Hep beraber, federal ve eyalet yönetimlerinin kanunları Amerika Birleşik Devletleri Hukuku'nu meydana getirir.Az összes országos, szövetségi, illetve helyi ügyek a kormányzat által megalkotott törvények alapján működnek.
Bu kanunlar daha sonra 1781 yılında Charles-Augustin de Coulomb tarafından doğrulanmıştır.Ennek erőtörvényét Charles Augustin de Coulomb állapította meg 1785-ben.
Halklar arasındaki görüş farklılıkları kanunlar çerçevesinde açıklanmalıdır.A két nemesfém közötti átváltási arányt törvényben rögzítik.
Tipik olarak bilimsel kanunlar, matematiksel formüllerle ifade edilirler.Valamely törvényszerűség leírása matematikai szimbólumokkal.
Benzer kanunlar Avrupa’daki diğer Nazi müttefikleri tarafından uygulandı.Utóbbi kitüntetést más szövetséges államok katonái is kiérdemelhették.
Bir başka eski ceza hukuku kaynağı ise Babil hukukunun çekirdeğini oluşturan Hammurabi Kanunları'dır.Másik fontos korai büntetőjogi emlék Hammurapi törvényoszlopa, amely a babiloni jog alapját alkotta.
ABD'de ulusal parklar ABD Kongresi'nden çıkaratılan özel kanunlarla kurulurlar.Az USA területével kapcsolatos törvényeket is a Kongresszus hozza.
Bir kuram, yeni ya da daha iyi kanıtların toplanmasıyla bilimsel kanunlara dönüşmez.Teoria ei muutu tieteelliseksi laiksi uusien tai parempien todisteiden kerääntymisen kautta.
Bilimsel kanunlar genellikle bu tipten sayılır.Tieteellisten lakien oletetaan yleensä olevan tässä muodossa.
Ordunun siyasi gücü anayasa, kanunlar ve toplum tarafından desteklenir.Armeijan poliittista valtaa tukee laki ja yhteiskunta.
Hipotezlerden farklı olarak, kuram ve kanunlar basitçe bilimsel gerçekler olarak adlandırılabilir.Toisin kuin hypoteeseihin, teorioihin ja lakeihin voidaan yksinkertaisesti viitata tieteellisinä tosiasioina.
Bayrak ile ilgili ayrıntıları kanunlara bırakır.Tuvalun lippulaki asettaa lipulle joitain sääntöjä.
İlk uygulamalar Hammurabi kanunlarına dayandırılır.Hänet muistetaan Hammurabin laista.
Galileo doğanın kanunlarının matematiksel olduğunu söyleyen ilk modern düşünürlerden biridir.Galileo Galileita pidetään ensimmäisenä, joka avoimesti sanoi, että luonnonlait ovat matemaattisia.
Kanunlar, uygun hareket edenleri ödüllendirip kurallari çiğnemeye cürret edenleri gereğince cezalandırmalıdır.Lakien tulee palkita niitä noudattavia ja rangaista niitä rikkovia.
Ancak kanunlar yazılmamış, bunun yerine bir "lögsögumaður" (kanun sözcüsü) seçmişlerdir.Lakeja ei kirjoitettu, vaan valittujen lainoppineiden (lögsögumaður) oli opeteltava ne ulkoa.
Kanunların uygulanmasına ilişkin esasları gösterir.EU ilmaisi huolestumisensa lakien johdosta..
Adet ve kanunlar iyilik ile kabul edilmelidir.Lakien ja sääntöjen on palveltava hyvettä.
Günümüzde de Kepler Kanunları halen geçerlidir.Tulokset tunnetaan nykyään Keplerin lakeina.
Genellikle, köleleri sakatlama ve öldürme kanunlarca yasaklanmıştı.Kiellosta huolimatta gorilloja kaupataan ja tapetaan yhä laittomasti.
Aynı kanunlar geçerlidir.Ισχύουν οι ίδιοι κανονισμοί.
Bayrak ile ilgili ayrıntıları kanunlara bırakır.Με αυστηρότατους νόμους καθορίζεται η χρήση της σημαίας.
Bu kanunlar aynı zamanda klasik mekanik kuramlarının temelini oluşturur.Οι νόμοι αυτοί αποτελούν τη βάση για την κλασική μηχανική.
Merkezi Zürih'te bulunan FIFA, İsviçre Kanunları çerçevesinde kurulmuş bir federasyondur.Η FIFA είναι ένας σύνδεσμος που εγκαθιδρύθηκε βάσει της ελβετικής νομοθεσίας.
Duyularla algılanabilen dünya, doğa kanunlarının yansımasıdır.Είμαι γιατρός και μπορώ να διακρίνω τον νόμο της φύσης ως νόμο της λογικής.
1582'de Daugavpils'e Magdeburg kanunları hükümünce haklar verildi.Το 1582 το Ντάουγκαβπιλς απέκτησε τα δικαιώματα των πόλεων του Μαγδεβούργου.
Çukur aynaya gelen ışınlar yansıma kanunlarına uygun olarak yansır.Οι νευρώνες του νωτιαίου μυελού είναι υπεύθυνοι για τα αντανακλαστικά.
Suriye hukuk sistemi Fransız yönetimi sırasında hazırlanan medeni kanunlara dayanıyor.Το νομικό σύστημα του Καμερούν βασίζεται στο γαλλικό αστικό δίκαιο με επιρροές από το κοινό δίκαιο.
