Ana içeriğe geç
Sözlük

kapı ile cümle

kapı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kapıların hiç birisi bir diğerine benzememektedir.Neither one of them seemed to like the other.
Kapıyı kanının açtığını ve yine kendi kanının kapatacağını söyler.He asked whether it was possible that it could open again and bleed.
Ama 5 sınır kapısı hala kullanılmaktadır.The line has five stations still in use.
Buranın çok büyük ve kalın bir kapısı vardır.The herbage is glandular and aromatic with a strong scent.
Şehir, ülkenin Akdeniz'e açılan en önemli kapılarından biridir.One of them is the main door to go into the monastery.
Lenf kapillerleri bir ucu kapalı formasyondadır.Fit surfaces to a closed network of curves.
Kapı kanatları orijinaldir.Walls are original.
Yuvaların içindeki yumurtalar su baskını sonucunda suya kapılarak denize gider.The dumplings are then boiled in salted water until they float to the surface.
Kapitalizm üzerine teorik eleştirileri ile tanınır.Repensar la teoría crítica del capitalismo.
O bir Zoolog ve CatDog'un kapı komşusudur.She is a zoologist, and CatDog's next-door neighbor.
1887 yılına kadar her kapı gün batımından önce kapanır.Until 1887, each gate was closed before sunset and opened at sunrise.
General Zod ile kapışırlar.She is seen alongside General Zod.
Kapıyı kapat.Open the Door.
Avlunun doğu tarafında, orijinal ahşap zeminli mescide açılan bir kapı bulunur.In front of the verandah there has been a wooden porch.
Ertesi gün işe geldiğimde kapıdan çevrildim.The next day I went off to work.
Ama diğer kötüler kapıyı açacak kadar kötü değillerdir.However, the gameplay is not as open-ended as the latter.
(Üç Karluklar endişeye kapılıp kaçtılar.The three made their escape and were not apprehended.
Sara kapıyı kilitlememiştir.Fiona blocks the door.
Kapılardan 100 kamyon tahıl, insani yardım ve diğer mallar Gazze'ye taşındı.Three truckloads of bottled water, food, and other supplies were dispatched to the region.
İki ana giriş kapısı vardır.At the main entrance are three doors.
Kapitalizm bireyci bir modeldir.Doffing is a separate process.
Odanın kapısını hızla kapattım.For example, Odadan hızla çıktım.
Birçok sanatçıya müzik şirketinin kapılarını açmıştır.As a consequence many musicians left the orchestra.
Ve Nancy’nin annesini kapının camından uzanarak içeri çekecekti.From inside, Annie watches them through the window.
Romalılar buna paniğe kapılırlar.The Romans panicked.
Kadın Kapısı.Kvindernes Bygning.
Ancak sabah, kapısının önüne doluşmuş izdihamda kapıyı açarak afallamıştır.And between timid and frightened, she on day opened the door to the street.
Sonunda kapı kırılır ve sorunun böbrek taşları olduğu anlaşılır.She opens the box and finds that it is broken.
Bu yüzden SSCB devlet kapitalistidir.IBC is purely a civilian count.
Şu an köy muhtarlığı tarafından kapı giriş ücreti alınarak işletilmektedir..It is currently going through city permit approval.
Kapı, şehir surlarının kuzey tarafında bulunmaktaydı.It was located at the northern side of the ancient city.
Yine düşünelim kırmızı kapıyı yarışmacı seçmiş durumdadır.Later on he is summoned by the Red Ranger into battle.
Locette bütün kapıları açabilir ve bütün anahtarları dizebilir kayıp olan herkesi bulabilir.Kharis will sense this and find the leaves wherever they are.
Dikdörtgen planlı yapının bir kapısı ve pirinç korkuluklu iki penceresi vardır.The extension has a door and two casement windows.
Filmde ayrıca kapitalizm eleştirisi de mevcuttu.Additionally, there are comments on the film in the film criticism literature.
Yine "Aynı şekilde, bütün bunları gördüğünüzde anlayın ki o yakındadır, kapıdadır.Even so, when you see all these things, you know that it is near, right at the door.
Muammer'in ailesinin soyluluğuna kapılıp onunla evlenmeyi kabul eder.Enticed by the wealth of Nadia's father, she agrees to marry him.
Ekonomik anlamda kapital ekonomiyi benimser.Capitalism: A Treatise on Economics.
Binanın giriş kapısı bu cephede bulunur.The main entrance is on the front of the building.
Bazen başka bir aleme açılan bir kapıdır.It also sometimes has a device to open a bottle on it.
Ayrıca, hatalı gerçeklenmiş PUF'lar sistemlerde "arka kapı" oluşturmaktadır.Also, improper implementation of PUF could introduce "backdoors" to an otherwise secure system.
Begil’in bundan haberi olunca, derin üzün­tüye kapıldı.When Dorothy heard about this, she laughed out loud.
Minare kapısı da buradadır.A helipad is also here.
Girişteki merasim kapısı 13. yüzyıldan kalmadır.The entrance portico leads to a 13th-century portal.
“Açık kapı günü” her zaman büyük ilgi görüyor.‘인기상’ 진구 “항상 열심히 하는 배우 되겠다”.
Nasyonal sosyalizmde, kapitalizm karşıtlığı önemli bir yer tutar.The internal conflicts within capitalism require a transition to socialism.
Bu varlık ise Firavun 90'ın geçmesi için kapı açmalıdır.This structure was demolished in 1961 to make way for the construction of Interstate 90.
Sıvı helyumda süperakışkanlık etkisi Pyotr Kapitsa ve John F. Allen tarafından keşfedilmiştir.Superfluidity was originally discovered in liquid helium, by Pyotr Kapitsa and John F. Allen.
Ana kapı içine girildiğinde sağdan merdivenlerle üst kata çıkılır.Next to the side entry lie the stairs to the upper floor.
Tapınağın en dikkate değer unsurları torii isimli turuncu kapılarıdır.These are the best examples of what are known as tufa towers.
"Biz kapitalist kuşatma içinde kalıyoruz" diye belirtti."We remain in capitalist encirclement," he stated.
Şehrin ana giriş kapısı da bu bölümde bulunmaktadır.The original gate to the town still stands there.
"Gülümseme yarı açık, yarı kapalı bir kapıdır", diye yazmış Jennifer Egan."A smile is a door that is half open and half closed," the author Jennifer Egan wrote.
Aç kapıyı, gireyim. Elimi kestim.Let me in, I've cut myself.
Kapıdan nasıl çıkacağım bilmiyorum.I don't know how to get out of this.
Soldaki ilk kapı.First door on the left.
Şurada bir kapı olduğunu varsayalım.And let's say there's a door here.
Buradaki kapı.This is the door, right there.
Kabin ve buhar ile landau atların kapının önünde idi zaman geldi.The cab and the landau with their steaming horses were in front of the door when I arrived.
Biz ve Baker Street ulaşmıştı durmuştu kapıda.We had reached Baker Street and had stopped at the door.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod