Garip bir kişi aniden kapıdan girdi.دخل شخص غريب من الباب فجأة.
Lois'i kapıda Bonnie Swanson karşılar ve kısa bir sonra onun kocası Joe ile tanışır.Cumprimenta Bonnie Swanson e logo conhece seu marido, Joe.
Güneş, bu kapıdan yeryüzüne (Imbar’a) geri dönüyor ve gündüz başlıyordu.Deus desvelou os seus pecados ante o sol; toda a terra conheceu os justos juízos de Deus.
İki kapıda iki muhafız vardır.Há duas portas com dois guardas.
Bu kapıdan içeri girdiğinde ise, Yaratılmışlardan uzaklaş; yaradanla otur!Depois da preposição até: Dirija-se até à (a) porta.
İki kapıdan birinin üstünde, Glendinning göre alt katta, Çorba İçen İki İhtiyar bulunuyordu.Numa das sobreportas estaria Dois velhos comendo sopa, que Glendinning localiza na do piso térreo.
Okuldan ayrıldıktan sonra kafelerde çalışmak, kapıdan ürün satışı gibi çeşitli işler yaptı.Após deixar o colégio, teve vários empregos, como trabalhar em cafés e vendendo produtos de porta em porta.
Birisi kapıdan dışarıya bakar.Alguém está olhando para mim lá de cima.
Sokak üzerinde sade demir bir kapıdan mekana girilir.Está separada da rua por um portão de ferro forjado.
Kapıda kocaman kafalı bir ayı varmış.Há uma sombra misteriosa na porta.
Yerelnet / Erdek ve Kapıdağ Yarımadası Tanıtım PortalıEsquemas Centronics Descrição /esquemas da porta paralela
Diğeri de kapıdan içeriye bakar.Portanto, é só seguir pela outra porta.
Soldaki kapıdan girilince tuvalet aşağıdadır.Em frente da entrada do refeitório encontra-se o lavabo.
Geline kapıdan girerken tabak kırdırırlar.Elas viram meninas quando passam pelo portal!
Kaleye yalnız güneydeki kapıdan girilebilmektedir.Actualmente, o acesso ao castelo é feito exclusivamente pelo portão sul.
Kapıdaki detaylar.Detail van de deur.
Birisi kapıdan dışarıya bakar.Iemand de deur wijzen.
Ardından, genellikle arka kapıdan çıktı.Vervolgens vluchtte hij via de achterdeur naar buiten.
İkinci kapıdan sahına girilir.Uitzicht vanaf de tweede poort.
İki kapıda iki muhafız vardır.Hierop bevinden zich twee wachthuizen.
Kapıdan sonra L şeklinde bir avluya girilmektedir.Dan wordt aan de ingang een stap q aangelegd.
Ana kapıdan girildiğinde, vaftiz kurnası ziyaretçiyi karşılamaktadır.Op het moment dat Jezus het kind tot leven wekt, passeert de grootinquisiteur de kathedraal.
Azmi Drakula'nın şatosuna vardığında kapıda Kont Drakula vardır.Hij arriveert te voet bij het kasteel, waar hij graaf Dracula ontmoet.
Kapıdaki görevli bunları cennete gönderir.Deze moeten hun staf in de tempel leggen.
Kapıda duruyordu.Hij stond aan de deur.
Eğer o kapıdan çıkarsam, beni vurur musun?Als ik die deur door ga, schiet je me neer?
Kapıda kocaman kafalı bir ayı varmış.Okazało się, że za drzwiami stoi ogromny niedźwiedź.
Surlarla çevrili şehre o zaman ancak üç kapıdan girilebilmekteydi.Do tak umocnionego miasta można było wjechać przez trzy bramy.
Birisi kapıdan dışarıya bakar.Nagle ktoś stuka w drzwi...
Soldaki kapıdan girilince tuvalet aşağıdadır.I tak zaraz przy wejściu po lewej stronie korytarza znajdowała się pralnia.
