Ana içeriğe geç
Sözlük

kapıda ile cümle

kapıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ruhunu açık olan her kapıdan dışarıya atTira tu alma a través de cada puerta abierta
Savaş kapıda !A háború már a nyakunkon van.
Savaş kapıda !Čaká nás vojna!
Savaş kapıda !Čeká nás válka.
Savaş kapıda !Czeka nas wojna.
Savaş kapıda ! Evet dostlar.我が友よ
Savaş kapıda !Guerra é eminente!
Savaş kapıda !Het is oorlog!
Savaş kapıda !Krieg steht uns bevor!
Savaş kapıda !Krig er på vej!
Savaş kapıda !¡La guerra está en ciernes!
Savaş kapıda !La Guerra ha inizio!
Savaş kapıda !La guerre est proche !
Savaş kapıda !Έρχεται πόλεμος!
Savaş kapıda !Война на пороге!
Sen kapıdan içeri girdiğinde Bütün başları kendine çeviriyorsunLes têtes se retournent lorsque tu passes la porte
Şimdi şu karanlık madde parçacıklarına bakalım, çünkü sonuç olarak bu odada mevcutlar ve kapıdan girmediler.현재 우리는 이 암흑 물질입자를 찾고 있습니다. 왜냐하면 결국 그것들은 여기 이 공간 안에 있기 때문입니다. 그리고 그것들은 문을 통해 들어오지 않죠.
Şimdi şu karanlık madde parçacıklarına bakalım, çünkü sonuç olarak bu odada mevcutlar ve kapıdan girmediler.Kutatunk a sötét anyag részecskéi után, mivel végső soron itt vannak a szobában, és nem az ajtón jöttek be.
Şimdi şu karanlık madde parçacıklarına bakalım, çünkü sonuç olarak bu odada mevcutlar ve kapıdan girmediler.V každém případě hledáme částice temné hmoty, protože ty jsou nakonec i tady v sále, a dveřmi sem nepřišly.
Şimdi şu karanlık madde parçacıklarına bakalım, çünkü sonuç olarak bu odada mevcutlar ve kapıdan girmediler.עכשיו, אנחנו מחפשים את חלקיקי החומר האפל האלו בגלל שלאחר הכל, הם כאן בחדר, בסדר. והם לא באו דרך הדלת
Şimdi şu karanlık madde parçacıklarına bakalım, çünkü sonuç olarak bu odada mevcutlar ve kapıdan girmediler.この場にでさえ存在しています ドアから入って来たのではなく 全ての物体を通り抜けます
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.Amen, amen pravím vám: Kdož nevchází dveřmi do ovčince ovcí, ale vchází jinudy, ten zloděj jest a lotr.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.Ameň, ameň vám hovorím, že ten, kto nevchádza dverami do ovčínca, ale prechádza inokade, je zlodej a zbojník;
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.내가 진실로 진실로 너희에게 이르노니 양의 우리에 문으로 들어가지 아니하고 다른데로 넘어가는 자는 절도며 강도요
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.Истинно, истинно говорю вам: кто не дверью входит во двор овчий, но перелазит инде, тот вор и разбойник;
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.Істино, істино глаголю вам: Хто не ввіходить дверима в кошару, а перелазить де инде, той злодїй і розбійник.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.אמן אמן אני אמר לכם איש אשר לא יבוא דרך השער אל מכלא הצאן כי אם יעלה בדרך אחר גנב ופריץ הוא׃
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.الحق الحق اقول لكم ان الذي لا يدخل من الباب الى حظيرة الخراف بل يطلع من موضع آخر فذاك سارق ولص.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.我 實 實 在 在 的 告 訴 你 們 、 人 進 羊 圈 、 不 從 門 進 去 、 倒 從 別 處 爬 進 去 、 那 人 就 是 賊 、 就 是 強 盜
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.我 實實 在 在的 告訴 你 們 、 人 進 羊圈 、 不 從門進 去 、 倒從別處 爬 進去 、 那人 就是 賊 、 就是 強盜
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.Als wir schließlich durch die Hintertür wieder herauskamen, brannten die Trafos auf den Straßen.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.Când am reușit să ieșim pe ușa din spate, transformatoarele ardeau în stradă.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.Cuando por fin salimos, había transformadores ardiendo en la calle.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.Khi chúng tôi ra khỏi cửa sau, các máy biến áp đang bốc cháy trên đường.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.Kiedy w końcu wyszliśmy tylnymi drzwiami, na ulicy płonęły transformatory.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.나중에 뒷문으로 나와보니 변전기가 거리에서 불타고 있었어요.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.Quand nous sommes enfin sortis par la porte arrière, les transformateurs brûlaient dans la rue.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.Quando finalmente saímos do porão, havia transformadores a arder na rua. MO:
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.Quando siamo finalmente usciti dalla porta sul retro, le centraline elettriche in strada avevano preso fuoco.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.Toen we uiteindelijk via de achterdeur naar buiten kwamen, lagen de transformators op straat te branden.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.Végül mikor kijutottunk a hátsó ajtón, transzformátorok égtek az utcán.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.Когда мы, наконец, вышли через запасной выход, на улице горели трансформаторы.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.בסוף, כשיצאנו אל החצר האחורית, ברחובות בערו שנאים.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.عندما وصلنا أخيرا من الباب الخلفي، كانت المحولات تحترق في الشارع.
Sonunda arka kapıdan çıktığımızda, elektrik direkleri sokakta yanıyordu.落ちた電柱のトランスから 炎が上がっていました 私はボストンにいました
Tamam, Lord'um. Bir an önce yola çıkalım, marş! Kapıdaki kim?誰がノックを? 外に立ってないで 入っておいで
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.A přišel až před bránu královskou; nebo žádný neměl vcházeti do brány královské v oděvu žíněném.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.A prišiel až pred bránu kráľovu! Lebo nebolo dovolené vojsť do brány kráľovej v smútočnom vreci.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Así llegó hasta la puerta real, pues no estaba permitido pasar por la puerta real vestido de cilicio
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Di depan pintu gerbang istana ia berhenti, sebab orang yang berpakaian karung dilarang masuk
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.e chegou até diante da porta do rei, pois ninguém vestido de saco podia entrar elas portas do rei.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.És eljött a királynak kapuja elé; mert nem volt szabad bemenni a király kapuján zsákruhában.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.et se rendit jusqu`à la porte du roi, dont l`entrée était interdite à toute personne revêtue d`un sac.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.In pride prav do vrat kraljevih; kajti nihče ni smel stopiti skozi vrata kraljeva, oblečen v raševnik.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.I przyszedł aż przed bramę królewską; bo się nie godziło wnijść w bramę królewską obleczonemu w wór.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.대궐 문 앞까지 이르렀으니 굵은 베를 입은 자는 대궐 문에 들어가지 못함이라
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Người cũng đi đến tận trước cửa vua ; vì ai mặc cái bao , bị cấm không cho vào cửa của vua .
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Người cũng đi đến tận trước cửa vua; vì ai mặc cái bao, bị cấm không cho vào cửa của vua.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.şi a mers pînă la poarta împăratului, a cărei intrare era oprită oricui era îmbrăcat cu un sac.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Und kam bis vor das Tor des Königs; denn es durfte niemand zu des Königs Tor eingehen, der einen Sack anhatte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod