Metafizik bir kaos!Руж: Изумруды Хаоса!
Oyunda asıl amaç her seviyenin sonunda bulunan kaos zümrütlerini toplamaktır.На этих этапах игрок должен собрать Изумруды Хаоса.
Evrenin kaos üzerine kurulu olduğunu ve kanun ve yasaların sapıklıtan ibaret olduğunu savunur.Они намеренно создают хаос, чтобы подорвать основы закона и порядка во вселенной.
En büyük düşmanları kaos yılanı Apep’in güçleri giderek artıyor.И теперь их наиболее опасный враг — змей хаоса Апоп (Апофис) — возрождается.
"Determinizm ve Kaos".«Между тюрьмой и хаосом».
Yazara göre Kaos Düzensizliğin düzenidir.Орден придерживается веры в Хаос.
Toprak Krallığı kaosa sürüklenir.Повелитель объединяет хаос.
Bu yaptığınız kaosa davettir.Это приводит к невообразимому хаосу.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Тут начинается полнейший хаос и неразбериха.
Toprak krallığı kaostadır.بأرض الملك هدد أنا.
1993 - Lambdaistanbul kuruldu.[2] 1994 - Kaos GL kuruldu.[3] 1996 - LEGATO kuruldu.1993 - تأسست منظمة لامبدا اسطنبول.[واحد] 1994 - تم تأسيس منظمة كاوس جي إل.[الثاني] 1996 - تم تأسيس ليجاتو.
Khan "ücretsiz okulunu" İngilizce gibi konuları kaosıcak şekilde genişletmeyi planlıyor.Khan também planeja estender sua "escola livre" para abranger temas como o Inglês.
Kaos yoktur,uyum vardır.Não há caos, há harmonia.
Toprak Krallığı kaosa sürüklenir.O reino do céu está um caos.
İlgili yaratılış mitine göre başlangıçta sadece kaos vardı.Antes do mundo existir havia apenas caos.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Este encruamento causa fadiga e cavitação.
Metafizik bir kaos!Trata-se de um sistema caótico.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Ze veroorzaken chaos en vernietiging.
Chaos'un bir Kaos Zümrüdü yutmuş halidir.Chaos is een gemuteerde Chao.
Tekrar kendi zamanlarına döndüklerinde kaos ortamı yok olmuş, her şey yolunda gitmekteydi.Casey mocht dezelfde avond alweer naar huis en alles leek goed te zijn.
Kaos teorisi ve kelebek etkisi ile bilinir.Zie ook chaostheorie en vlindereffect.
Yazara göre Kaos Düzensizliğin düzenidir.Het is volgens Plato de orde die de chaos bedwingt.
Tıpkı Sonic ve Shadow gibi, Silver da 7 kaos zümrüdünün gücünü kullanarak süper forma girebilir.Verder kan hij net als Sonic en Shadow veranderen in een supervorm en Chaos Control gebruiken.
Tanrı Kaos'u yarattı, ve onu iki parçaya böldü, Işık ve Karanlık.Bel stond tegen haar op, deelde haar in tweeën (hemel en aarde) en vernietigde haar monsters.
Chaos'un tüm Kaos Zümrütlerini ele geçirmiş halidir.Enige mogelijkheid is alle effecten van Chaos Controll weer ongedaan maken.
Irak büyük bir kaos ortamına sürüklendi.Egypte lijkt te zijn verzonken in chaos.
Kaos yoktur,uyum vardır.Nie ma chaosu – jest harmonia.
Astinus Kaos savaşından sonra görülmemektedir.Po wojnie nie zapomniano o Hachikō.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Panował tam bałagan i chaos.
Toprak Krallığı kaosa sürüklenir.Bez niego Ziemia pogrąża się w Chaosie.
Savaş sonrası Almanya'da kaos oluşmuştu.Po wojnie całą gospodarkę niemiecką ogarnął chaos.
Londra şehrinde terör ve kaos ortamı yaşanır.Snöoväder orsakar flyg- och trafikkaos i norra Europa.
