Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Voor de paleispoort bleef hij staan, want het was verboden in rouwkleding het paleis binnen te gaan.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.И дойде пред царската порта; защото никой, облечен във вретище, не можеше да влезе вътре в царската порта.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.И дошел до царских ворот; так как нельзя было входить в царские ворота во вретище.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.ויבוא עד לפני שער המלך כי אין לבוא אל שער המלך בלבוש שק׃
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.وجاء الى قدام باب الملك لانه لا يدخل احد باب الملك وهو لابس مسحا.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.到 了 朝 門 前 停 住 腳 步 . 因 為 穿 麻 衣 的 不 可 進 朝 門
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.到了 朝門 前 停住 腳步 . 因 為穿 麻衣 的 不可進朝門
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Anda benar-benar harus membuang semua anggapan Anda itu.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Chỉ cần đưa ra những giả định.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Dovete gettare le vostre supposizioni dalla finestra.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Du måste verkligen kasta ut dina förutfattade meningar genom dörren.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.여러분들의 생각을 문 밖으로 그냥 던지십시오
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Man skal virkelig bare kaste sine antagelser ud af vinduet.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Na verdade, temos simplesmente de deitar fora os nossos pressupostos.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Prostě jen zahoďte svoje domněnky.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Prosto sa zbavte svojich domnienok.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Realmente deben desechar sus creencias.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Sie müssen wirklich Ihre Annahmen über Bord werfen.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Ténylegesen dobják ki a feltevéseiket az ablakon!
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Vous devez vraiment oublier vos présomptions.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Πραγματικά πρέπει να πετάξετε τις υποψίες σας έξω από την πόρτα.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Відкиньте геть свої припущення.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Вы должны буквально выбросить из головы свои предположения.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.Наистина трябва да захвърлите всички предположения.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.צריך פשוט להשאיר את ההנחות בצד.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.إنك في الواقع تكون قد حصلت على دحض لافتراضاتك.
Varsayımlarınızı gerçekten sadece kapıdan dışarı atmanız gerekiyor.考え方を少し変えてみましょう
Ve baştan sona doğru gider. Kapıdan girdiniz.Và nó diễn ra từ lúc bắt đầu tới lúc kết thúc
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.De mensen staan in de rij voor de kans om hieraan te kunnen deelnemen.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.E la gente fa la fila fuori dalla porta solo per avere la possibilità di farne parte.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.És az emberek sorban állnak, hogy esélyük legyen bekerülni.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Et les personnes font la queue devant la porte rien que pour avoir une chance d'en faire partie.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.그러면 사람들은 줄을 서서 그 단체의 일부분이 되려고 합니다.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Og mennesker står i en kø der rækker ud af døren bare for at få en chance for at være med.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Sunt oameni care stau la rând pentru șansa de a face parte din ea.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Und die Menschen stehen Schlange, nur um die Chance zu bekommen, Teil dessen zu werden.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Y la gente hace fila en la puerta solo por la oportunidad de ser parte de eso.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Zgłaszają się tłumy chętnych pragnących zostać jednym z nich.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Πολλοί κάνουν ουρά έξω από την πόρτα μόνο για την ευκαιρία του να είναι μέρος όλου αυτού.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.И люди выстраиваются в очередь за дверью, просто чтобы попытаться стать частью этого.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.И хората се редят на опашка само да имат възможност да са част от това.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.ואנשים מתייצבים בדלת רק כדי לקבל הזדמנות להיות חלק מזה.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.ويصطف الناس خارج الباب فقط للحصول على فرصة ليكونوا جزءا منه.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.ドアの前に列を作るでしょう だからこう考えています
Ve...kapıdan son adımı atamıyorum.Я уверена, что сможешь.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.A i když odcházel ze dveří, stále si ukazoval prsem na krk.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.Când a ieșit pe ușă, tot avea mâna la gât.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.E anche mentre stava uscendo, continuava a mostrarmi la gola.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.E mesmo quando ele estava a sair pela porta, continuava a apontar para a garganta.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.Ešte aj keď kráčal k dverám mimovoľne poukazoval na to hrdlo.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.Et alors même qu'il passait la porte, il continuait à montrer sa gorge.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.그런데 그는 문 밖으로 나가면서도 자신의 목구멍을 계속해서 가리키고 있었습니다.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.Még kifelé menet is mintha a torkára mutogatott volna.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.Nawet wychodząc, dotykał gardła. Nawet wychodząc, dotykał gardła.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.Pero mientras él se dirigía a la puerta seguía señalando su garganta.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.Terwijl hij de deur uitliep, wees hij nog steeds op zijn keel.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.Und noch als er aus der Tür ging, zeigte er auf seinen Rachen.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.Và ngay cả khi anh ta đang đi bộ ra khỏi cửa, anh ta cũng kiều như đang chỉ về cổ.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.Ακόμα και τη στιγμή που έβγαινε από την πόρτα, έδειχνε ακόμα το λαιμό του.
Ve o kapıdan çıkarken bile hala boğazını işaret ediyordu.Але навіть коли він виходив з лікарні, то все ще вказував на горло.