Ayrıca peygamberlerin kitaplarına, halkına ve kendi şeriat kanunları olanlarına referansdır. ^ "Ey Muhammed!De boeken van Profeten zijn volgens hen geschreven door profeten die de woorden van God hebben gehoord.
Bu kanunlar termodinamiğin kanunlarına benzemektedir.Dit is in strijd met de wetten van de thermodynamica.
4. ve son bölüm doğa kanunları ile iç içe yaşamanın insanlar için ne anlama geldiğini araştırıyor.Het vierde en laatste deel handelt over de geboorte van de gevangenis in de eigenlijke zin.
Kanunlara uyulmalı ve nazırların (bakan) sorumluluğuna dikkat edilmelidir.Zij zijn dan ook verantwoordelijk voor het naleven van de geboden en verboden (mitswot).
Örneğin; Kanunlar insan sosyal davranışlarını belirleyen bir sistemdir.Structuren bepalen dus het sociaal handelen van de mens.
Bunun sebebi fizik kanunları yapılan gözlemlerin özetidir.Die gebaseerd zijn op de wetten van de fysica.
Kanun önünde eşitlik kanunlar hiçbir vatandaşa ayrıcalık tanımamalıdır.Gelijkheid voor de wet: De wetten mogen geen speciale privileges geven aan bepaalde burgers.
Kanunlara uymak, onların test edilemeyeceği anlamına gelmez.Wordt de wet niet toegepast, dan kan het verhoor geen enkel bewijs opleveren.
Termodinamik kanunları (ya da termodinamik yasaları) termodinamiğin temelini oluşturan dört kanun.De vier hoofdwetten van de thermodynamica leggen verbanden tussen de grondbegrippen van de thermodynamica.
Warez faaliyetlerine karşı uygulanan kanunlar ve yaptırımlar ülkeden ülkeye büyük çeşitlilikler gösterebilir.De straf die op het verspreiden van warez staat verschilt sterk per land.
ABD'de ulusal parklar ABD Kongresi'nden çıkaratılan özel kanunlarla kurulurlar.Nationale parken komen tot stand na een besluit van het Amerikaans Congres.
Aynı şekilde Sparta kralı da kanunlara uyacağına yemin ederdi.Hierdoor moesten ook alle koningen een eed afleggen dat ze de wetten zouden respecteren.
Böylece Clarke kanunları bilim kurgu yazımlarda Isaac Asimov`un üç robotkanunların önemine ulaştılar.Robby de robot houdt zich aan De drie wetten van de robotica van Isaac Asimov.
Bu olayın gerçekten bağış mı, yoksa kanunları delmek içim bir plan mı olduğu bugün bilinmiyor.Onbekend is of deze tekst een eigen verzuchting is dan wel een bestaand rijmpje.
Hukuki pozitivizmin başlıca iddiaları şunlardır: Kanunlar insanlar tarafından yaratılan kurallardır.De positieve wetten zijn de wetten die door de soeverein tot stand zijn gebracht.
Yapılacak kanunlar önce Birlik daha sonra da Cumhuriyet Sovyetlerinde onaylanacaktır.De wet wordt pas van kracht als hij door de lidstaten geratificeerd is.
Bayrak ile ilgili ayrıntıları kanunlara bırakır.Over de afmetingen van de vlag zijn geen voorschriften.
Yahudi kanunlarına göre, İsrail’de bir gün, diasporada iki gün olarak kutlanır.In Israël wordt deze zegen elke dag uitgesproken, in de diaspora alleen op feestdagen.
Yahudi kanunları boşanmaya izin verir.Czy Biblia dopuszcza rozwody?.
Justinyen ayrıca eski Roma kanunlarını 12 ciltlik bir kitap halinde toplatmıştır.Istniała już przed kodyfikacją prawa rzymskiego w Ustawie dwunastu tablic.
Ayrıca peygamberlerin kitaplarına, halkına ve kendi şeriat kanunları olanlarına referansdır. ^ "Ey Muhammed!Bóg powoływał kolejnych proroków, a Księga Mormona ma stanowić zbiór ich pism.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.Ustawa nie może być sprzeczna z Konstytucją.
Aynı tür kanunlar eşit güçtedir.Prawa te, co do zasady, są równe.
1582'de Daugavpils'e Magdeburg kanunları hükümünce haklar verildi.W 1586 wprowadzono prawo magdeburskie.
Bunun sebebi fizik kanunları yapılan gözlemlerin özetidir.Najbardziej istotne, że obserwujemy zapisane w mechanizmie prawa fizyki.
Bu kanunlar termodinamiğin kanunlarına benzemektedir.Podobna zależność występuje przy prawach termodynamiki.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre, her iki taraf ta savaş kanunlarını ihlal etti.Według Human Rights Watch obie strony dopuszczały się łamania praw człowieka.
1930'ların sonlarında Faşist rejimli İtalya antisemitik kanunlar geçirmeye başladı.W późnych latach 30. naziści stopniowo wprowadzali prawo antynikotynowe.
Tüm maddeler enerjinin bir formudur ve Termodinamik kanunlarına göre işlemektedir.Z punktu widzenia termodynamiki niektóre formy energii są funkcjami stanu i potencjałami termodynamicznymi.
