подростки, стремящиеся к анорексии, мы приходим в ужас.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.אבל כשהקבוצה הקטנה זה נערות שרוצות להישאר אנורקסיות מבחירה, אז אנחנו מבועתים.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.لكن حينما تكون المجموعة الصغيرة عبارة عن فتيات مراهقات اللاتي يردن الحفاظ علي وزنهم برغبتهم ، عندها نهرع .
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.ティーンの女の子たちにはショックを受けます 私たちが馴染んでいる かつての
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Agora, pois, tais vos tornastes para mim; vedes a minha calamidade e temeis.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Ainsi, vous êtes comme si vous n`existiez pas; Vous voyez mon angoisse, et vous en avez horreur!
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Aşa sînteţi şi voi acum pentru mine. Voi îmi vedeţi necazul, şi vă îngroziţi!
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Ciertamente, ahora habéis llegado a ser así; habéis visto el horror y tenéis miedo
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Così ora voi siete per me: vedete che faccio orrore e vi prende paura
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Hiện nay các bạn cũng không ra gì hết; Các bạn thấy sự đáng kinh khiếp, bèn run sợ.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Hiện_nay các bạn cũng không ra_gì hết ; Các bạn thấy sự đáng kinh khiếp , bèn run_sợ .
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Így lettetek ti most semmivé; látjátok a nyomort és féltek.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Ja, likaså ären I nu ingenting värda, handfallna stån I av förfäran och förskräckelse.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Ja, slige Strømme er I mig nu, Rædselen så I og grebes af Skræk!
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.너희도 허망한 자라 너희가 두려운 일을 본즉 겁내는구나
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Lebo vy ste ním teraz, takým potokom: vidíte strašnú vec a bojíte sa.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Niin te olette nyt tyhjän veroiset: te näette kauhun ja peljästytte.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Res, tako ste mi postali v nič; strahoto ste zazrli in se preplašili.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Således er I nu blitt til intet; I ser ulykken og blir redde.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Seperti sungai itulah kamu, kawanku; kaumundur dan takut melihat deritaku
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.So seid ihr jetzt ein Nichts geworden, und weil ihr Jammer sehet, fürchtet ihr euch.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Tak zaiste i wy, bywszy nie jesteście; widząc utrapienie moje, lękacie się.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Tak zajisté i vy byvše, nejste; vidouce potření mé, děsíte se.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Τωρα και σεις εισθε ως αυτοι ειδετε την πληγην μου και ετρομαξατε.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Сега и вие сте така никакви; Видяхте ужас, и се уплашихте.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.Так и вы теперь ничто: увидели страшное и испугались.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.כי עתה הייתם לא תראו חתת ותיראו׃
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.فالآن قد صرتم مثلها. رايتم ضربة ففزعتم.
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.現 在 你 們 正 是 這 樣 . 看 見 驚 嚇 的 事 便 懼 怕
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.現在 你 們正 是 這樣 . 看見驚嚇 的 事 便 懼怕
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.A veces tengo tengo la idea de que están por desencadenarse explosiones nucleares en mi cerebro.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Czasem mam wrażenie, że w mózgu zaraz nastąpią wybuchy nuklearne.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Ibland får jag för mig att kärnvapenexplosioner ska utlösas i min hjärna.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.J'ai parfois l'idée que des explosions nucléaires sont sur le point d'être déclenchées dans mon cerveau.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.어떨때는 제 뇌에서 핵폭발이 곧 일어날거라고 생각하죠. 어떨때는 제 뇌에서 핵폭발이 곧 일어날거라고 생각하죠.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Manchmal glaube ich, dass Atomexplosionen in meinem Gehirn gezündet werden sollen.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Néha az az ötletem támad, hogy mindjárt nukleáris robbanások következnek be az agyamban.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Někdy jsem přesvědčena, že v mém mozku budou odpáleny nukleární výbuchy.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Por vezes tenho a ideia de que explosões nucleares estão prestes a ser detonadas no meu cérebro.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Qualche volta ho l'idea che delle esplosioni nucleari stiano per aver luogo nel mio cervello.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Soms heb ik het idee dat er kernexplosies op til zijn in mijn brein.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Tôi thỉnh thoảng cũng cho rằng những vụ nổ hạt nhân sẽ sắp phát nổ trong bộ não của tôi.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Uneori am impresia că explozii nucleare sunt pe cale să se declanșeze în creierul meu.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Μερικές φορές έχω την εντύπωση ότι όπου να 'ναι θα γίνουν πυρηνικές εκρήξεις στο μυαλό μου.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Иногда мне кажется, что ядерный взрыв вот-вот произойдёт в моей голове.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.Понякога имам идеята, че ядрени експлозии са на път да избухнат в мозъка ми.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.לפעמים אני חושבת שפיצוצים גרעיניים עומדים להתרחש במוח שלי.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.بعض الأحيان لدي فكرة أن تفجيرات النووية على وشك أن تفجر في مخي.
Bazen beynimde nükleer patlamalar olacağı fikrine kapılırım.頭の中で核爆発が起きると 考えることもあります 幻覚もあります
Bazen çekimlerin sonunda bazı fotoğrafların tüm hikayeyi belgeselden daha iyi anlattığı hissine kapılıyorum.또한 촬영이 끝날 때쯤, 저는 때때로 세상을 놀라게 만들 다큐멘터리보다 더 좋은 이야기를 해줄 수 있는 사진을 찍어야겠다 느꼈습니다.
Bazen çekimlerin sonunda bazı fotoğrafların tüm hikayeyi belgeselden daha iyi anlattığı hissine kapılıyorum.La sfârșitul unei filmări, simțeam că fotografiile relatau o poveste mai bună decât un documentar de senzație.
Bazen çekimlerin sonunda bazı fotoğrafların tüm hikayeyi belgeselden daha iyi anlattığı hissine kapılıyorum.ובסוף הצילום, לעתים חשתי שהיו לי צילומים שסיפרו את הסיפור טוב יותר מאשר סרט תיעודי, טוב ככל שיהיה.
Bazen çekimlerin sonunda bazı fotoğrafların tüm hikayeyi belgeselden daha iyi anlattığı hissine kapılıyorum.真実を物語っていると 撮影の最後に 時々感じることがありました 政治や議題を問わず
Ben de ona, " Endişeye kapılınca nasıl hissediyorsun? " dedim.Allora le chiesi, "Come ti senti quando ti senti così?"
Ben de ona, " Endişeye kapılınca nasıl hissediyorsun? " dedim.Alors je lui ai demandé,"Comment vous sentez-vous quand vous êtes comme ça ?"
Ben de ona, " Endişeye kapılınca nasıl hissediyorsun? " dedim.Azt kérdeztem, "Milyen érzés, mikor így érzel?"
Ben de ona, " Endişeye kapılınca nasıl hissediyorsun? " dedim."Cum te simți în momentele respective?"

İlgili Sayfalar