Kaos, Paolo ve Vittorio Taviani kardeşlerin yönettiği 1984 yapımı İtalyan filmi.Kaos är en italiensk dramafilm från 1984 i regi av Paolo och Vittorio Taviani.
Yine benzer görüşlere göre çatışmadan öte bir kaos durumu mevcuttu.Plötsligt förvandlas allting till ett kaos utan like.
Peeves, yıkım ve kaostan hoşlanan bir Hogwarts hortlağıdır.Peeves - en poltergeist som älskar att ställa till det på Hogwarts.
Kaos yoktur,uyum vardır.Немає хаосу — є гармонія.
Proje korkunç bir şekilde kaosa döner.Тобто вона стає запланованим хаосом.
Guernica'da, acı çeken insanlar ve hayvanlar ile kaos içindeki yıkılmış binalar betimlenmiştir.Пікассо зображує стражденних людей, тварин, та будівлі, котрі виділяються серед насильства та хаосу.
Mısırlılar başlangıçta evrenin kaosun karanlık sularıyla dolu olduğuna inanırlardı.Nejdříve byl vesmír naplněn tmavými vodami chaosu.
Kaos, Çin mitolojisindeki tanrı.Diyu reprezintă Infernul, în mitologia chineză.
1189 yılında II. Guglielmo bir mirasçı bırakmadan ölmesiyle krallık bir kaos içine atılmıştır.Cu toate acestea, moartea sa fără moștenitori din 1189 a aruncat regatul într-o stare de haos.
Toprak Krallığı kaosa sürüklenir.Aventura din Congo se sfârșește dezastruos.
Kaos ve yasa arasında bir denge olmalı.Trebuie să existe un echilibru între haos și lege.
Mısırlılar başlangıçta evrenin kaosun karanlık sularıyla dolu olduğuna inanırlardı.Az egyiptomiak hite szerint kezdetben az univerzumot a káosz sötét vizei töltötték be.
"Dershanelerin kapatılması ve eğitimin geleceğindeki kaos"."Belefáradtam az örökös bujkálásba és a hazudozásba.
Uyandıktan sonra kaos yaratıp, özellikle çocukların korkusuyla beslenir.A verés indulatból történik és a gyermekben félelmet gerjeszt.
Süreç olmadan şirketler kaos ve iç çekişmelerin sarmalında çöküşe doğru ilerlerler.Bárhol is legyenek azonban, ottjártukat káosz és vihar jelzi.
Bu karakteri açmak için 7 kaos zümrütünü toplamak ve 50 yüzük gerekir.Ehhez össze kell gyűjteni 50 gyűrűt és egy duplaugrást kell csinálni.
Bu durum kaosu (karmaşayı) ve karmaşık tekdüzeliği simgeler.A kép zsineg és dörzsölés technika keveréke.
Toprak Krallığı kaosa sürüklenir.Mindeközben a mennyben káosz uralkodik.
Kami kaos tanrısı.A kozmológiai istenérv.
Fakat daha çok yaratılan bir kaosun büyüyerek artmasını ifade eder.Ám ott egy megfoghatatlan lény még mélyebbre taszítja az őrületbe.
Gölgeler kaosun, Vorlonlar ise düzenin savunucularıdır.Az árnyak, a vorlonok, és a Walkerek (Sétálók).
İlgili yaratılış mitine göre başlangıçta sadece kaos vardı.Esimerkiksi Hesiodoksen selityksen mukaan alussa ennen kaikkea muuta oli olemassa vain Khaos.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Tämä aiheutti pakokauhun ja sekasorron.
Kaos, Çin mitolojisindeki tanrı.Budai on jumalolento kiinalaisessa mytologiassa.
Toprak Krallığı kaosa sürüklenir.Imperiumi suistui kaaokseen.
Kırmızı - Kaosu ve savaşı simgeler.Punainen taas kuolemaa, sotaa ja kuivuutta.
Proje korkunç bir şekilde kaosa döner.Salkkareissa jälleen järkyttävä käänne!
Bu saldırılar imparatorluğa düzensizlik ve kaos getirdi.Οι επιθέσεις αυτές επέφεραν αναρχία και χάος στην αυτοκρατορία.