kapılı ile cümle
kapılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Paniğe kapılır.恐慌とも言う。
Ayrıca 2 kapılı modeli de üretilmiştir.また、2ドアモデルも新たに加わる。
Anne baba durumu sezince telaşa kapılırlar.お父様の方は安心していらつしやい。
VW Golf platformu üzerinde geliştirilen Golf'ün 3 kapılı Hatchback spor versiyonlarıdır.VWゴルフと同じクラスとなるCセグメントを意識した3ドアハッチバック。
Güven verici aile ortamını yitirdikleri duygusuna kapılırlar.自信家で負けず嫌いな性格。
Kıskançlığa kapılır.生嫉妒心。
2 kapılı ve 4 kapılı modelleri mevcut bulunmaktaydı.具备后驱和四驱两种型号。
Dört duvarın her biri üç kapılıydı ve ana kapı Suzakumon güney duvarının ortasında duruyordu.네 방향의 벽은 각각 세 개의 문을 가지고 있었었고 남쪽 벽 중심에 있는 주작문(朱雀門)이 중심문이었다.
Kıskançlığa kapılır.질투심이 심하다.
Romalılar buna paniğe kapılırlar.로마시민을 공포에 떨게 하자며...
3 kapılı ve 5 kapılı olmak üzere iki modeli vardır.2세대까지 있었던 3도어 모델이 없어지고 5도어 모델만 남았다.
Paniğe kapılır.הפרעת פאניקה.
2 kapılı van Sadece Avrupa.בהישגיה הייתה שנייה רק לארצות הברית.
Bu yüzden İngilizcede adları tuzak kapılı örümcekler (trapdoor spider) adıyla anılırlar.באנגלית הם נקראים עכבישי גזע עץ (tree trunk spiders).
Tina ve Bette aralarındaki çekimin akımına kapılırlar.קייט וכריס שומעים את הירייה במהלך שיחה ביניהם.
Herkesin her istediğine sahip olduğu kapılı bir toplumda, sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlar.מהר מאוד הם מגלים שבעיירה לכל אחד יש משהו להסתיר.
İki kapılıdır.Двойно предизвикателство.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Всички присъствуващи изпадат в паника.
Orfe büyük bir yasa kapılır ve bu yasını çok uzunca bir matem ağıtı söylemekle gösterir.Додо набързо ѝ показва, като набелязва голям кръг.
Kare planlı sahanın etrafı duvarla çevrili olup yapıldığı dönemde beş kapılı olduğu kayıtlıdır.Интересен факт е, че се минава през пет различни климатични зони по време на изкачването.
Kız kardeşi Jetta ise 2 ve 4 kapılı modelleriyle sedan olarak piyasaya çıkarılmıştı.Този модел на „Ауди“ се предлага като седан с две и четири врати.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Može se primijetiti na svakom sportskom susretu kad jednu ekipu uhvati panika.
BMW 503; iki kapılı, 2+2 koltuklu, 1956-1959 yılları arası üretilen spor arabadır.BMW 503 je sportski automobil 2+2 konfiguracije sjedenja kojeg je BMW proizvodio od 1956. do 1959.
Üç kapılı avludan camiye merdivenle çıkılır.U zasjedu su ušla 3 kamiona ustaša iz pravca Donje Stubice.
Golf Mk2, 3 ve 5 kapılı hatchback seçenekleriyle üretildi.Dostupan samo kao hatchback s 3 i 5 vrata.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Chátrajúci skelet autobusky možno prestane strašiť .
Honda Prelude, Honda tarafından 1978-2001 arasında üretilen 2 kapılı spor coupé otomobildir.Honda Prelude je športový automobil, ktorý v rokoch 1978 až 2001 vyrábala japonská automobilka Honda.
Giulietta'nın yalnızca 5 kapılı hatchback modeli mevcuttur.Európsky trh predával len 5-dverovú verziu hatchback.
Evlerin planları avlulu ve sokak kapılıdır.Obiskovalci ne slutijo, da je pod hišami premeten labirint rovov in ulic.
Anne baba durumu sezince telaşa kapılırlar.Starši jo zaskrbljeni iščejo.
Lexus LFA, Lexus tarafından üretilen iki kapılı spor otomobildir.Lexus LFA – egzotiškas sportinis automobilis gaminamas „Lexus“ bendrovės.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Oro uoste kyla panika.
Bu yüzden İngilizcede adları tuzak kapılı örümcekler (trapdoor spider) adıyla anılırlar.Inglise keeles kutsutakse neid "Sassis võrguga ämblikud" (Tangle web spider).
Paniğe kapılır.Paanikahäire.
Brava ise 5 kapılı aile otomobilidir.Viljaks on viieosaline kupar.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Dia panik dan bingung tentang bagaimana menghidupi keluarganya.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Entró en pánico al pensar que no podría mantener a su familia.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Entrou em pânico por não poder sustentar a sua família.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Er geriet in Panik, seine Familie nicht mehr versorgen zu können.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Fu preso dal panico non essendo più in grado di mantenere la sua famiglia.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Han gik i panik over at være i stand til at forsørge sin familie.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Hij raakte in paniek over of hij zijn familie nog wel zou kunnen onderhouden.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Il paniquait de savoir s'il pourrait subvenir aux besoin de sa famille.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.그는 더 이상 가족을 부양할 수 없다는 것 때문에 공황 상태에 빠졌습니다.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Pánikba esett amiatt, hogyan fogja tudni támogatni így a családját.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.S-a panicat că nu va fi în stare să-și întrețină familia.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Spanikáril, ako bude teraz schopný postarať sa o rodinu.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Spanikował nie wiedząc czy da rade utrzymać rodzinę.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Zpanikařil, jak teď bude schopný uživit svou rodinu.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Πανικοβλήθηκε για το αν θα ήταν σε θέση να συντηρήσει την οικογένειά του.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Он был в ужасе, что не сможет прокормить семью.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.Паникьосал се, че няма да може да издържа семейството си.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.והילד היה הולך לבית-ספר דתי (נוצרי). ואז הוא איבד את עבודתו.
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.وذعر حيال إعالة عائلته
Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor.養っていこうかとパニックになりました ある晩彼は少し酔っ払いすぎて
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.하지만 그 지지집단이 자기 의지로 거식증을 유지하려고 하는 10대 소녀들이라면, 경악합니다.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Ale ak ide o malú skupinu dospievajúcich dievčat, ktoré sa rozhodli byť anorektické, sme zdesení.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Ale kiedy grupą wsparcia są nastolatki chcące trwać w anoreksji z wyboru - jesteśmy przerażeni.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Dar cand micul grup este format din adolescente care aleg sa ramana anorexice, atunci suntem ingroziti.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.De ha a kis csoport olyan serdülő lányokból áll, akik szándékosan anorexiásak akarnak maradni, megrémülünk.