Ana kapıdan girildiğinde, vaftiz kurnası ziyaretçiyi karşılamaktadır.Pewnego razu wybierając się tam z procesją, Najświętsza Hostia została odnaleziona.
Kapıda hasretle kucaklaştık.Rozlega się dudnienie do drzwi.
Diğeri de kapıdan içeriye bakar.Do środka wjeżdżało się przez wrota.
Tesseract gezegenler arası bir kapı açar ve kapıdan Loki girer.Tesseract nagle się uaktywnia i otwiera portal, dzięki któremu Loki pojawia się na Ziemi.
Kapıdan çıktıklarında, Doc tekrar gözlerini açar; ölmemiştir.Po wejściu do domostwa drzwi zamykają się za nim i nie chcą się już otworzyć.
Kapıda bir aslan heykeli vardı.W drzwiach był pomnik lwa.
Birisi kapıdan dışarıya bakar.Sophie tittar in genom dörren.
Kapıdaki detaylar.Detalj av entrédörrar.
Ardından, genellikle arka kapıdan çıktı.Talongen är oftast placerad med baksidan upp.
Kapıda hasretle kucaklaştık.Knackelibang på dörren.
Morgoth, Valar tarafından Öfke Savaşı’ndan sonra bu kapıdan karanlığa fırlatıldı.Morgoth blev efter kriget utslängd i tomrummet genom nattens portar.
146 ülke ise hususi pasaport ve Hizmet Pasaportu sahiplerine vize uygulamazken 9 ülke kapıda vize vermektedir.Medborgare i följande 136 länder och områden ska ha visering när de passerar medlemsstaternas yttre gränser.
Ertesi gün işe geldiğimde kapıdan çevrildim.Nästa dag är man tillbaka på jobbet.
Kış kapıda.Parken på vintern.
Surlarla çevrili şehre o zaman ancak üç kapıdan girilebilmekteydi.Staden omgärdades med en stadsmur med tre portar.
Kapıdaki görevli bunları cennete gönderir.Vakten släpade in honom i slottet.
Kervansaraya Güney batı cephesinde bulunan ihtişamlı bir tac kapıdan girilmektedir.Повсюди панує тридільний тип хати із входом з поздовжньої південної сторони.
Gelin babasının ve kardeşinin kolunda kapıdan çıkar.В авіацію пішов по стопах батька та старшого брата.
Güneş, bu kapıdan yeryüzüne (Imbar’a) geri dönüyor ve gündüz başlıyordu.Slunce (Le Soleil) zapadá, nad světem za chvíli zavládne Noc (La Nuit).
Ardından, genellikle arka kapıdan çıktı.Většinou útočí zezadu.
Kiliseye kuzeybatıdaki kapıdan girilir.Do kostela se vstupuje ze severovýchodní strany.
Ertesi gün işe geldiğimde kapıdan çevrildim.Po vyjednávání se v následujícím dni dělníci vrátili do práce.
Diğeri de kapıdan içeriye bakar.Do místnosti se vchází dveřmi.
Bahçeye kemerli bir kapıdan girilir.Do zahrady směřuje zadní vchod paláce.
Birisi kapıdan dışarıya bakar.Děti jdou za dveře.
Birbirine yakın iki kapıdan avluya girilir.Do samotného sálu vede dvojice postranních přízemních vchodů.
Kapıdaki görevli bunları cennete gönderir.Preoții îi calauzau pe oameni spre paradis.
Sokaktan avluya "porta kapı" adı verilen iki kanatlı büyük bir kapıdan girilir.Marea portă cu cele două turnuri, numită Poarta Salutului (Bâb-üs Selâm) conduce către a doua curte.
İkinci kapıdan sahına girilir.Kérjük, fáradjon az első ajtóhoz!.
İç hisara iki kapıdan geçilerek girilir.Gyalogosan át lehet jutni a két ajtón.