Onlar kaos pahasına olsa da değişim ve adalet isterler.Tシャツにあります "グチる前に 革命だ"
Onlar kaos pahasına olsa da değişim ve adalet isterler.Változást és igazságot akarnak, akár a káosz kockázatára.
Onlar kaos pahasına olsa da değişim ve adalet isterler.Vogliono cambiamento e giustizia, anche al rischio del caos.
Onlar kaos pahasına olsa da değişim ve adalet isterler.Vor schimbare și dreptate chiar cu riscul haosului.
Onlar kaos pahasına olsa da değişim ve adalet isterler.Ze willen verandering en rechtvaardigheid, zelfs als dat chaos geeft.
Onlar kaos pahasına olsa da değişim ve adalet isterler.Θέλουν αλλαγή και δικαιοσύνη, ακόμα και με το ρίσκο του χάους.
Onlar kaos pahasına olsa da değişim ve adalet isterler.Они хотят перемен и справедливости, даже ценой смуты.
Onlar kaos pahasına olsa da değişim ve adalet isterler.Те искат промяна и справедливост, дори с риск от хаос.
Onlar kaos pahasına olsa da değişim ve adalet isterler.אז ליברלים מדברים עבור החלש והמדוכא.
Onlar kaos pahasına olsa da değişim ve adalet isterler.إنهم يريدون تغيير وعدالة , حتى في بأخذ مجازفة الفوضى .
PArti karargahı'nda topyekün kaos.Caos total en la sede del partido.
PArti karargahı'nda topyekün kaos.В партийных штабах царит настоящий хаос.
Pirate Bay'de işler hep böyle yürüdü. Kaos ve dalavere.C'est toujours comme ça avec The Pirate Bay : chaos et tricherie.
Pirate Bay'de işler hep böyle yürüdü. Kaos ve dalavere.E' sempre cosi' con Pirate Bay, disordine e imbroglio.
Pirate Bay'de işler hep böyle yürüdü. Kaos ve dalavere.Stary sposób TPB Chaos i oszustwo.
Pirate Bay'de işler hep böyle yürüdü. Kaos ve dalavere.TPB는 항상 혼돈과 부정이 함께하죠.
Pirate Bay'de işler hep böyle yürüdü. Kaos ve dalavere.TPB luôn theo kiểu này Lộn xộn và gian lận.
Pirate Bay'de işler hep böyle yürüdü. Kaos ve dalavere."الحال دائما هكذا مع "قراصنة الخليج الفوضى و الغش
Pirate Bay'de işler hep böyle yürüdü. Kaos ve dalavere.先週 ノーストム裁判長の 地裁から評決が出た
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.A 'Pragmatikus káosz' az összes Netfix algoritmushoz hasonlóan ugyanezt próbálja véghezvinni.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Haos Pragmatic, asemeni tuturor celorlalți algoritmi ai Netflix, încearcă să facă același lucru.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos, come tutti gli algoritmi Netflix, sta cercando di fare la stessa cosa.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos, comme tous les algorithmes de Netflix, essaye de faire la même chose :
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos, giống như mọi thuật toán của Netflix, đang cố gắng làm cùng một điều.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos heeft, net als alle Netflix-algoritmes, hetzelfde doel.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor."Pragmatic Chaos" itu, seperti algoritma Netflix lainnya, mencoba melakukan hal yang sama.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos도 네트플릭스가 사용했던 다른 알고리즘과 똑같은 일을 하려고 하지요.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos, tak jak wszystkie algorytmy Netflixu, stara się zrobić to samo.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatic Chaos versucht wie alle Netflix Algorithmen, die gleiche Sache zu tun.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Pragmatický chaos, stejně jako všechny algoritmy Netflixu, se snaží o stejnou věc.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Ο Πραγματιστικό Χάος, όπως όλοι οι αλγόριθμοι της Νετφλιξ, προσπαθεί να κάνει το ίδιο πράγμα.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Прагматичен хаос е като всички други алгоритми на Netflix, опитващи се да правят едно и също нещо.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Прагматический Хаос, как и все другие алгоритмы Netflix, пытается решить ту же задачу.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.Прагматичний хаос, подібно до всіх алгоритмів Netflix, намагається вирішити ту ж саму задачу.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor."כאוס פרגמטי", כמו כל האלגוריתמים של נטפליקס, מנסה לעשות אותו הדבר.
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.والخوارزمية تلك هي مثل خوارزميات نيتفليكس Netflix وهدفها مهمة واحدة فقط
'Pragmatik Kaos' diğer Netflix algoritmaları gibi aynı şeyi yapmaya çalışıyor.他のNetflixのアルゴリズムと同じことです ユーザの頭の中のファームウェアを
'Pragmatik Kaos' un sahip olduğu etkileri değiştirmiyor.los efectos que el Pragmatic Chaos tiene.
'Pragmatik Kaos' un sahip olduğu etkileri değiştirmiyor.이해하지 못하지만 Pragmatic Chaos는 그래도 우리에게 영향을 미치고 있지요.
'Pragmatik Kaos' un sahip olduğu etkileri değiştirmiyor.אינם מונעים מאיתנו את ההשפעות שיש ל"כאוס פרגמטי".
'Pragmatik Kaos' un sahip olduğu etkileri değiştirmiyor.انها تتصرف بصورة ما عن طريق استقراء عام ولكنها تملك تأثيراً واسعا فخوارزمية الفوضى البرجماتية
'Pragmatik Kaos' un sahip olduğu etkileri değiştirmiyor.弱めることはありません プラグマティック・ケイオスは
Reklam, parasal sistemin bir icadı. Sadece kaos yaratan bir icat.La pubblicità è un'invenzione del sistema monetario un'invenzione che crea solo caos.
Reklam, parasal sistemin bir icadı. Sadece kaos yaratan bir icat.Periklanan adalah penemuan dari sistem moneter, sebuah penemuan yang hanya menciptakan kekacauan.
Reklam, parasal sistemin bir icadı. Sadece kaos yaratan bir icat.Reklam är en uppfinninf av det monetära systemet, en uppfinning som bara skapar kaos.
Sadece kaos yaratan bir icat.Сътворение, което само създава хаос.
Sanatçının şehrin kaos ortamından uzaklaşıp kırsal alanı resmetmeyi tercih etmesini ilginç buluyorum. .Цікаво, що митець переходить до сільської місцевості подалі від міського хаосу, де відбувалась революція.
SB: Kaos mu? Değil.혼란? 아니요. 뭐요? 지성? 아니요.
SB: Kaos mu? Değil.Χάος; Όχι.
SB: Kaos mu? Değil.Сьюзен Блэкмор:
SB: Kaos mu? Değil.תוהו? לא. מה? מוח? לא.
SB: Kaos mu? Değil.سوزان بلاكمور: كلا ماذا العقل، كلا
SB: Kaos mu? Değil.聴衆:Without
SB: Kaos mu?Haos?
SB: Kaos mu?SB:Chaos?
Sessizlik kaosa dönene kadar saatleri sayıyorum.Ahora hay menos bromas, más información compacta y muchas despedidas.
Seyirciler: Kaos.Audiencia: caos.
Seyirciler: Kaos.청중: 혼란
Seyirciler: Kaos.קהל: תוהו.
Seyirciler: Kaos.الجمهور: الفوضى