Kriminalistiğin kendi değişmez kanunları yoktur.Piotr nie zna zmieniających się przepisów prawnych.
3. Parlamentonun kabul ettiği kanunlar kral dahil herkesi bağlayacaktır.Wszystkie ustawy przyjęte przez parlament muszą zostać podpisane przez prezydenta.
Kanuni'nin kanunlarını burada yazdırdığı söylenir.Na jego rozkaz powstał nowy kodeks prawny Kanunname.
Benzer kanunlar Fransa ve Belçika'da da yer aldı.Podobne oskarżenia rozpatrywane były we Francji i Belgii.
Bu kanunlar Federal Resmî Gazete'de yayımlanarak ilan edilir.Wyniki te są następnie publikowane w raporcie federalnego urzędu statystycznego.
Basın Özgürlüğü Kanunları 1532 yılında kabul edilmiştir.Ærøskøbing prawa handlowe otrzymał w 1522 roku.
Bu Kanun ve diğer kanunlar ile Kuruma verilen görevleri yapmak.Do zadań Inspekcji należy wykonywanie zadań określonych we wspomnianej ustawie oraz innych ustawach.
Normalde bu politika olmasaydı kanunlara göre kralın kardeşi olan Carlos kral olacaktı.W takiej sytuacji korona przypadałaby zgodnie z zasadami dziedziczenia jego bratu, Franciszkowi Karolowi.
Adaleti sağlayacak kanunların olmasını istemiştir.Sprawiedliwość miała być cechą prawa.
Bu kural da kesin olmayıp çeşitli ülkelerin kanunlarına göre değişiklik göstermektedir.Nie mogą też zmieniać wysokości podatków, jako że są one określane na poziomie kraju w drodze ustawy.
Erişim tarihi: 24 Mayıs 2013. Emniyet Genel Müdürlüğü resmi sitesinde polis şiddeti Kanunlar ve polis şiddetiUstawa z dnia 24 maja 2013 r. o środkach przymusu bezpośredniego i broni palnej.
Kanunlar 282 adet yasa içerir.De egentliga lagarna utgör omkring 282 lagparagrafer.
Fizik kanunları bir diğerine göre tek biçimli bir hareketle tüm gözlemciler için aynıdır.De fysikaliska lagarna är desamma för alla observatörer.
Bu devirde çıkarılan Lübeck Kanunları, daha sonra Baltık bölgesindeki 100'den fazla şehirde uygulandı.Lybska rätten som användes för många städer i Östersjöområdet.
Bu kurallar içinde regl nida kanunları bulunur.Genom regional lagstiftning regleras följande förhållanden.
Bu kanunların 100 tane olduğu söylenir.Samma frågor har ställts till 100 personer.
Newton kanunlarıyla kıyaslandığında, bu durum eylemsiz yerçekimini büyük derecede azaltır.Dessa rör sig enligt Newtons lagar långsammare ju längre bort från centrum de befinner sig.
Aynı kanunlar geçerlidir.Lagarna är likartade.
Kanunlara uymak, onların test edilemeyeceği anlamına gelmez.Om denna modell inte uppfylls, kan lagarna inte tillämpas.
Bu önlemler, Naziler tarafından 1935’te yürürlüğe giren Nürnberg Irk Kanunlarını model almıştı.Denna lag var en föraning av de mera omfattande Nürnberglagarna som kom att antas 1935.
İlk modern kanunlar 1863'te İngiltere'de yayınlandı.De första patentlagarna stiftades i England 1623.
Mişna'da, anti-tefecilik kanunlarından kaçınma metotları da işlenmektedir.BNP vill även riva upp anti-diskrimineringslagstiftning.
Bir başka eski ceza hukuku kaynağı ise Babil hukukunun çekirdeğini oluşturan Hammurabi Kanunları'dır.Den äldsta kända uppteckningen av lagar är Hammurabis lagar som bygger på äldre gammalbabyloniska lagar.
Bu dönem süresince, Madencilik ve İşgücü Kanunları da devreye konulmuştur.Även senare sammanfattningar av lag och praxis gjordes.
Fizik kanunlarının birçok genel özellikleri tanımlanmıştır.Många fysikaliska lagar är proportionaliteter.
Murphy Kanunları'nın tersi Yhprum Kanunu olarak tanımlanır.Golfbana räknas per definition i lagen som terräng.
Kadınların bu kuruluşlardaki temsili, kanunlar ile güvence altına alınmaktadır.Att skicka kvinnor till dessa centra är inget annat än korruption.
Bu kanunlar, gerçek durumların matematiksel modellerini yapmak için temel oluşturmaktadır.Ці закони, є основою для створення математичних моделей реальних ситуацій.
İlk uygulamalar Hammurabi kanunlarına dayandırılır.Термін широко використовується в законах Хамурапі.
Tartışma sanatının kanunlarından bahsedilir.Автор пише про правила ораторського мистецтва.
Kanun önünde eşitlik kanunlar hiçbir vatandaşa ayrıcalık tanımamalıdır.Рівність перед законом: закони повинні докладати ніякі особливі привілеїй для будь-якого громадянина.