Partinin en büyük amacı İsrail ve İsrail kanunlarının Halaha’ya uymasıdır.Η τοποθεσία της πόλης ήταν το ορόσημο μεταξύ των φυλών του Ισραήλ Ιούδα και Βενιαμίν .
Kanunların uygulanmasına ilişkin esasları gösterir.Εφαρμόζει τους νόμους.
Hadrianus, köleliği azaltmıştı ancak kaldırmamıştı, kanunları insancıl hale getirdi ve işkenceyi yasakladı.Μείωσε αν και δεν κατάργησε τη δουλεία, εξανθρώπισε τον νομικό κώδικα και απαγόρευσε τα βασανιστήρια.
Aynı kanunlar geçerlidir.Her gælder de samme regler.
Dolayısıyla kanunlar da tanrı sözü sayılıyordu.Munkens ord gav håb.
Bayrak ile ilgili ayrıntıları kanunlara bırakır.Flagets udformning fastlægges ved lov.
Hukuki pozitivizmin başlıca iddiaları şunlardır: Kanunlar insanlar tarafından yaratılan kurallardır.I et tidligt udkast til stykket hedder det, at det er mændenes love, der gælder i samfundet.
Genellikle, köleleri sakatlama ve öldürme kanunlarca yasaklanmıştı.Slavehandel blev formelt fordømt og forbudt.
Murphy Kanunları ise olaya tersinden yaklaşır: Bir olay mümkünse, gerçekleşir.Murphys første lov lyder: Hvis noget kan gå galt, vil det gå galt.
Süreli kanunlar ise kendiliğinden kalkar (Bütçe Kanunu gibi).Oftest et offentligt budget (f.eks. finansloven)
Kanunların uygulanmasına ilişkin esasları gösterir.Folket har direkte indflydelse på gennemførelsen af love.
Kılıç taşıma kanunlarını değiştiren Meiji, Samuraylığı tarihe karıştırdı.Kojiro blev vred og svingede sit samurai sværd mod Musashi.
ABD'de ulusal parklar ABD Kongresi'nden çıkaratılan özel kanunlarla kurulurlar.Oprettelse af nationalparker vedtages ved lov af Kongressen.
Bunlar genellikle "Gestalt Kanunları" olarak adlandırılır.Formen blev i almindelighed såkaldte "regulated companies".
Diğer kanunlar eğitimi iyileştiren ve teknik eğitimi herkes için mümkün hale getiren reformlarla ilgiliydi.Et andet mål med loven var generel regelforenkling og større fleksibilitet for universiteterne.
Kanunlar 282 adet yasa içerir.Lovene utgjør ca. 282 paragrafer.
Ius Naturale tabii kanunu içine alan ve herkes için geçerli olan kanunlar manzumesiydi.Ius naturale var naturens lov, den loven som var felles for alle levende.
ABD'de ulusal parklar ABD Kongresi'nden çıkaratılan özel kanunlarla kurulurlar.Nasjonalparkene i USA blir opprettet gjennom vedtak i den amerikanske kongressen.
Murphy Kanunları ise olaya tersinden yaklaşır: Bir olay mümkünse, gerçekleşir.Murphys lov postulerer at: Ting vil gå galt uavhengig av situasjon hvis gitt muligheten.
Benzer kanunlar Fransa ve Belçika'da da yer aldı.Utmerkelser med samme navn finnes også i Frankrike og Belgia.
(On bir eyalet ve District of Columbia kanunlarla ölüm cezasını kaldırmışlardır.)(Delstatens – og føderale lover, krever deltakelse av lege ved enhver henrettelse.)
Me, Sümerlerde tanrıların kanunlarına verilen isimdir.En rett for guder, bokstavelig talt.
Felsefenin görevi evrenin kanunları ile insanın tabi olduğu kanunların ilişkisini tespit etmektir.Analysen av drømmestoffet følger de samme lover som universet.
Yapılacak kanunlar önce Birlik daha sonra da Cumhuriyet Sovyetlerinde onaylanacaktır.Alle lover skulle først godkjennes av Unionens Sovjet, for så å bli godkjent av Republikkens Sovjet.
Kanunlar, bireylerce anlaşılabilir şekilde olur ve anlaşılabilir dille yazılır.Selv mennesker synes å være underkastet lovene for årsaker og bør derfor blitt forstått og forklart.
Aynı şekilde Sparta kralı da kanunlara uyacağına yemin ederdi.Han eller hun sverger en ed på å følge loven og kirken.
Bourbon üretimi ABD'de kalite standartları gözeten çeşitli kanunlar çerçevesinde yapılabilmektedir.Bourbonproduksjonen er lovregulert i USA.
Kanunlar, mevzuat bilgi sistemleriyle internette yayınlanmaktadır.Loven gjelder også ved publisering av personopplysninger på Internett.
Parlamento tüm kanunları yapma yetkisini elinde tutar.Parlemen memiliki kekuasaan untuk membuat undang-undang.
Ayrıca peygamberlerin kitaplarına, halkına ve kendi şeriat kanunları olanlarına referansdır. ^ "Ey Muhammed!Alkitab dan para rasul telah memberi contoh lebih dahulu tentang hal merangkap pekerjaan.
Adaleti sağlayacak kanunların olmasını istemiştir.Ia berharap agar keadilan dapat ditegakkan.
Dolayısıyla kanunlar da tanrı sözü sayılıyordu.Lebih lagi, Hukum Ilahi mereka adalah kebenaran.’