Leyla kendi kapısını kilitledi.Layla locked her car.
Leyla kapıyı kilitledi.Layla locked the door.
Tom hala kapıyı kilitlemeyi unutuyor mu?Does Tom still forget to lock the door?
Kapıyı açmaya çalıştım, ama sıkışmıştı.I tried to open the door, but it was stuck.
Tom yatak odasına koştu ve kapıyı çarparak kapattı.Tom ran to his bedroom and slammed the door.
Kapıyı çalıyorum - cevap yok.I knock on the door – no answer.
Tom kapının çarptığını duydu.Tom heard the door slam.
Bu kapı için anahtarı olan tek kişi sen değil misin?Aren't you the only one who has a key to this door?
Kapıyı çarpma!Don't you slam the door!
Sami, Leyla'nın büyüsüne kapıldı.Sami fell under Layla's spell.
Bu kapı tek çıkış.This door is the only exit.
Bu kapı, tek çıkış.This door is the only exit.
Ölüm kapınızı çaldığında dünyadaki tüm servet faydasızdır.All the wealth in the world is useless when death comes knocking on your door.
Sami kapıya gitti ve iki kere çaldı.Sami went to the door and knocked twice.
Sami ön kapıya vurdu.Sami pounded on the front door.
Tom'un köpeği hâlâ onu tam ön kapının dışında onu bekliyor.Tom's dog is still waiting for him just outside the front door.
Tom'un köpeği hâlâ ön kapının dışında bekliyor.Tom's dog is still waiting just outside the front door.
Tom, kapıyı kilitlemeyi unuttuğunu fark etti.Tom realized he had forgotten to lock the door.
Tom dolap kapısını açamadı.Tom couldn't get the closet door open.
Tom, köpeğini dışarı çıkarmak için kapıyı açtı.Tom opened the door to let his dog out.
Sami kapı ziline basmak üzereydi.Sami was about to hit the doorbell.
Okula gittiğinde kapıyı açık bırakmamalısın.You must not leave the door unlocked when you go to school.
Tom Mary'ye kapıyı açık bırakmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to leave her door unlocked.
Gardırop kapının solunda duruyordu.The wardrobe stood to the left of the door.
Kapı tamamen kapalı değildi.The door wasn't completely closed.
Sadece kapıyı açık bırakın.Just leave the door open.
Kapı açık kalır.The door stays open.
Lanet olası kapıyı kapat.Close the bloody door.
Kapılar açılmadı bu yüzden arabaya bağajdan girmek zorunda kaldım.The doors wouldn't open, so I had to get into the car through the boot.
Ben kapıyı açmak için gittim.I went to open the door.
Paniğe kapılmış görünüyorsun.You look alarmed.
Kapım açık.My door is open.
En büyük kapı pencerenin yanında.The biggest door is next to the window.
Neden kapıyı açtın?Why did you open the door?
Taslakları dışarıda tutmak için kapının etrafına tecrit şeridi koydu.He put weather stripping around the door to keep out drafts.
Lütfen kapıyı açık bırakın.Please leave the door open.
Tom'un evde olacağını düşünmedim, ama yine de onun kapısını çaldım.I didn't think Tom would be at home, but I knocked on his door anyway.
Tom'a kapıyı kilitlemesini söyle.Tell Tom to lock the door.
Kapıyı kilitlemeyi unuttuğumu düşündüm.I thought I'd forgotten to lock the door.
Tom garaj kapısının açık olduğunu fark etti.Tom noticed that the garage door was open.
Tom sık sık kapıyı kilitlemeyi unutur.Tom frequently forgets to lock the door.
Tom'un kapısının açık olduğunu farkettim.I noticed that Tom's door was open.
Lütfen benim için kapıyı açar mısın?Will you please open the door for me?
Lütfen Tom'a kapıyı kilitlemesini söyle.Please tell Tom to lock the door.
Tom ziyaretçilerini kapıda karşıladı.Tom greeted his visitors at the door.
Tom kapıyı kilitlemeliydi.Tom should've locked the door.
Neden kapıyı kapattın?Why did you shut the door?
Tom muhtemelen dehşete kapılacak.Tom will likely be terrified.
Tom bir kapıcı olarak çalışmaya başladı.Tom started out as a janitor.
Kapıya doğru baktım.I looked towards the door.
Tom dehşete kapılmış göründüğümü söyledi.Tom said I looked horrified.
Tom kapıyı yeşile boyadı.Tom painted the door green.
Bütün kapıları açtık.We opened all the doors.
Ben kapıyı açmadım.I didn't open the door.
Ben kapıyı kilitlemedim.I didn't lock the door.
Tom kapıyı kilitlemedi.Tom didn't lock the door.
Tom Mary'den kapıyı kapatmasını istedi.Tom asked Mary to close the door.
Tom yavaşça kapıya doğru ilerledi.Tom crawled to the door.
Tom beni kapıda karşıladı.Tom met me at the door.
Tom ve ben kapıcıyız.Tom and I are janitors.