Seyirciler: Kaos.カオス? 違います、何? マインド(意識)?違います
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.Derzeit herrscht Chaos, aber viele Menschen arbeiten aktiv, und das ist wichtig.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.Hasta ahora es un caos, pero mucha gente está haciendo cosas, así que es bueno.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.스캇 아담스: 지금까진 완전 혼란스럽습니다, 하지만 많은 사람들이 뭔가를 하니까 좋은거죠.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.Na razie panuje chaos, ale dużo ludzi coś robi, więc to dobrze.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.Până acum e haos, dar o mulţime de oameni fac lucruri, aşa că e bine.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.Per adesso è un caos, ma ci stanno lavorando molte persone, quindi va bene.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.Por enquanto é o caos, mas há muita gente a fazer coisas, isso é bom.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.Pour l'instant, c'est le chaos, mais beaucoup de personnes font des choses, c'est bien.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.Tot hiertoe is het chaos, maar vele mensen zijn bezig, dus dat zit goed.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.Досега е хаос, но много хора вършат разни неща, така че това е добре.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.Пока тут ещё хаос, но много людей работают, так что это хорошо.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.ס"א: בינתיים זה בלגן, אבל נעשים הרבה דברים, אז זה טוב.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.سكوت أدامز: حتى الآن الأمر فوضى. ولكنه يتم بذل كثير من الجهود وهذا جيد.
Şimdilik bu bir kaos, ama birçok insan birşeyler yapıyor, bu iyi.どうなるか楽しみですね"
Sorun aynı zamanda denge ve kaosun çatışması.C'est aussi un manque de stabilité au profit du chaos.
Sorun aynı zamanda denge ve kaosun çatışması.Đó cũng là cuộc chiến giữa ổn định và hỗn loạn.
Sorun aynı zamanda denge ve kaosun çatışması.È anche la stabilità contro il caos.
Sorun aynı zamanda denge ve kaosun çatışması.Es ist auch Stabilität kontra Chaos.
Sorun aynı zamanda denge ve kaosun çatışması.Es también la estabilidad contra el caos.
Sorun aynı zamanda denge ve kaosun çatışması.E vorba și de stabilitate versus haos.
Sorun aynı zamanda denge ve kaosun çatışması.Ez káosz a stabilitás felett.
Sorun aynı zamanda denge ve kaosun çatışması.To także stabilność kontra chaos.
Sorun aynı zamanda denge ve kaosun çatışması.Αλλά για τη σταθερότητα ενάντια στο χάος.
Sorun aynı zamanda denge ve kaosun çatışması.Нарушается порядок, стабильность противопоставляется хаосу.
Sorun aynı zamanda denge ve kaosun çatışması.גם אצל הלבנים יש מגמה כזו.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.A présent ils utilisent Pragmatic Chaos.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Ei folosesc acum Haos Pragmatic.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Họ đang dùng Pragmatic Chaos (mớ hỗn độn thực dụng)
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Jetzt benutzen sie Pragmatic Chaos.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Mereka menggunakan "Pragmatic Chaos" (Kekacauan Pragmatis) sekarang.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Most a 'Pragmatikus káosz'-t használják éppen.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Nu gebruiken ze Pragmatic Chaos.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Ora usano Pragmatic Chaos.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.지금은 Pragmatic Chaos를 사용하죠.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Teď používají Pragmatický chaos.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Teraz używają Pragmatic Chaos.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Χρησιμοποιούν τον Πραγματιστικό Χάος τώρα.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Зараз вони використовують Прагматичний хаос.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Сега използват Парагматичен хаос.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.Сейчас они используют Прагматический Хаос.
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.כעת הם משתמשים ב"כאוס פרגמטי".
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.وهم يستخدمون الآن خوارزمية " الفوضى البرجماتية "
Şu an 'Pragmatik Kaos' u kullanıyolar.プラグマティック・ケイオスがしようとするのは
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.Aber das ist auch das, was das Chaos zurück bringt, und das ist die zweite große Innovation von Git.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.Ale równocześnie przywraca chaos, i to jest druga wielka innowacja Git.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.Ale tak se do všeho zase vrací chaos, a druhá velká inovace Gitu je spojena právě s tím.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.Dar asta aduce haosul înapoi și asta e cea de-a doua mare inovație Git.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.De ez egyben az, ami visszahozza a káoszt, és ebben rejlik Git második nagy újítása.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.그렇지만, 이것은 대혼란을 되살려내는 것이기도 하죠. 이것은 Git의 두번째 대(大)혁신이에요.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.Maar zo komt ook de chaos terug, en dat is de tweede grote innovatie van Git.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.Ma è anche ciò che fa tornare il caos, e questa è la seconda grande innovazione del Git.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.Mais c'est aussi ce qui apporte de nouveau le chaos, et c'est la deuxième grande innovation de Git.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.Nhưng điều này cũng đưa sự hỗn loạn trở lại, và đây là cải tiến lớn thứ 2 của Git.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.Pero esto es también lo que trae nuevamente el caos, y esta es la segunda gran innovación de Git.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.Όμως αυτό ταυτόχρονα επαναφέρει το χάος, και αυτή είναι η δεύτερη μεγάλη καινοτομία της Git.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.Но большая запутанность приносит больший хаос, и здесь вступает в дело второе нововведение.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.אבל זה גם מה שמחזיר את הכאוס חזרה, וזה החידוש הגדול השני של גיט.
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.لكن هذا ايضا هو من اتى بالفوضى من جديد، وهنا يأتي ثاني اكبرابتكار ل Git
Tabii bu, baştaki kaosun geri gelmesi anlamına da geliyor ve Git'in ikinci büyük özelliği devreye giriyor.それがGitのもう1つの イノベーションです これはGitホスティングサービスである GitHubのスクリーンショットです